“Şuur” ve “İşaret” kelimeleri Arapça “Şaara” (شعر) (Bilmek, Farketmek, Sezmek, İdrak etmek) kökünden türemiş kelimelerdir.
Şuur (شعور): Bilinç, Sezgi, Farkındalık, İdrak
İşaret (إشارة): Belirti, Gösterge, İma, Sinyal, İz, Nişan, Sembol, Kod
“Şuur” kelimesi ile “İşaret” kelimelerinin ortak kökenden olmaları, işaretlerle (kelime, sayı, şekil) yapılan sembolizmin şuur (bilinç) seviyesindeki etkisine işaret etme işlevi de görmektedir. Zira, ne anlama geldiği, neyi simgelediği, ne mesaj telkin ettiği hakkında en ufak bir bilgisi olmayan bir kitleye yönelik olarak belirli bir sembolizmin planlı olarak uygulanmasının amacı, bir bilginin o kitlenin zihnine bilinç dışı olarak ekilmesi amacını taşımaktadır. Bir başka deyişle amaç, o kitleyi bilinçaltı seviyesinde etkilemek, kodlamak ve düşünce ve eylem bazında kontrol etmektir. Dolayısıyla bilgiye muhtaç olan şuur (bilinç), bilinç seviyesi ve bilinçaltı olmak üzere bir idrakli varlığın düşünce, söylem ve eylemlerindeki birincil unsur niteliğindedir.
“Bilmek”, bilginin sadece zihinde mevcut olması anlamına gelmekteyken, “Bilincinde olmak” ise hem bilmeyi, yani bilgiye sahip olmayı, hem de o bilginin anlamını ve işlevini idrak etmiş olmayı tanımlamaktadır. Dolayısıyla “Bilinç”, bilmeyi de kapsayan daha geniş bir kavram olup, “bilginin aktive olmuş hali” olarak tanımlanabilmektedir.
Bir eylem belirli bir bilgiye dayanabilir, fakat eylemi icra eden kişi o bilgiyi o anda bilinçli olarak düşünmeden hareket ediyor olabilir. Buna psikoloji ilminde “Implicit Knowledge Based Behavior“ (Örtük Bilgiye Dayalı Davranış) adı verilmektedir. Örneğin, ana dilini konuşan bir kişi dilbilgisi kurallarına doğrudan “bilinçli” olarak değil, içselleştirmiş otomatize “bilgiyle” uyum sağlamaktadır. Ancak yabancı bir dili yeni öğrenmekte olan birisi bu dili konuşurken her bir dilbilgisi kuralına “bilinçli” şekilde odaklanarak yani üzerinde kısa süreli düşünerek uyum sağlamaktadır. Dil pratiği geliştikçe bu bilinçli uyum içselleştirilmiş bilgiyle gerçekleşmeye devam eder.
Bu bağlamda, “Bilinçsizce yaptı” ifadesi esasen anlam açısından batıl durumdadır. Zira, eğer bir kişi belirli bir hedefe yönelik hareket ediyorsa, çevreye tepki veriyorsa ve eylemini yönlendirebiliyorsa söz konusu eylem, bilinç seviyesi ne olursa olsun, “bilinçli eylem” niteliği taşımaktadır. Bu noktada, “eylemin bilincinde olmak” ile bilgi yoksunluğu kaynaklı tezahür eden “eylemin sonuçlarının bilincinde olmamak” durumu hassas bir ayrım teşkil etmektedir.
“Şuur” (Bilinç, Farkındalık) kök kelimesinin fiil formunda geçtiği bazı ayetler şöyledir.
2/9 Yuhadiunallahe vellezine amenu ve ma yahdeune illa enfusehum ve ma YEŞ’URUN
( Allah’ı ve o inananları aldatmaya çalışırlar da nefislerinden, kendilerinden başkasını aldatmazlar ve FARKETMEZLER. )
3/69 Veddet taifetun min ehlil kitabi lev yudillunekum ve ma yudillune illa enfusehum ve MA YEŞ'URUN
( Kitap sahiplerinden bir grubunuz sizi saptırmayı arzuladılar da nefisleri haricindekini saptırmazlar ve FARKETMEZLER. )
49/2 .... en tahbeta a'malukum ve entum LA TEŞ'URUN
(....Çalışmalarınız boşa gider de sizler FARKETMEZSİNİZ. )
Yukarıdaki ayetlerde, bilincin farklı katmanlarına dolaylı olarak işaret edilmektedir. Zia ayetlerde, “eylemin bilincinde olan” ancak “sonuçlarının bilincinde olmayan” kitle misali verilmektedir.
2/154 Ve la tekulu li men yuktelu fi sebilillahi emvat bel ahyaun ve lakin LA TEŞ'URUN
( Ve Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin. Bilakis diridirler ve lakin FARKEDEMEZSİNİZ. )
Bu ayette de zahiri bir durumun bilincinde olmak ancak o durumun temsil ettiği batıni bir başka durumun veya anlamın bilincinde olmamak olgusu yer almaktadır ki bu da doğrudan bilgi eksikliği ile ilintilidir.
Her bilgiye, bilmenin, idrakli varlıklar arasındaki temel ayırıcı unsur olduğu bilinci ile yaklaşmak ve "bilginin bilincinde olmak" tekamül açısından büyük önem arzetmektedir.
39/9 .... kul hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun ....
(.... De ki: "Bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? ....)
Not : Şiir (شعر) (Ölçülü ve kafiyeli söz sanatı) kelimesi de “Şa’ra” kökünden türeme olup, bir düşüncenin etkin şekilde idrakı için tasarlanmış kelime dizimi anlamını temsil etmektedir.
No comments:
Post a Comment