Çeviri

Tuesday, February 3, 2026

Kara Sevda ve Ahlat-ı Erbaa

“Ahlat-ı Erbaa” (Dört Öz / Dört Özsu / Dört Sıvı), V. yüzyılda Yunan hekim Hipokrat tarafından ortaya atılan “Humoral Sistem” (Sıvısal Sistem) yaklaşımı kapsamında, insan vücudunda yer alan ve insanın biyolojik, ahlaki ve psikolojik fonksiyonlarını etkilediği, mizacı belirlediği kabul edilen dört sıvı madde grubunu temsil eden kavramdır. Bu kavramın Latincesi “Quattuor Humores*” (Dört Sıvı)’dir. Vücuda fayda sağlayan bu aktif sıvılar ve ilintili oldukları organlar şöyledir. (*Kökeni Yunanca "Huma, Hymos (Özsu, Öz, Sıvı) kelimesi olan "Humor" kelimesi konuşma dilinde "Mizah, Espri; Mizaç, Huy" anlamlarında kullanılmaktadır.)

1- Kan (Sanguis) : Karaciğer, Dalak ve Kemik iliği tarafından üretilen, vücuda oksijen ve besin taşıyarak enerji ve güç kaynağı olan sıvı 

2- Balgam (Phlegma) : Akciğerler ve Böbrekler tarafından üretilen, solunum ve vücut sıvılarının dengesini sağlayan, sakinleştirici ve koruyucu etkiye sahip sıvı

3- Safra (Chole) (Sarı Safra) : Karaciğer tarafından üretilen, metabolizmayı, sindirim ve enerji üretimini düzenleyen, cesaret ve hareketliliği etkileyen sıvı

4- Sevda* (Melankoli) (Melancholia) (Kara Safra) : Karaciğer tarafından üretilen, ruhsal durum ve duygusal dengeyi etkileyen, melankoli, depresyon ve içe dönüklükle ilişkilendirilen sıvı


Dört elementle ilişkilendirilmiş ve dört ruhsal hali temsil eden Ahlat-ı Erbaa (Quattor Humores)

Not: “İdrar”, bir atık yani pasif sıvı olması nedeniyle, beyin ve omuriliği darbelere karşı koruyan, ağırlığını azaltarak yüzdürme sağlayan, basınç ve kimyasal dengeyi düzenleyen, besin taşıyan ve metabolik atıkları uzaklaştıran berrak sıvı olan BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) ise o çağda henüz tespit edilemediği için humoral sistemde yer almamıştır.

*Yukarıdaki 4. maddede yer alan ”Sevda” kelimesi Arapça “Esved” (Siyah, Kara) kelimesinin bir türevi olup, “Siyahlaşma, Kararma, Siyah olma, Kara olma” anlamına gelmektedir. Bu bağlamda, halk arasında “karşılıksız, ulaşılmaz, yıkıcı veya insanı derinden etkileyen aşk” anlamında kullanılagelen “Kara Sevda” ifadesi ise “Kapkara, Tamamen Kara, Simsiyah” anlamını yani “Tümden karamsarlığı” temsil eden bir kelime grubudur. 

Zira yine yukarıdaki 4. maddede yer alan, Yunanca bir kelime olan ve depresyonu, karamsarlığı, bunalımı temsil etmek üzere kullanılan “Melankoli”* kelimesi de “Kara Safra” anlamına gelmektedir. 

(*melankholie = melanos (siyah, kara) + khole (safra) = kara safra)

Dört safha ... Dört gün

Yerkürenin (Dünya) oluşumu dört safhaya ayrılmaktadır.

1- Nebula Safhası : Güneş Sistemi bir gaz ve toz bulutu (nebula) halinde olduğu ve yerçekimi etkisiyle bu bulutun büzülerek dönmeye başlaması ve Güneş ile gezegenlerin tohumlarının oluşması

2- Gezegenin Oluşumu (Akresyon Safhası) : Küçük parçacıkların çarpışıp birleşerek (akresyon) gezegenimsi cisimler (planetesimal) oluşturması ve bu süreçte Dünya’nın çekirdeğinin ve mantosunun şekillenmeye başlaması

3- Erimiş Dünya ve Katmanlaşma Safhası : Erimiş haldeki Dünya’da ağır elementlerin (demir ve nikel) merkeze çökmesi, çekirdeğin ve hafif elementlerin yüzeye çıkarak manto ve kabuk oluşturması (Volkanik aktivitelerin ve meteor çarpışmalarının yoğun olduğu dönem) 

4- Yüzeyin Soğuması ve Hidrosferin Oluşumu : Dünya’nın  soğumaya başlaması, kabuğun sertleşmesi, atmosfer ve okyanusların oluşması, yaşam için uygun koşulların ortaya çıkması ve yaşamın başlaması

Yerkürenin oluşumunu tanımlayan yukarıdaki dört safhaya, göklerin ve yerin yaratılışından bahsedilen aşağıdaki ayet grubunun ikinci ayetinde "Erbeati Eyyam" (Dört Gün) teşbihi vasıtasıyla işaret edilmekte gibidir.

41/9 Kul e innekum le tekfurune billezi HALEKAL ERDA Fİ YEVMEYNİ ve tec'alune lehu endada zalike rabbul alemin

( De ki: "Kesinlikle siz, YERİ İKİ GÜNDE YARATANI inkar edecek ve O’na eşler mi oluşturacaksınız? Alemlerin Rab’bi budur." )

41/10 Ve ceale fiha ravasiye min fevkiha ve barake fiha ve KADDERA FİHA AKVATEHA Fİ ERBEATİ EYYAM sevaen lis sailin

( Ve "Orada, onun üstünde dağlar oluşturdu. Orada bereket verdi. ORADA, GIDALARI AZIKLARI, ARAŞTIRANLAR İÇİN DÖRT GÜNDE EŞİT OLARAK DÜZENLEYEREK ÖLÇÜLENDİRDİ." )

Yukarıdaki iki ayette yerin ve içindeki varlıkların, sembolik bir ifadeyle, toplam dört günde yaratıldığı bildirilmektedir. (Yerin fiziki oluşumunun iki günde, bu iki günlük süreç de dahil olmak üzere tüm varlıkların oluşumunun dört günlük bir süreçte gerçekleştiği anlaşılmaktadır.)

41/11 SUMMESTEVA İLES SEMAİ ve hiye duhanun fe kale leha ve lil erdi'tiya tav'an ev kerha kaleta eteyna taiin

( SONRA GÖĞE SEVİYELENDİ. O dumansıydı. Ona ve yere "İsteyerek veya zorlanıp istemeyerek itaat edip gelin." dedi. "İsteyerek geldik." dediler. )

41/12 Fe KADAHUNNE SEB'A SEMAVATİN Fİ YEVMEYNİ ve evha fi kulli semain emraha ve zeyyennes semaed dunya bi mesabiha ve hifza zalike takdirul azizil alim

( Böylece onları YEDİ GÖKLER OLARAK İKİ GÜNDE KOYUP OTURTTU. Her göğe işini vahyetti. En yakın göğü kandillerle, lambalarla süsledik ve koruduk. Bu yüce bilenin ölçülendirmesidir, takdiridir. )

Yukarıdaki ayet incelendiğinde ise, göğün yani uzayın önceden yaratılmış olduğu, yerkürenin yaratılması sonrasında zaten var olan göğe, yerküre ile ilgili işlevler kazandırıldığı ve bu işlemin sembolik ifade ile "iki gün" sürdüğü anlaşılmaktadır.

Ve nihai olarak göklerin ve yerin altı (4+2) günde yaratıldığı bildirilmektedir.

7/54 İnne rabbekumullahullezi HALEKAS SEMAVATİ VEL ERDA SİTTETİ EYYAMİN ....

( Kesinlikle Rab’biniz Allah, GÖKLERİ VE YERİ ALTI GÜNDE YARATTI. .... )

2701 ve İkili Yedi'ler...

Temel ASCII (American Standard Code for Information Interchange) kodlama sisteminde 0-127 arasında olmak üzere toplam 128 karakter bulunmaktadır.

Her bir ASCII karakteri, Binary Codes (İkili Kodlar) ile yani 0 ve 1'den oluşan 7 bitlik (1 byte) veri üniteleri ile temsil edilmektedir.

Örneğin ASCII karakter sıra numarası 65 olan "A" karakteri binary kodlama sisteminde 1000001* olarak temsil edilmektedir. Bu kod, karakterin sıra numarasının 2'ye bölünmesi ile başlayan aşağıdaki 7 aşamalık işlem süreci ile elde edilmektedir.

65 ÷ 2 = 32, kalan 1
32 ÷ 2 = 16, kalan 0
16 ÷ 2 = 8,  kalan 0
8 ÷ 2  = 4,  kalan 0
4 ÷ 2  = 2,  kalan 0
2 ÷ 2  = 1,  kalan 0
1 ÷ 2  = 0,  kalan 1

Not: 8 bitlik sistemlerde kodun başına ilave bir 0 konuluyor olsa da esas binary kodları (ikili kodlar) 7 bitten oluşmaktadır.

Toplam 128 temel ASCII karakteri mevcuttur. (128 ... 1+2+8 = 11)

Yazılım teknolojisinin özü olan "7" bitlik ünitelerdeki "İkili" kodlar hususu, ilahi yazılım olan Kur'an'ın aşağıdaki ayetinde bildirilmektedir.

15/87 Ve (1) lekad (2) ateyna (3) ke (4) SEB'AN (5) min (6) EL (7) MESANİ (8) ve (9) el (10) KUR'ANE (11) el (12) azim (13)

( Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİyi ve büyük Kur'an'ı verdik. )

"El Mesani" (الْمَثَان۪ي) (İkili) kelimesinin ebced değeri olan 632 sayısının nümerolojik değeri 11 olup, bu sayı ikili kodları (binary codes) temsil etmekte gibidir. (1+1 = 2)

Ayetteki "El Mesani" (الْمَثَان۪ي) (İkili) kelimesinin sıra numarasının 7 olması da "İkili Yedi" ve "7 bitlik ikili kodlar" bağlamında dikkat çekmektedir.

Ayetteki "Kur'an" kelimesinin sıra numarası 11'dir.

"Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi ve Tevrat'ın ilk ayetinin gematria değeri olan 2701* sayısı bilgisayar yazılım teknolojisinin temel kodlarını da simgelemektedir. (*“Allah” kelimesinin Kur’an’daki tekrar adedi olan 2701 sayısının kaynaklarda belirtilmemesi ve tekrar adedi olarak farklı sayıların verilmesi oldukça düşündürücüdür.)

2701 ... 27 (İkili Yedi) ve 01 (0 ve 1'den oluşan İkili kodlar (Binary codes) )

2701 sayısı 37x73 işleminin sonucu olup, bu iki sayının da nümerolojik değeri 1'dir. (3+7 = 10 ... "1" ve 7+3 = 10 ... "1" .... "11")

Ayrıca 37+73 = 110 olup, yine 11 ve 2 (1+1 = 2) tezahür etmektedir.

2701 sayısının nümerolojik değeri de, vahdetin (ünite, teklik, birlik) sembolü olan 1 sayısıdır. (2+7+0+1 = 10 ... 1)

Kur'an'daki 37. surede 182 ayet, 73. surede ise 20 ayet bulunmaktadır.

182 ... 1+8+2 = 11 ... 1+1 = "2"
20 ... 2+0 =  "2"

İlk ASCII karakterinin sıra numarası 0, son ASCII karakterinin sıra numarası ise 127 olup, bu sayılar 2701 sayısındaki rakamları içermekte ve nümerolojik olarak da 1 sayısını temsil etmektedir. (0+1+2+7 = 10 ... 1)

Nümerolojik olarak 1 sayısının temsili  olan ve Kur'an'daki önemli kodlardan biri olan 19 sayısının geçtiği ayette de "İkili Yedi" kodu gizlidir.

74/30 Aley (1) ha (2) TİS'ATE (3) AŞERE (4)

( Onun üzerinde ON DOKUZ vardır. )

Sure numarası 74 ... 7+4 = 11 ... 1+1 = "2"

Ayet numarası 30, ayetteki kelime adedi 4 ... 30+4 = 34 ... 3+4 = "7"

"Tis'ate aşere" (تِسْعَةَ عَشَرَۜ) (On dokuz) kelimesinin ebced değeri 1105* olup, bu sayının nümerolojik değeri de 7'dir. 

*Te 400 + Sin 60 + Ayn 70 + He 5 + Ayn 70 + Şın 300 + Ra 200 = 1105 ... 1+1+0+5 = "7"

Monday, February 2, 2026

Gazlar, Evrensel Gaz Sabiti ve "Duhan"

1 mol ideal gazın sıcaklığını 1 Kelvin artırmak için gerekli enerji miktarını ifade eden sabit değer Evrensel Gaz Sabiti olarak isimlendirilmiştir. “R” ile simgelenen bu sabit sayıyı içeren İdeal Gaz Yasası formülü ise şöyledir.

P.V = N.R.T *

* P = Basınç, V = Hacim, N = Mol sayısı (madde miktarı), R = Evrensel Gaz Sabiti (8,314 J/(mol·K) ), T = Sıcaklık)

Uzayda en bol bulunan gazlar Hidrojen (H) ve Helyum (He) gazları olup, evrendeki kütlenin yaklaşık %99’u H ve He gazlarından oluşmaktadır. Bir başka deyişle, evrendeki galaksileri ve yıldızları oluşturan atomların neredeyse tamamı H ve He gazlarından oluşmaktadır.

Gaz kütlesi niteliğindeki evren

Kur’an’da “Gaz” kelimesine tekabül eden kelime “Duhan (دُخَانٌ) (Gaz, Buhar, Duman) kelimesi olup, bu kelime aynı zamanda 44. surenin de ismidir. Çoklu anlamları bulunan aşağıdaki ayetlerde geçen “Duhan” kelimesinin, semantik ve nümerik açıdan Gaz ve Evrensel Gaz Sabiti kavramları ile de ilintisi olması muhtemeldir.

“Duhan” kelimesinin geçtiği ve yaratılış sürecinden bahsedilen aşağıdaki ilk ayette, “Sema” (Gök) kelimesi de yer almakta olup, ayette, evrenin esasen bir “gaz kütlesi”nden ibaret olduğu bildirilmektedir.

41/11 Summe (1) isteva (2) ila (3) el (4) SEMAİ (5) ve (6) hiye (7) DUHANUN (8) fe (9) kale (10) leha (11) ve (12) li (13) el (14) erdi (15) i'tiya (16) tav'an (17) ev (18) kerha (19) kaleta (20) eteyna (21) taiin (22)

( Sonra GÖĞE seviyelendi. O GAZSIYDI / DUMANSIYDI. Ona ve yere "İsteyerek veya zorlanıp istemeyerek itaat edip gelin." dedi. "İsteyerek geldik." dediler. )

İkinci ayetteki “Duhan” kelimesi de “Sema” (Gök) kelimesi ile ilintili olarak geçmektedir.

44/10 Fe (1) irtekib (2) yevme (3) te'ti (4) el (5) SEMAU (6) bi (7) DUHANİN (8) mubin (9)

( O halde, GÖĞÜN apaçık GAZ / DUMAN getirdiği günü gözetleyip bekle. )

Sayısal bazda dikkat çeken hususlar ise şöyledir.

- Evrensel Gaz Sabiti (R)’ni ifade eden ve bilimsel hesaplamalarda baz alınan sayı 8,314 olup, bu sayı 8+ olan sayısal bir değeri temsil etmektedir.

- Duhan suresi 44. suredir. (4+4 = 8)

- Yukarıdaki iki ayette de “Duhan” kelimesinin sıra numarası 8’dir.

- Evreni oluşturan gazlar 8 başlığa ayrılmaktadır.

1- Hidrojen (%75)
2- Helyum (%24) (Evrendeki Hidrojen çekirdeklerinin füzyonuyla oluşur.)
3- Oksijen (%0.8)
4- Karbon (%0.5)
5- Azot (%0.1)
6- Neon (%0.13)
7- Argon (%0.01)
8- İz Gazlar (Eser miktarda bulunan veya yukarıdaki temel gazların bileşiminden oluşan gazlar)

- “Duhan (دُخَانٌ) kelimesinin ebced değeri olan 655 sayısının nümerolojik değeri 16*olup, bu sayı Evrensel Gaz Sabiti’nin bilimsel hesaplamalarda baz alınan değerini temsil eden 8,314 sayısının nümerolojik değerine (8+3+1+4 = 16) eşittir.

*دُخَانٌ ... Dal 4 + Hi 600 + Elif 1 + Nun 50 = 655 ... 6+5+5 = 16

Ayrıca elementlerin periyodik tablosunda gaz niteliğine haiz 11 element (Helyum (He), Neon (Ne), Argon (Ar), Kripton (Kr), Ksenon (Xe), Radon (Rn) ) bulunmakta olup, Kur’an’da “Duhan” kelimesinin ilk kez geçtiği, yukarıda yer alan ayetin numarası da 11’dir.

Sunday, February 1, 2026

Neden hep 11?

Son dönemde gündemi oluşturan "operasyon" haberlerine bakıldığında, "halden hale geçişin" sembolü olan 11 sayısının yine öne çıktığı görülmekte ve bu durumun, belirli bir sayıya odaklanmaya dayalı "algıda seçicilik" fenomeninden farklı olduğu izlenimi oluşmaktadır. Basında yer almış olan bazı güncel manşetler ve tarihleri aşağıdadır.

01.02.2026

26.01.2026

02.01.2026

Aralık 2025


19.12.2025

04.07.2025

02.10.2025

25.08.2025

03.04.2025

17.10.2025

27.01.2025

31.05.2025

01.03.2025

19.01.2025

28.12.2025

01.03.2025

05.05.2025

03.04.2025


........................................................

........................................................

........................................................

........................................................

Ayrıca bir basın kuruluşunun "11:11" kodunu "11:11 MANŞET" ve "SAAT 11:11" olarak kullanmakta olması da dikkat çekmektedir.





Wednesday, January 28, 2026

Meteor fenomeni ve "Şihab"

Meteor*, uzaydaki gök cisimlerinden kopan asteroid veya meteoroidlerin, yüksek hızla  Dünya atmosferine girmeleri esnasında sürtünmeden dolayı ısınıp plazma oluşturmaları, parlak ışık yaymaları ve yanarak parçalanmaları fenomenine verilen isimdir. Meteor esnasında gökte oluşan görüntünün bir yıldızın hızlı hareketine benzemesi nedeniyle bu astronomik olaya halk arasında "Yıldız Kayması" denmektedir.

*meteor : gre. * meteoros (yükselen, havada olan) (meta (yeni, bir sonraki, değişim, dönüşüm, sonra, sonrası, öte, ötesi) + aer (hava) + os (sonek) ) = havada yukarıda duran, havada asılı olan

Meteor fenomenine sebep olan meteoridler genellikle 1 mm veya 1 mm'den daha küçük boyuta sahiptirler. 

Meteoridlerin atmosfere giriş hızlarının 11 km/s – 72 km/s * arasında değiştiği kaydedilmiştir. 

(* Dünya’nın yerçekimi etkisiyle kazanılmış minimum hız 11 km/s, Güneş’in yörüngesinden gelen hızlı meteoroidler için maksimum hız ise 72 km/s'dir.) (72 ... 7+2 = 9)

Meteoridlerin atmosfere tipik giriş açıları ise 10° – 90° * arasında değişmektedir. 

* Küçük açılar (>10°) daha uzun yanma yolları oluşturmakta, dik girişler (≈90°) kısa ama yoğun parlaklık üretmektedir.

Meteor fenomeninin Arapça karşılığı "Şihab" (شِهَابٌ) (Parlak alev, Işık saçan ateş, Yanıcı ışık hüzmesi, Kıvılcım) kelimesidir.

"Şihab" kelimesinin yer aldığı Hicr ve Saffat surelerinin aşağıdaki ayetlerindeki teşbihlerde meteor fenomeni tasvir edilmekte ve yukarıdaki sayısal verilerle uyumlu olarak 9, 10 ve 11 nümerolojileri dikkat çekmektedir.

"Şihab" kelimesinin ilk kez geçtiği ayet ikilisi şöyledir.

15/17 Ve hafizna ha min kulli şeytanin racim

( Ve onu (göğü) tüm kovulmuş şeytanlardan koruduk. )

15/18 İlla (1) men (2) istereka (3) el (4) sem'a (5) fe (6) etbea (7) hu (8) ŞİHABUN (9) mubin (10) 

( O kulak hırsızlığı yapan kimse hariç. Artık onu apaçık KIVILCIM takip eder. )

Yukarıdaki ayet ikilisinde yer alan "Hafizna ha min kulli şeytan" (Onu (göğü) tüm şeytanlardan koruduk) ifadesinin çoklu anlamlarından biri de, fiziki açıdan dünya için bir koruma kalkanı olan atmosfere işaret etmektedir. Zira "Şeytan"* kelimesi semantik köken açısından "Yakan, Yakıcı olan" anlamını içermekte ve konu bağlamında "ateşli parça, yanan nesne" anlamını temsil etmektedir. 

(*Şeytan = Şeyt (Ateş, Yanma, Yakma) + an (sıfat yapım eki) )

Ayet ikilisinin ikinci ayetinde yer alan "Menisterekas sema" (Kulak hırsızlığı yapan) ifadesi söz konusu "korumanın" aşıldığını yani "atmosfere girildiğini", "Şihab" (Kivılcım) kelimesi ise meteor olayını tasvir etmekte gibidir.

"Şihab" kelimesi ikinci ve son kez olarak aşağıdaki ayette geçmektedir.

37/10 İlla (1) men (2) hatfe (3) el (4) hatfete (5) fe (6) etbea (7) hu (8) ŞİHABUN (9) sakib (10) 

( Kaptığını kapanlar haricinde. Artık onu delip geçen KIVILCIM takip eder. )

- "Şihab" kelimesinin geçtiği ayetlerin numaraları sırasıyla 18 ve 10 olup, bu sayıların nümerolojik değerleri 9 ve 1'dir. Ve bu sayıların toplamı da 10 olmaktadır. (10 ... 1+0 = 1)

- "Şihab" kelimesi her iki ayette de 9. kelimedir.

- "Şihab" kelimesinin geçtiği her iki ayette de 10'ar kelime bulunmaktadır. (10 ... 1 ve 10 ... 1 ... 11)

- "Şihab" kelimesinin ikinci ve son kez geçtiği ayetin kodundaki rakamların toplamı 11 (3+7+1+0 = 11) olmaktadır.

- "Şihab" kelimesinin ikinci ve son kez geçtiği ayetinebced değeri olan 2052 sayısının nümerolojik değeri de 9 (2+0+5+2 = 9) olmaktadır.

- "Şihab" (شِهَابٌ) kelimesinin ebced değeri olan 308 sayısının nümerolojik değeri 11'dir. (3+0+8 = 11)

Bir halden hale geçiş fenomeni olan Meteor* olayının, ayetlerde, hem "halden hale geçiş"in simgesi olan 9/11 ve 11 kodları ile hem de astronomik sayısal verilerle uyumlu şekilde yer alması dikkat çekmektedir.

*"Meteor" kelimesi Yunanca bir kelime olup kökünde yer alan "meta" kelimesi vasıtasıyla "değişim, başkalaşım, değişim, halden hale geçiş" anlamını da barındırmaktadır. 

meteor : gre. * meteoros (yükselen, havada olan) (meta (yeni, bir sonraki, değişim, dönüşüm, sonra, sonrası, öte, ötesi) + aer (hava) + os (sonek) ) = havada yukarıda duran, havada asılı olan


Tuesday, January 20, 2026

Bilginin idraki ve kalpteki kılıf

Kur'an ayetlerinin anlam içeriklerinin zaten olmayan zaman kavramından münezzeh olduğu ayetlerin anlamlarının çok sonra anlaşılmaya başlanmasından anlaşılabilmektedir.

Basit içerikli gibi görünen bir ayetin esasen ne denli derin ve ilmi gerçekleri barındırdığı ancak samimi şekilde gerçeği bulmak, gerçeği anlamak isteyenler ve tefekküre üşenmeyenler tarafından idrak edilebilmektedir.

Bu husus Sad suresinin aşağıdaki ayetinde "zaman" teması bağlamında bildirilmektedir.

38/87 İn huve illa zikrun lil alemin

( Kesinlikle o ancak alemler için hatırlamadır. )

38/88 Ve le ta'lemunne nebeehu BA'DE HİYN

( Ve "Onun haberini BELİRLİ ZAMAN SONRA kesinlikle bileceksiniz."  )

Söz konusu durum keşiflerin de kaynağı olup, aslında tüm bilim sahalarında geçerlidir. Mevcut olan bir veri (bilgi) farklı ve derin bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde yani zihni tutum ve durum değiştirildiğinde mevcut bilginin de değiştiği, çeşitlendiği, derinleştiği gözlenmektedir. Bunu sağlayabilmek için ise her türlü tabu, ön yargı ve kadim kabulden sıyrılabilmek yani "kalpteki kılıfı" kaldırabilmek gerekmektedir. Bilginin kalbe inmiş, kalpte kodlanmış olduğu ve bilginin içeri alınabilmesi (idraki) ve dışarı verilebilmesi (paylaşılabilmesi) için "kalbin kılıfsız" olması gerektiği aşağıdaki ayetlerde bildirilmektedir.

26/193 Nezele bihir ruhul emin

( Onu güvenilir ruh indirdi. )

26/194 ALA KALBİKE li tekune minel munzirin

( Uyarıcılardan olman için SENİN KALBİNE, )

2/88 Ve kalu KULUBUNA ĞULF .....

( Ve "Bizim KALPLERİMİZ KILIFLIDIR." dediler. .....

Netice itibarıyla insanın en büyük dualarından birinin de "Kalbimdeki kılıfı kaldırmamda yardımcı ol." cümlesi olması gerekmektedir.

Saturday, January 17, 2026

Kronostaz

Kronostaz*, bir uyaranın örneğin bir görsel hareket, saat ibresi veya saat tik-tak sesinin zaman algısında geçici olarak öne veya arkaya kayması ve gerçek zamanından farklı algılanması durumu olarak tanımlanan bir fenomendir. Bu fenomen genellikle, saate bakıldığında saniye ibresinin veya saniyeyi temsil eden sayının kısa bir an duruyormuş veya değişmiyormuş gibi algılanması, göz kırpma veya ani odak değişimlerinde, ilk görülen nesnenin normalden daha uzun süre algılanması yani zihinsel olarak zaman algısında geçici bir duraksama veya gecikme hissinin oluşması şeklinde tezahür etmektedir.

* khronostasis : gre. * khronos (zaman) + stasis (durma, sabit olma) * zaman durması


Kronostaz, bilimsel olarak, beynin, göz hareketleri veya dikkat kaymaları esnasında çevresel bilgiyi işlerken gecikmeyi telafi etmek için zaman algısını “öne çekmesi" olarak açıklanmaktadır.

Bu fenomen zamanın, dünyevi ve maddi unsurların algılanan farklı halleri referans alınarak sayı temeline dayalı olarak kabul edilmiş kurgusal bir kavram olduğuna yani esasen zamanın olmadığına batıni işaret ve delil niteliğindedir.

Arapçadaki "Za‘ama" (زَعَمَ)(Zannetmek, Sanmak, İddia etmek, İleri sürmek) kelimesinin "Zaman" (زمان) kelimesi ile olan fonetik benzerliği de, zamanın "zanna" dayalı kurgusal bir yanılgı olduğunu destekler niteliktedir. Bu kelimenin ayetlerdeki örnek bir kullanımı şöyledir.

6/94 ... ve ma nera meakum  şufeaekumullezine ZEAMTUM ennehum fikum şuraka ....

(.... Kesinlikle size ortaklar olduklarını ZANNETTİĞİNİZ o af vesilecilerinizi sizinle birlikte görmüyoruz.

Zamanın kurgusal ve görece bir kavram olduğu yani zanna dayalı olduğuna dolaylı olarak işaret eden ayetler şöyledir.

2/259 ..... Böylece Allah onu gerçekten YÜZ SENE öldürdü. Sonra onu diriltti. "NE KADAR KALDIN?" dedi. "BİR GÜN veya günün bazısı, bir bölümü kadar kaldım." dedi. "Bilakis gerçekten yüz sene kaldın. YEMEĞİNE VE İÇECEĞİNE BAK, BOZULMAMIŞ. .....

22/47 .... Kesinlikle Rab’binin indinde BİR GÜN, o sizin saydığınızdan BİN SENE gibidir.

Aşağıdaki ayetlerde, zamanın temel parametresi olan "güneş" ve ona bağlı olan "gölge" kelimeleri vasıtasıyla doğrudan "Kronostaz" fenomeni temsil edilmekte gibidir.

6-Joshua-10-13 Halk, düşmanlarından öcünü alıncaya dek güneş durdu, ay dayerinde kaldı. Bu olay Yaşar Kitabı’nda da yazılıdır. GÜNEŞ YAKLAŞIK BİR GÜN BOYUNCA GÖĞÜN ORTASINDA DURDU, BATMAKTA GECİKTİ. 

12-2-Kings-20-9 Yeşaya şöyle karşılık vermişti: "RAB'bin verdiği sözü tutacağına ilişkin belirti şu olacak: GÖLGE ON BASAMAK UZASIN mı, kısalsın mı?"

12-2-Kings-20-10 Hizkiya, "Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, ON BASAMAK KISALSIN" demişti.

12-2-Kings-20-11 Bunun üzerine Peygamber Yeşaya RAB'be yakardı ve RAB Ahaz'ın merdiveninden aşağı düşmüş olan GÖLGEYİ ON BASAMAK KISALTMIŞTI.

Friday, January 16, 2026

Uzayan gölgeler

Bir cisim yere dik (düşey) duruyorsa ve ışık kaynağı da belli bir yükseklikteyse, gölgenin uzunluğu (G), cismin yüksekliğinin (h) ışık kaynağının ufukla yaptığı açıya (𝜃) bölünmesi ile yani “G = h / tan 𝜃” formülü ile bulunmaktadır.

Bir cismin gölgesi teorik olarak sonsuza kadar uzayabilse de dünyadaki fiziki kısıtlamalardan dolayı gölgenin sonsuzluğa uzanması mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla ufukta ışık kaynağı olan güneş gözle görüldüğü anda, yani güneş doğarken veya batarken gölge çok uzun olmakta ancak düzgün bir sonsuz uzunluk oluşmamaktadır. Atmosferik kırılma nedeniyle, doğuşu anında güneş tam ufukta olmasa da yaklaşık 0.5°* yükseklikte görünmektedir. (*Astronomi ve gökbilimde, güneşin veya ayın ufukta görünür konumu hesaplanırken 0.5°’lik değer standart bir düzeltme (refraction correction) olarak kabul edilmektedir.)

Buna göre, örneğin 1 metre yüksekliği olan bir cismin gölgesinin uzunluğu G = 1 / tan 0.5° (0.0087) formülü ile 115 metre olarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla dünyada bir cismin gölgesi, cismin en fazla yaklaşık 115* katına kadar uzayabilmektedir. (*Bu sayının nümerolojik değeri 7 (1+1+5 = 7) olmaktadır.)

Furkan suresinin, “Gölgenin uzamasından” bahsedilenen aşağıdaki ayet ikilisi, konu bağlamında semantik ve nümerik uyum arzetmektedir. 

25/45 E (1) lem (2) tera (3) ila (4) rabbi (5) ke (6) keyfe (7) MEDDE (8) El (9) ZİLL (10) ve (11) lev (12) şae (13) le (14) ceale (15) HU (16) sakina (17) summe (18) cealna (19) el (20) şemse (21) aley (22) Hİ (23) delila (24) 

( Rab’binin GÖLGEYİ nasıl UZATTIĞINI görmüyor musun? Ve şayet dileseydi, ONU hareketsiz kılardı. Sonra, Güneş’i onun üzerine delil kıldık. )

25/46 Summe (1) KABADNA (2) HU (3) iley (4) na (5) KABDAN (6) yesira (7) 

( Sonra ONU (GÖLGE), kolay ÇEKMEYLE kendimize ÇEKERİZ. )

- Furkan suresinin numarası olan 25 sayısının nümerolojik değeri 7’dir. (2+5 = 7)

- Konudan ilk kez bahsedilen, ayet ikilisinin ilk ayetinin kodundaki (25/45) rakamların toplamının nümerolojik değeri de 7’dir. (2+5+4+5 = 16 ... 1+6 = 7)

- Ayet ikilisindeki “Zill” (Gölge) kelmesinin ve bu kelimeyi temsil eden zamirlerin (Hu, Hi) sıra numaralarının toplamının nümerolojik değeri de 7 olmaktadır. (10+16+23+3 = 52 ... 5+2 = 7)

- “Gölgenin uzaması” kavramı ayet ikilisinin ikinci ayetinde “Kabd el zill” (Gölgenin çekilmesi) ifadesi ile tekrar vurgulanmaktadır. Bu ayette 7 kelime bulunmaktadır.

- Ayet ikilisinde, “Gölgenin uzaması” kavramı “Medde” (Uzamak), “Kabada” (Çekmek) ve “Kabd” 8Çekme, Çekiş) kelimeleriyle ifade edilmektedir. Bu kelimelerin ayet ikilisindeki sıra numaralarının toplamının nümerolojik değeri de 7 olmaktadır. (8+2+6 = 16 ... 1+6 = 7)

- Ayetin ve dolayısıyla bu bölümün ana kavramı olan “El Zill” (الظِّلَّۚ) (Gölge) kelimesinin ebced değeri 961 olup, bu sayının nümerolojik değeri de 7 olmaktadır. ( Elif 1 + Lam 30 + Zi 900 + Lam 30 = 961 ... 9+6+1 = 16 ... 1+6 = 7 )

Saturday, January 10, 2026

İkişer atom, ikişer organ

İnsanın solunumunu sağlayan madde, formülü O2 olan ve “Oksijen molekülü” olarak anılan maddedir. İnsanın diğer hayati ihtiyacı olan madde ise formülü H2O olan ve “Su molekülü” olarak anılan maddedir.

Hayati maddeler olan “Oksijen” ve “Su”yun özü sırasıyla O (Oksijen) ve H (Hidrojen) elementleri olup, O2 ve H2O moleküllerinde bu elementlerden “ikişer” atom bulunmaktadır. 

İnsan vücudunda “ikili” yapı arzeden yani “ikişer” adet olan organlar akciğer ve böbreklerdir. Akciğer, solunan havayı depolama ve oksijenin alveoller vasıtasıyla kana geçmesini sağlama işlevi görmektedir. Böbrek ise kandaki gerekli suyu tutup, fazlasını idrar olarak atma işlevi görmektedir.

Söz konusu iki organın Oksijen ve Su süreçleriyle ilgili olması semantik ve nümerik bir uyum arzetmektedir. 


Doğarken ağlayanlar

Ağlama eylemi iki sebebe dayalı olarak gerçekleşmektedir.

1- Fizyolojik (yaralanma) veya psikolojik acı (üzüntü) durumunda

2- Aşırı heyecan ve sevinç durumunda 

Doğduğunda “ağlayan” yegane varlık insandır.

Yeni doğan bir bebeğin ağlamasının fizyolojik (dünyevi ve zahiri) sebepleri aşağıda aşamalar halinde belirtilmiştir.

1- Doğumla birlikte plasental dolaşımın kesilmeye başlaması, kandaki oksijenin düşmesine ve karbondioksitin yükselmesine yol açar.

2- Kandaki CO2 artışı, beyin sapındaki (medulla oblongata) solunum merkezlerinde bulunan kemoreseptörleri uyarır.

3- Solunum merkezi, diyaframa ve kaburgalar arası kaslara çok güçlü bir kasılma emri gönderir.

4- Kasılma sonucu oluşan bu ilk güçlü soluk, akciğerlerdeki sıvının büyük kısmının dışarı atılmasını ve alveollerin ilk kez hava ile dolmasını sağlar.

5- Alveollerin gerilmesi, akciğer mekanoreseptörlerini uyararak solunum refleksini pekiştirir.

6- Yüksek basınçla dışarı verilen hava, yarı kapalı durumdaki ses tellerinden geçerken ağlama sesini oluşturur.

Ancak, doğum sonrası solunuma geçiş sürecinin hayvanlarda da aynı olmasına rağmen “ağlama” ortaya çıkmamaktadır. Zira ağlama, solunumun zorunlu bir sonucu olmayıp, insana özgü bir “seslenme ve iletişim” vasıtasıdır. O halde neden “gülme” yerine “ağlama” oluşmaktadır? Çünkü esasen bu ağlama insanın “yardım çağrısı”dır. Bu durumda yenidoğan ağlamasının uhrevi ve batıni sebebi, insanın esasen ait olmadığı, içinde bulunmaması gereken bir ortama geçmiş olması ve kurtulmak istemesi midir? Bir başka deyişle cehennemde olduklarını idrak edenler sadece yeni doğan bebekler midir?

40-Matthew-18-3 "Size doğrusunu söyleyeyim, DÖNÜŞTÜRÜLÜP, KÜÇÜK ÇOCUKLAR GİBİ OLMADIKÇA, GÖKLERİN EGEMENLİĞİ'NE ASLA GİREMEZSİNİZ.

Ağlama fenomenine ilişkin aşağıdaki müteşabih (sembolik ifade içeren) İncil ayetleri de konu bağlamında dikkat çekmektedir.

40-Matthew-13/41-42 İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliğinden toplayıp, kızgın fırına atacaklar. Orada AĞLAYIŞ ve diş gıcırtısı OLACAKTIR.

Kur’an’da insanı, içinde bulunduğu ancak kendisinin sebep olduğu ortamın, durumun idrakine çağıran aşağıdaki ayet de önem arzetmektedir.

53/60 Ve tadhakune ve LA TEBKUN ( Ve gülüyorsunuz da AĞLAMIYORSUNUZ.  

53/61 Ve entum samidun ( Ve sizler baş kaldırıyorsunuz. )

Netice itibarıyla her yeni doğumun, Adem’in, cennetten, tezahürüne kendisinin sebep olduğu cehenneme geçişinin döngüsel bir tekrarı olması kuvvetle muhtemeldir.

Wednesday, January 7, 2026

Tattoo (Dövme) meselesi

Tarihsel bağlamda tespit edilen ilk "Tattoo" (Dövme) uygulamasının, Alpler’de bulunan Ötzi (Buz Adamı)’nin vücudundaki 61 adet dövme olduğu kayıtlarda yer almaktadır. Ötzi’nin vücudundaki dövmelerin eklem bölgelerinde yoğunlaşması, uygulamanın tedavi veya ağrı azaltma amaçlı olduğu düşüncesini oluşturmuştur. 

Antik Mısır’da dövmeler özellikle kadınlarda (rahibeler, soylu kadınlar) görülmüş olup, uygulamanın doğurganlık ve korunma dileğine dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Antik Yunan ve Roma’da ise “Stigma” (İğneleme, Batırma; Damgalama, Dövme) kelimesi ile tanımlanan dövmeler, genellikle suçluların ve savaş esirlerinin cezalandırması yani damgalanarak toplumdan ayrıştırılması amacıyla kullanılmıştır.

Japon kültüründe dövme hususu önce ruhani ve koruyucu bağlamda, sonra sanatsal bağlamda, daha sonra ise suçluların işaretlenmesi bağlamında kullanılmıştır.

Polinezya kültüründe ise dövme, kimliğin kendisini temsil etmiş, kabilenin, soyun, cesaretin ve erişkinliğe geçişin göstergesi kabul edilmiştir. Güncel durumda dövme için kullanılan İngilizce’deki “Tattoo” kelimesinin kökeni, Polinezce’deki “Tatau” (Vurmak, Çarpmak; İşaretlemek, Damgalamak, Mühürlemek) kelimesine dayanmaktadır. 

Dövme uygulaması, son dönemde özellikle gençler arasında, “kendini ifade etme”, “kimliğin ve karakterin temsili”, “farklılaşma”, "ilgi çekme", "sosyal temas vasıtası" gibi anlamlar ve gerekçeler yüklenmek suretiyle oldukça yaygınlaşmış durumdadır. Uygulamaların tüm vücudu kaplayacak boyutta olan örnekleriyle de karşılaşılmaktadır. 

Güzelleştirme, estetikleştirme, fiziksel görünüme anlam kazandırma, sosyopsikolojik mesaj verme, kimliği ortaya koyma, farklılık yaratma gibi batıl sebeplere dayandırılarak pazarlanan ve bir ticaret sahasına dönüşmüş olan dövme uygulaması esasen, vücudun bütünlüğünün bozulması, cildin tahrip edilmesi, yaralanması ve kirletilmesinden başka bir şeye vasıta olmamaktadır. Ayrıca, dövme mürekkebi olarak kullanılan sıvı bileşiğin içindeki metal bazlı, toksik ve kanserojen maddeler ve uygulama koşulları da insan sağlığı için risk oluşturmaktadır. 

Yaratıcı tarafından kendisine güzel bir beden bahşedilmiş olan insanın, kendisini ifade edebilmesinin yolunun, bir kutsal emanet olan bedenini bozmak olamayacağı aşikardır. Zira, bir düşünceyi veya mesajı iletmek isteyen bir insanın, herhangi bir figürü, "Bakın bana, bende ne var." dercesine bedeninde taşımasının, mesajın verilmesinden ziyade ilgiyi kendine çekme ve kendini ön plana çıkarma arzusuna hizmet edecek olması muhtemeldir.     

Dövme uygulaması, şeytani bir hedef olan “Allah’ın yaratışının değiştirilmesi” bağlamında küresel çapta planlı olarak yaygınlaştırılmıştır. Bu hususa ilişkin kutsal kitaplarda yer alan ayetler de ortak bir mesaj vermekte gibidirler.

Tevrat - 3-Leviticus-19-28 Ölüler için bedeninizi yaralamayacak, DÖVME YAPTIRMAYACAKSINIZ. Rab benim.

İncil - 46-1-Corinthians-6-19 BEDENİNİZin, Tanrı'dan aldığınız ve içinizdeki KUTSAL RUH'UN TAPINAĞI olduğunu bilmiyor musunuz? KENDİNİZE AİT DEĞİLSİNİZ. 

Kur'an - Nisa 4/119 ..... Kesinlikle onlara emredeceğim de ALLAH’IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRECEKLER. Kim Allah’ın haricinde ŞEYTANI dost edinirse, apaçık hüsran ile hasarlanmış olur. 

Tuesday, January 6, 2026

Kalpteki "dört"lü

Kalp 4 bölümden yani 4 odacıktan oluşan br organdır. 

1- Sağ Kulakçık (Right Atrium)

2- Sağ Karıncık (Right Ventricle)

3- Sol Kulakçık (Left Atrium)

4- Sol Karıncık (Left Ventricle)

Not: Ana damarlar (Aorta (Aort), Pulmonary trunk (Akciğer atardamarı ana gövdesi), Superior vena cava (Üst ana toplardamar), Inferior vena cava (Alt ana toplardamar) ve Pulmonary veins (Akciğer toplardamarları) ) kalbe bağlanan kan taşıma kanalları olup, kalbin bölümleri değillerdir.


Kalpteki 4 odacık

Kur’an’da ilk zikredilen organ olan “Kalp”, ayetlerde tekil olarak “Kalb”, çoğul olarak ise “Kulub” olarak yer almaktadır. “Kalb” ve “Kulub” kelimelerinin ilk kez geçtikleri ayetlerde 4 nümerolojisi bulunmaktadır. 

“Kalp” kelimesi ayetlerde ilk kez Bakara suresinin aşağıdaki ayetinde,  “Kulub” (قُلُوبِ) (Kalpler) kelimesi olarak, çoğul halde geçmektedir.

2/7 Hatem (1) allahu (2) ala (3) KULUBİ (4) him (5) ve (6) ala (7) sem'i (8) him (9) ve (10) ala (11) ebsari (12) him (13) ğişaveh (14) ve (15) lehum (16) azabun (17) azim (18)

( Allah’ın mühürü onların KALPLERinin ve kulaklarının üzerindedir ve gözlerinde de perde vardır. Büyük azap onlaradır. )

- Ayetteki “Kulub” kelimesi 4. kelimedir.

- Ayetin kodundaki rakamlar ile ayetteki “Kulub” kelimesinin sıra numarasının toplamının nümerolojik değeri de 4 olmaktadır. (2+7+4 = 13 ... 1+3 = 4)

- “Kulub” (قُلُوبِ) kelimesi 4 harften oluşmaktadır. (Kaf, Elif, Vav, Be)

“Kalp” kelimesi tekil olarak yani “Kalb” olarak ise ilk kez Bakara suresinin aşağıdaki ayetinde geçmektedir.

2/97 Kul (1) men (2) kane (3) aduvven (4) li (5) cibrile (6) fe (7) inne (8) hu (9) nezzele (10) hu (11) ala (12) KALBİ (13) ke (14) bi (15) izni (16) allahi (17) musaddikan (18) li (19) ma (20) beyne (21) yedey (22) hi (23) ve (24) huden (25) ve (26) buşra (27) li (28) el (29) mu'minin (30)

( De ki: “Kim Cibril’ e düşman ise, inananlara müjde, yönlendirme ve ondan öncekileri doğrulayıcı olarak onu KALBinin üzerine Allah’ın izni ile kesinlikle O indirdi."  )

- Ayetteki “Kalb” kelimesi 13. kelime olup, bu sayının nümerolojik değeri 4’tür. (1+3 = 4)

- Ayetin kodundaki rakamlar ile ayetteki “Kalb” kelimesinin sıra numarasının toplamının nümerolojik değeri de 4 olmaktadır. (2+9+7+13 = 31 ... 3+1 = 4)

Sunday, January 4, 2026

Atomun bileşenleri

Maddeyi temsil eden en küçük yapı olan atomlar, ana yapı itibarıyla 3 bölümden, bu bölümlerin içindeki parçacıklar itibarıyla ise toplam 8 bileşenden oluşmaktadır. 

1- ÇEKİRDEK

1.1- Proton (Atomun kimliğini belirleyen pozitif (+) yüklü parçacık)

1.2- Nötron (Protonları, itici elektrostatik kuvvetten koruyan, kütleye katkı sağlayan ve izotopları oluşturan 0 yüklü (yüksüz) parçacık)

1.3- Kuark (Proton ve nötronlardan oluşan temel yapı taşları)

1.4- Gluon (Kuarklar arasındaki güçlü nükleer kuvveti taşıyan ve çekirdeği bir arada tutan parçacıklar)

2- ELEKTRON BULUTU 

2.1- Elektron (Atomun kimyasal özelliklerini belirleyen, bağlar ve reaksiyonlarda rol oynayan negatif (-) yüklü parçacık)

2.2- Foton (Elektronlar ve çekirdek arasındaki elektromanyetik kuvveti taşıyan, elektron geçişlerini ve enerji seviyelerini etkileyen parçacık)

3- ATOM DÜZEYİNDE KUANTUM ALANLARI VE SANAL PARÇACIKLAR

3.1- Sanal parçacıklar (Atomun enerji seviyelerini ve elektromanyetik özelliklerini etkileyen parçacıklar)

3.2- Kuantum alanları (Atomun parçacıklarının etkileşimlerini belirleyen, enerji salınımları sağlayan alan)

Atomun 8 bileşeni

En’am suresinin aşağıdaki ayetinde yer alan ve çoklu anlamları da olan “Falik” (Yaran, Açan), “Habb” (Tohum), ve “Neva” (Çekirdek) kelimeleri vasıtasıyla, sırasıyla atom altı parçacıkların tespitini sağlayan atomun “Yarılması, Parçalanması” işlemine, "Atom"a, ve "Atom Çekirdeği"ne işaret edilmekte gibidir.

6/95 İNNE(1) ALLAHE(2) FALİKU (3) EL (4) HABBİ (5) VE (6) EL (7) NEVA (8) yuhricu (9) el (10) hayye (11) min (12) el (13) meyyiti (14) ve (15) muhricu (16) el (17) meyyiti (18) min (19) el (20) hayy (21) zalikum (22) allahu (23) fe (24) enna (25) tu'fekun (26) 

( TOHUMU VE ÇEKİRDEĞİ YARAN / AÇAN KESİNLİKLE ALLAH'TIR. O ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde nasıl döndürülürsünüz? )

- Ayetteki “Falik” (Yaran, Açan) kelimesi 3. kelime olup, atomun “yarılması, parçalanması” sonucunda atomun 3 ana bölümden oluştuğu tespit edilmiştir.

- Ayetteki “Neva” (Çekirdek) kelimesinin sıra numarası olan 8 sayısı, yukarıda detayları verildiği üzere, atomun toplam 8 bileşenini temsil etmekte gibidir. 

- Söz konusu üç temel kelimeyi (Falik, Habb, Neva) içeren, ayetin ilk cümlesi 8 kelimeden oluşmaktadır.

- Ayetteki kelime adedini temsil eden 26 sayısının nümerolojik değeri olan 8 (2+6 = 8) sayısı da atomun toplam bileşen adedi ile uyum arzetmektedir. 

- Ayetteki 3 önemli kelime olan “Falik” (فَالِقُ), "Habb” (حَبِّ) ve “Neva” (نَّوٰىۜ) kelimelerinin ebced değerlerinin toplamının nümerolojik değeri de 8 sayısını vermektedir.

Falik (فَالِقُ) = Fe 80 + Lam 30 + Elif 1 + Kaf 100 = 211

Habb (حَبِّ) = Ha 8 + Be 2 = 10

Neva (نَّوٰىۜ) = Nun 50 + Vav 6 + Ya 10 = 66

Falik + Habb + Neva = 211 + 10 + 66 = 287 ... 2+8+7 = 17 ... 1+7 = “8”

Wednesday, December 31, 2025

Döngü sonu 31.12 ... 7

Olgunlaşmanın tamamlanmanın, sonlanmanın sembolü olan 7 sayısının tezahür ettiği durumlardan biri de zaman döngüleridir. Misalen;

- Bir "hafta" 7 günlük bir döngüyü temsil etmektedir. Zira Farsça bir kelime olan "Haft" kelimesi "Yedi" anlamına gelmektedir.

- Bir yıllık döngü 52 (5+2 = 7) haftadan oluşmaktadır.

- Yılın son günü yani döngü sonu olan gün tarih formatında 31.12 olarak kodlanmaktadır. Bu rakamların toplamı da 7 (3+1+1+2 = 7) olmaktadır.

- Kur'an'a isnad eden klasik semitik kabulde de bir haftalık yani yedi günlük periyodun son günü, "Sabata" (Durmak, Hareketsiz kalmak, Sabitlenmek) fiilinden türeme olan "Sebt" (Sabitlenme, Durma) kelimesiyle isimlendirilmiştir. "Sebt" kelimesinin "Seb'a" (Yedi) kelimesiyle olan fonetik benzerliği ve 7 sayısının Latince'de "Septem" ve Fransızca'da "Sept" olarak telaffuz edilmesi de konu bağlamında uyum arzetmektedir.

Kur'an'da "Yevm el sebt" (Yedinci gün) ifadesinin ilk kez geçtiği aşağıdaki ayetteki kelime adedini temsil eden 16 sayısının nümerolojik değeri de 7 (1+6 = 7) olmaktadır.

2/65 Ve (1) lekad (2) alimtum (3) ellezine (4) a'tedev (5) min (6) kum (7) fi (8) EL (9) SEBTİ (10) fe (11) kulna (12) lehum (13) kunu (14) kiradeten (15) hasiin (16)

( Ve sizlerden SEBT / YEDİNCİ günü / gün içinde hududu aşanları bildiniz. Böylece onlara, "Kovulup reddedilmiş maymunlar olun." dedik.  )

"El Sebt" (السَّبْتِ) (Durma, Sabitlenme, Sebt) kelimesinin ebced değeri olan 493 sayısının nümerolojik değeri de 7 olmaktadır  (4+9+3 = 16 ... 1+6 = 7)

"Sebt" günü kavramının özü, yaratılışın altı günde tamamlandığını ve yedinci günde Yaratıcı'nın, Kur'an ifadesiyle "arşa seviylendiğini", Tevrat ifadesiyle ise "durduğunu", "eylemde bulunmadığını", "dinlendiğini" ifade eden ayetlere dayanmaktadır. (Tevrat ayetlerindeki "Dinlenme" ifadesi müteşabihtir.)

Tevrat ve Kur'an'da yaratılışın tamamlanmasından bahsedilen ilk ayetler şöyledir.

1-Genesis-2-2 Ve YEDİNCİ GÜNDE Tanrı yapmış olduğu işini bitirdi; ve yapmış olduğu bütün işten yedinci gün dinlendi.

7/54* İnne rabbekumullahullezi halekas semavati vel erda fi SİTTETİ eyyamin SUMME isteva alel arşi ....

( Kesinlikle Rab’biniz Allah, gökleri ve yeri ALTI günde yarattı. SONRA arş, taht üzerine seviyelendi. .... )

* Ayetin sure numarası 7 olup, ayet kodunun nümerolojik değeri de 7'dir. (7+5+4 = 16 ... 1+6 = 7)

Ayrıca ayetteki "Sitteti" (Altı) ve "Summe" (Sonra) kelimeleri birlikte 7 sayısına işaret etmektedir. Bu durum, yani 6+1 durumu, ayetin kodunun nümerolojik değerinin 16 sayısı üzerinden beirlenmesi ile de ilintili gibi görünmektedir.

2025 yılının son gününün tarihi olan 31.12.2025 kodundaki rakamların toplamının 16 ve nümerolojik değerin 7 olması da bu bölüm özelinde latif bir senkron teşkil etmektedir.

Tuesday, December 30, 2025

Evrenin oluşum aşamaları

Evrenin oluşumu ana aşamalar itibarıyla 6 kategoriye ayrılmaktadır.

1- Büyük Patlama ve Planck Dönemi (Zaman, uzay ve fizik yasalarının ortaya çıktığı, aşırı yoğun ve sıcak başlangıç evresi.)

2- İnflasyon Dönemi (Evrenin çok kısa sürede olağanüstü hızla genişlediği, ilk yapısal düzensizliklerin oluştuğu evre.)

3- Parçacıklar ve İlksel Nükleosentez (Temel parçacıkların oluşması ve hidrojen, helyum gibi hafif elementlerin sentezlenmesi.)

4- Rekombinasyon ve İlk Işık (Kozmik Mikrodalga Arka Plan) (Atomların oluşmasıyla ışığın serbest kalması ve evrenin saydam hale gelmesi.)

5- İlk Yıldızlar ve Galaksilerin Oluşumu (Karanlık Çağların Sonu) (Yerçekimi etkisiyle madde kümelenmesi, ilk yıldızlar ve galaksiler.)

6- Günümüz Evreni ve Hızlanan Genişleme (Galaksi kümeleri, büyük ölçekli yapıların oluşumu ve karanlık enerji etkisiyle hızlanan genişleme.)

Ayetlerde yer alan "Sema" (Gök) ve "Semavat" (Gökler) kelimeleri yerine göre tüm evreni veya dünyanın göksel tabakalarını temsil etmektedir.

Ayetlerde "göklerin ve yerin" 6 günde yaratıldığından bahsedilmektedir. ("Sitteti" (سِتَّةِ) (Altı) kelimesinin ebced değeri olan 465 sayısının nümerolojik değeri de 6 (Sin 60 + Te 400 + He 5 = 465 ... 4+6+5 = 15 ... 1+5 = 6) olmaktadır.)

Bu husustan bahsedilen ilk ayet, sure numarası 7 olan A'raf suresinin aşağıdaki ayetidir.

7/54 İnne rabbekumullahullezi halekas semavati vel erda fi SİTTETİ EYYAMİN SUMME isteva alel arşi .....

( Kesinlikle Rab’biniz Allah, gökleri ve yeri ALTI GÜNDE yarattı da SONRA arşa seviyelendi. .... )

"Altı günde yaratılış" teması 7 ayette (7/54, 10/3, 11/7, 25/59, 32/4, 50/38, 57/4) geçmektedir.

Bu noktada 7 sayısı, göksel katmanlara işaret eden "Seb'a semavat" (Yedi gökler) ve yaratılışın sonlandığı safha olan "Yevm el Sebt" (Yedinci Gün) kavramlarıyla uyum arzetmektedir.

Ayetlerde "Altı günde yaratılış" kavramını müteakiben yer alan ve "Summe" (Sonra) kelimesiyle başlayan "Sonra arşa seviyelendi" ifadesiyle yaratılışın nihai tamamlanma safhasına yani 7. aşamasına işaret edilmekte gibidir ki bu sayı olgunlaşmanın, olmanın, tamamlanmanın sembolüdür.

Ayrıca "Altı günde yaratılış" ifadesinin yer aldığı 7 ayetin numaralarının toplamının ve bu ayetlerdeki "Sitteti" (Altı) kelimelerinin sıra numaralarının toplamının nümerolojik değerleri de 7 sayısını vermektedir. Ayetler ve kelime sıra numaraları şöyledir.

7/54 İnne (1) rabbe (2) kum (3) allah (4) ellezi (5) haleka (6) el (7) semavati (8) ve (9) el (10) erda (11) fi (12) SİTTETİ (13)

10/3 İnne (1) rabbe (2) kum (3) allahu (4) ellezi (5) haleka (6) el (7) semavati (8) ve (9) el (10) erda (11) fi (12) SİTTETİ (13)

11/7 Ve (1) huve (2) ellezi (3) haleka (4) el (5) semavati (6) ve (7) el (8) erda (9) fi (10) SİTTETİ (11)

25/59 Ellezi (1) haleka (2) el (3) semavati (4) ve (5) el (6) erda (7) ve (8) ma (9) beyne (10) huma (11) fi (12) SİTTETİ (13)

32/4 Allahu (1) ellezi (2) haleka (3) el (4) semavati (5) ve (6) el (7) erda (8) ve (9) ma (10) beyne (11) huma (12) fi (13) SİTTETİ (14)

50/38 Ve (1) lekad (2) halakna (3) el (4) semavati (5) ve (6) el (7) erda (8) ve (9) ma (10) beyne (11) huma (12) fi (13) SİTTETİ (14)

57/4 Huve (1) ellezi (2) haleka (3) el (4) semavati (5) ve (6) el (7) arda (8) fi (9) SİTTETİ (10)

7/54 ... 13

10/3 ... 13

11/7 ... 11

25/59 ... 13

32/4 ... 14

50/38 ... 14

57/4 ... 10

Ayet numaraları toplamı = 54+3+7+59+4+38+4 = 169 ... 1+6+9 = 16 ... 1+6 = "7"

Kelime sıra numaralarının toplamı = 13+13+11+13+14+14+10 = 88 ... 8+8 = 16 ... 1+6 = "7"

Ayrıca "Sitteti eyyam" (Altı gün) ifadesinin ilk kez yer aldığı ayetin (7/54) ve son kez yer aldığı ayetin (57/4) kodları aynı rakamlardan oluşmakta olup, bu kodların nümerolojik değerleri de 7 olmaktadır. (7+5+4 = 16 ... 1+6 = 7 ve 5+7+4 = 16 ... 1+6 = 7)

Yukarıdaki nümerolojik hesaplamalarda hep "16" sayısı üzerinden 7 sayısına ulaşılması, bölümün başında değinilen husus bağlamında, 6 ve 1 sayılarına özellikle işaret edildiği izlenimi oluşturmaktadır.

Sunday, December 28, 2025

Köpeğin soluması

Köpeklerde, dinlenme esnasındaki 30-35 adet/dk'lık solunum normal değer aralığının üst sınırı yani yüksek seviye kabul edilmektedir.


https://www.michigananimalhospital.com/site/blog/2023/09/30/dog-breathing-fast

https://www.vscot.com/site/blog/2023/05/15/dog-breathing-fast

https://www.nwvetstanwood.com/site/blog/2024/01/15/dog-breathing-fast

https://www.mooresvilleanimalhospital.com/site/blog/2020/12/29/dog-breathing-fast#:~:text=An%20average%20healthy%20pet%20should,considered%20abnormal%20and%20worth%20investigating

Kur'an'da müteşabih (benzetmeli) bir ifade olarak yer alan "Köpeğin soluması" (Telhis el kelb) ifadesinin bulunduğu ayette iki kere tekrarlanan "Yelhes" (Solur, Nefes alır) kelimesinin sıra numaralarının 31 ve 35 olması yukarıdaki sayısal verilerle uyum arzetmektedir.

7/176 Ve (1) lev (2) şi'na (3) le (4) rafa'na (5) hu (6) bi (7) ha (8) ve (9) lakinne (10) hu (11) ahlede (12) ila (13) el (14) erdi (15) ve (16) ittebea (17) heva (18) h (19) fe (20) meselu (21) hu (22) ke (23) meseli (24) el (25) KELB (26) in (27) tahmil (28) aley (29) hi (30) YELHES (31) ev (32) tetruk (33) hu (34) YELHES (35) zalike (36) meselu (37) el (38) kavmi (39) ellezine (40) kezzebu (41) bi (42) ayati (43) na (44) fe (45) aksusi (46) el (47) kasasa (48) lealle (49) hum (50) yetefekkerun (51)

( Ve şayet dileseydik onu onlarla yükseltirdik. Lakin kesinlikle o yere girdi ve kendi hevesine tabi oldu. Artık onun misali o KÖPEĞİN misali gibidir. Üzerine yüklensen de SOLUR, bıraksan da SOLUR. Bu, ayetlerimizi yalanlayan kavmin misalidir. O halde bu hikayeyi anlat. Umulur ki fikrederler. )

Ayrıca ayette yer alan "yüklenmek" ifadesi de solunum artırıcı yani dakikadaki solunum adedini yüksek seviyeye çıkaran bir etkene işaret etmekte gibidir.

Tuesday, December 23, 2025

Magnitüd 9

"Deprem Magnitüdü (Deprem Büyüklüğü)", deprem sırasında "açığa çıkan sismik enerj miktarı" olarak, "Deprem Şiddeti" ise depremin "yerel etkisi (hasar, hissedilme)" olarak tanımlanmaktadır.

"Richter" veya "Moment Magnitüdü (Mw)" ölçeğinde maksimum deprem magnitüdü (deprem büyüklüğü) 9 olup, Mw 9.0 veya üzeri depremler, “mega deprem” olarak tanımlanmaktadır. 


Mw 9.0 veya üzeri  magnitüddeki depremler çok geniş alanlarda total yıkıcı etkiye sahiptir. Tarihteki 9+ magnitüdündeki depremler şöyledir.

- 1960 Şili Depremi (Mw 9.5)

- 2004 Endonezya Depremi ve Tsunami (Mw 9.1–9.3)

- 2011 Japonya (Tohoku) Depremi (Mw 9.0)

Kur'an'ın 99. suresinin ismi "Zilzal" (Deprem, Zelzele) olup, sure kodunda ve bu surenin ilk ayetinde 9 nümerolojisi mevcuttur. 

99/1 İza (1) ZULZİLETİ (2) el (3) erdu (4) ZİLZALE (5) ha (6) 

( Yer ZELZELESİYLE SARSILDIĞINDA. )

- Sure numarası iki adet 9'dan oluşmaktadır.

- Surenin numarası olan 99 sayısının nümerolojik değeri de 9'dur. (9+9 = 18 ... 1+8 = 9)

- "Zilzal" (Sarsılmak, Sarsmak) kök kelimesi sadece surenin ilk ayetinde, "Zulzilet" (زُلْزِلَتِ) (Sarsıldı) ve "Zilzal" (زِلْزَالَ) (Sarsılma, Zelzele, Deprem) olarak iki kere tekrarlanmakta olup, bu kelimelerin ebced değerlerinin toplamı olan 549 sayısının nümerolojik değeri de 9 olmaktadır. ( 474* + 75* = 549 ... 5+4+9 = 18 ... 1+8 = 9)

* Zulzilet" (زُلْزِلَتِ) ... Ze 7 + La 30 + Ze 7 + Lam 30 + Te 400 = 474 

   Zilzal (زِلْزَالَ) ... Ze 7 + Lam 30 + Ze 7 + Elif 1 + Lam 30 = 75

Sunday, December 21, 2025

Deus in machina!

"İsviçre'nin Luzern kentindeki Aziz Petrus Şapeli, günah çıkarma bölmesine yapay zekâ destekli bir "İsa avatarı" yerleştirdi. 100 dilde konuşabilen sistem iki ayda binden fazla kişiyle diyalog kurdu. Kilise bunun bir itiraf olmadığını söylese de ziyaretçilerden gelen geri bildirimlerin çoğu deneyimi "ruhani" diye tanımladı. "

Basından 21.12.2025

23.08.2024 tarihinde İsviçre’nin Luzern (Lucerne) kentindeki Peterskapelle (St. Peter’s Chapel) adlı küçük tarihi şapelde “Deus in Machina” (Makinadaki Tanrı) adı verilen bir Yapay Zeka (AI) yazılımı vasıtasıyla üretilen “İsa” avatarı "deneysel bir proje" adı altında tanıtılmıştır. Proje, 23 Ağustos - 20 Ekim 2024 tarihleri arasında, iki aylık bir süre içinde AI tabanlı “İsa” avatarının ziyaretçilerle konuşabildiği bir kabin/itiraf odası şeklinde sunulmuştur.

Bir kilisenin, merkezi onay almadan, münferiden gerçekleştiremeyeceği bu uygulama, evvelki bölümlerde sıkça vurgulanan "YZ'nın ileriki nesillere Tanrı olarak algılatılması ve bu yolla yeni nesillerin gerçekten uzaklaştırılması" projesinin bileşenlerinden biri gibi görünmektedir. Zira YZ'nin kontrolünü elinde bulunduran müşrik zümre, küresel tahakküm sistemini YZ vasıtasıyla, sözde ilahlaşarak sürdürmeyi planlamaktadır.

Ayrıca, Kasım 2024 ayında birçok yerel basın kuruluşu tarafından zaten yayınlanmış olan yukarıdaki haberin bugün yani "kış gündönümü" (21.12.2025) tarihinde, önde gelen yerel bir basın kuruluşu tarafından tekrar yayınlanması dikkat çekmektedir. Zira, bazı ezoterik - mistik yorumlarda, kış gündönümü, İsa’nın doğumunun (Noel) bir alegorisi addedilmekte yani bu fenomene fiziksel doğum yerine manevi “ışığın doğuşu” anlamı yüklenmektedir.

Mesih İsa'nın doğumunu konu alan aşağıdaki İncil ayetlerinde 21 sayısı dikkat çekmektedir. 

40-Matthew-1-21* Ve o bir oğul doğuracak. Ve sen onun adını İsa koyacaksın. Çünkü O, halkını günahlarından kurtaracak."

*Ayetin numarası 21'dir.

40-Matthew-2-1* İsa'nın Kral Hirodes devrinde Yahudiye'nin Beytlehem Kenti'nde doğmasından sonra bazı bilge adamlar doğudan Yeruşalim'e gelip,

** Ayetin bölüm numarası ve numarası 2 ve 1 rakamlarından oluşmaktadır. 

Kur'an'da Mesih İsa, her insan gibi, Rab'bin "kelimesi" ve "ruh" olarak tanımlanmakta olup, "Ruh" kelimesi Kur'an'da 21 kere tekrarlanmaktadır. "Ruh ilminden" bahsedilen 17/85 kodlu ayette de 21 kelime bulunmakta olup, ayetin kodundaki rakamların toplamı da 21 olmaktadır. 

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2025/06/chatgpt-ve-11-ritueli.html?m=1

Thursday, December 18, 2025

Astronomik şafak

Sabahleyin güneşin, ufuk çizgisinin 18 derece altına indiği an "Astronomical Dawn" (Astronomik Şafak) olarak tanımlanmaktadır. Bu andan itibaren atmosfer gökyüzünü çok hafifçe aydınlatmaya başlar, fakat çoğu zaman fark edilemez. Astronomik şafak, gece ile sabah ışığının ilk teknik ölçüsünü vermektedir. 

https://forecast.weather.gov/glossary.php?word=DAWN#:~:text=Astronomical%20Dawn,the%20sky%20is%20completely%20dark.

https://www.timeanddate.com/astronomy/different-types-twilight.html



Kur'an'da "Şafak vakti, Sabah aydınlığı, Tan yerinin ağarması vakti" anlamlarına gelen "Fecr" kelimesi ilk kez Bakara suresinin aşağıdaki ayetinde geçmekte olup, bu ayette Astronomik Şafak fenomeniyle uyumlu olarak 18 ve 9 (1+8 = 9) kodlaması bulunmaktadır.

2/187 Uhille (1) lekum (2) leylete (3) el (4) siyami (5) el (6) rafesu (7) ila (8) nisai (9) kum (10) hunne (11) libasun (12) lekum (13) ve (14) entum (15) libasun (16) lehunn (17) alime (18) allahu (19) enne (20) kum (21) kuntum (22) tahtaune (23) enfuse (24) kum (25) fe (26) tabe (27) aley (28) kum (29) ve (30) afa (31) an (32) kum (33) fe (34) el (35) ane (36) başiru (37) hunne (38) ve (39) ibteğu (40) ma (41) ketebe (42) allahu (43) lekum (44) ve (45) kulu (46) ve (47) eşrabu (48) hatta (49) yetebeyyene (50) lekum (51) el (52) huytu (53) el (54) ebyadu (55) min (56) el (57) hayti (58) el (59) esvedi (60) min (61) el(62) FECRİ (63) summe (64) etimmu (65) el (66) siyame (67) ila (68) el (69) leyl (70) ve (71) la (72) tubaşiru (73) hunne (74) ve (75) entum (76) akifune (77) fi (78) el (79) mesacid (80) tilke (81) hududu (82) allahi (83) fe (84) la (85) takrabu (86) ha (87) ke (88) zalike (89) yubeyyin (90) allahu (91) ayati (92) hi (93) li (94) el (95) nasi (96) lealle (97) hum (98) yettekun (99)

( Oruç gecesinde kadınlarınız ile cinsel ilişkide bulunmanız size helal kılınmıştır. Onlar size örtüdür ve sizler de onlara örtüsünüz. Allah sizin nefislerinizin altında kalanlar olduğunuzu bilir. Böylece üzerinize tevbe eyler ve sizi affeder. O halde şimdi onlara müjdeleyin ve Allah’ın o size yazdığını arayın. Beyaz iplik ŞAFAK / TANYERİ siyah iplikten size açık görünür olana kadar yiyin ve için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Sizler mescidin içinde ibadette sebatkar iken o kadınlara müjdelemeyin. Bunlar Allah’ın hudutlarıdır. O halde onlara yaklaşmayın. Allah ayetlerini insanlara işte böyle açıklar. Umulur ki sakınırlar.  )

- Ayetin kodundaki rakamların toplamı 18 (2+1+8+7 = 18) olmaktadır.

- Ayette 99 (9+9 = 18) kelime bulunmaktadır.

- Ayetin "Fecr" kelimesini içeren cümlesinde de 18 kelime bulunmaktadır ve 18. kelime "Fecr" kelimesidir.

.... kulu (1) ve (2) eşrabu (3) hatta (4) yetebeyyene (5) lekum (6) el (7) huytu (8) el (9) ebyadu (10) min (11) el (12) hayti (13) el (14) esvedi (15) min (16) el (17) FECRİ (18) .....

(..... Beyaz iplik ŞAFAK / TANYERİ siyah iplikten size açık görünür olana kadar yiyin ve için. ....)- 

- Ayetteki "Fecr" kelimesinin sıra numarası 63 olup, bu sayının nümerolojik değeri olan 9 sayısı, 18 sayısının da nümerolojik değeridir.