Einstein'ın genel görelelik kuramı kapsamında yer alan "Uzay-Zamanın Bükülmesi" kavramı, kütlenin/enerjinin*, uzayı "eğip, bükerek" onu boş bir ortam olmaktan çıkardığını, maddenin uzaydaki hareketinin esasen bu fenomene bağlı olarak oluştuğunu, dolayısıyla yerçekimi olarak bilinen kavramın "çekim" olmadığı, "maddenin uzaydaki hareketinin sonucu" olduğunu ifade etmektedir.
*Kütle, enerjinin yoğunlaşmış hali olarak tanımlanmaktadır. (Enerjinin ruh, ruhun da kelime olduğu düşünüldüğünde yaratılışın özünün "kelime" ve Rab'bin "Ol." kelimesi olduğu da bilimsel olarak teyid edilmiş olmaktadır.)
Uzay-Zamanın Bükülmesi fenomenine örnek olarak, düz bir çarşaf (gerilmiş lastik yüzey) üzerine konmuş ağır bir topun çarşafı çökertmesi/eğmesi/bükmesi, topun yanına konacak küçük bir bilyenin ise düz gitmeyip eğriliğin oluşturduğu “çukura doğru” hareket etmesi verilebilir. Güneş ve Gezegenlerin durumu da bu örneğe benzetilmektedir. Buna bir başka örnek de durgun suya atılan bir taşın oluşturduğu suda oluşturduğu bükülme/çökme formudur.
Enbiya suresinin aşağıdaki ayetinde, evvelki bölümlerde değinilen "Big Crunch (Büyük Dürülüş)* teorisine işaret edilmesinin dışında, bölümün konusu bağlamında da mesaj verilmekte gibidir.
*Evrenin oluşmasını ifade eden Big Bang (Büyük Patlama)'nın tersi olan ve sürekli genişleyen evrenin belirli bir aşamada karanlık enerjinin etkisinin değişmesiyle içine çökmesini tanımlayan teori.
21/104 Yevme NATVİ EL SEMAE ke TAYYİ el sicilli lil kutub KEMA BEDE'NA EVVELE HALKİN nuiyduh va'den aleyna inna kunna failin
(يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْداً عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ)
( O gün GÖĞÜ, yazı tomarlarının DÜRÜLMESİ gibi DÜRERİZ. İLK YARATMAYA BAŞLADIĞIMIZ GİBİ, üzerimize vaad olarak onu döndürürüz. Kesinlikle biz yapanlar oluruz. )
Yukarıdaki ayette yer alan "göğün, ilk yaratmaya başlandığındaki gibi dürülmesi/bükülmesi" ifadesi, evrenin/uzayın oluşumu esnasında gökcisimlerinin de oluşmasını yani "gökcisimlerinin oluşması ile uzayın bükülmesini" tanımlamakta gibidir. (Ayette göğün, "yazı tomarına" benzetilmesi de yine yaratılışın özünün "kelime" ve Rab'bin "Ol." kelimesi olduğuna işaret etmektedir.)
Tasavvufi terimler olan "Tayyi Mekan" (Çok kısa sürede veya anında çok uzak bir yere ulaşma, orada bulunma) ve "Tayyi Zaman" (Zamanın olağan dışı şekilde kısalması veya farklı algılanması) kavramları da "Uzay-Zamanın Bükülmesi" kavramı ile ilintilidir. Zira "Uzay-Zamanın Bükülmesi" fenomeni, uzayda mesafeleri kısaltmakta ve zamanın akış hızını da değiştirmektedir ki bu durumlar Tayyi Mekan ve Tayyi Zaman kavramları ile uyum arzetmektedir.
Ayrıca bkz.
https://kuranilmi.blogspot.com/2020/02/sistol-diastol-big-crunch-big-bang.html










.jpg)



