Çeviri

Monday, March 2, 2026

“Kartal” sembolizmi

5-Tesniye-28-49 "RAB UZAKTAN, DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN BİR ULUSU, dilini bilmediğiniz bir ulusu, YAŞLILARA SAYGI, KÜÇÜKLERE SEVGİ BESLEMEYEN ACIMASIZ BİR ULUSU birden çullanan bir KARTAL gibi başınıza getirecek.

Her ayet gibi zamandan münezzeh olan yukarıdaki ayet, içerdiği tanımlamalar ve sembolizm bağlamında, tek dünya devleti projesini resmen hayata geçirebilmek için savaş, salgın, deprem, ekonomik kriz vb. gibi her türlü küresel komployu acımasızca uygulamakta ve merkezi olarak kontrol etmekte olan bir “ulusa / topluluğa / zümreye” işaret ediyor olabilir mi? 

Yukarıdaki ayette yer alan “Kartal” sembolizminin, 20.06.1782 yılında ABD’nin sembolü olarak kabul edilen Great Seal (Büyük Mühür)’de yer alıyor olması dikkat çekmektedir. Bilindiği üzere, malum küresel zümre her türlü okült sembolizmde kutsal kitaplardaki kodları kullanmaktadır. Bu bağlamda “Kartal” figürü de okültizmde gücü, iktidarı, kontrolü ve tahakkümü simgeleyen bir semboldür.


Great Seal (Büyük Mühür)

https://simple.wikipedia.org/wiki/Great_Seal_of_the_United_States

https://www.history.com/this-day-in-history/june-20/congress-adopts-the-great-seal-of-the-united-states

“Kartal” figürü 1 dolarlık banknotun sağ tarafında da bulunmaktadır.

Banknotun üzerinde "In God we trust" (Biz Tanrı'ya inanırız.) yazıyor olması, yani Tanrı kavramının para ile ilişkilendirilmesi, malum zümrenin Tanrı! anlayışını da ortaya koymaktadır.

Kur’an’da bir put ismi olarak zikredilen “Nesr” (نَسْرًا) kelimesinin “Kartal” anlamına gelmesi, putperestliğe dayalı yani özünde satanizme dayalı olan okült organizasyonlardaki sembolizme işaret niteliğindedir.

71/23 Ve (1) kalu (2) la (3) tezeru (4) enne (5) alihete (6) kum (7) ve (8) la (9) tezeru (10) enne (11) vedden (12) ve (13) la (14) suva'an (15) ve (16) la (17) yeğuse (18) ve (19) ye'uka (20) ve (21) NESRA (22) 

( Ve "İlahlarınızı kesinlikle bırakmayın. Ne Ved’i, ne Suva’yı, ne Yeğus’u, ne Yeuka’yı ve ne de NESR’i)

Bölümün başında yer alan Tevrat ayeti tek başına dikkate alındığında şöyle bir soru akla gelebilmektedir. “Ayette “Rab ..... getirecek.” diyor. O halde O istediği için olmuyor mu?” 

Bu soru esasen, yaratılıştaki illiyet ilkesini yani her olayın, bir başka olayın sonucu veya sebebi olduğu gerçeğini hatırlatması açısından önem arzetmektedir. Zira bu ayetten önceki ayete bakıldığında şu ifadelerle karşılaşılmaktadır.

5-Deuteronomy-28-47 Her şeyin bolca bahşedilmiş olmasına karşılık RAB'BİNİZ TANRI'YA sevinçle ve gönül rahatlığıyla KULLUK ETMEDİĞİNİZ İÇİN;

Ayetteki “kulluk etmek” ifadesi, evvelki bölümlerde de değinildiği üzere belirli ritüelleri icra etmekten ibaret bir durumu temsil etmemektedir. İbadet (kulluk) yani “hizmet etme” ifadesi iyilik, doğruluk, temizlik, iyi ahlak, yardımseverlik, sevgi gibi temel unsurları düşünce, söylem ve eylemde yaşatmak anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle, “kulluk” yaklaşımını sergileyen insan, esasen kendi huzuru ve refahı için kendisine kulluk etmektedir. Dolayısıyla en büyük hazinesi olan aklını kullanarak bu “kulluk” yaklaşımını sergilemek yerine nefsani, dünyevi ve fani menfaat uğruna kötülüğe “kulluk” eden insan, tüm iyi veya kötü niyetli faaliyetlerinin tek muhatabının esasen kendisi olduğunu en nihayetinde anlayacaktır. Bu anlayışa nail olabilmek için bugün dünyada yaşanan nice hazin olayın sebepleri üzerinde düşünülmesi faydalı olacaktır.