EZOTERİK TESPİTLER
Bu blogda, yaratılışın kaynak kodları olan kelimelerin ve ayetlerin semantik, nümerolojik ve etimolojik açıdan incelenmesi ve bilimsel veriler ile ilişkilendirilmesi sonucunda ortaya çıkan tespitlere yer verilmektedir.
Çeviri
Tuesday, October 27, 2026
Sen sonsuz bilinçsin!
Arap Rakamları ... Gubar Rakamları
Monday, October 26, 2026
Uzay-Zaman ve Görelilik
Pulsar Tabanlı Navigasyon
Her şey dönüyor.
Periyodik Tablodaki ilahi kodlama
En alçak yer ... Lut Gölü
CERN ve Shiva Heykeli
Hinduizm'deki inşa ve imha tanrısı Shiva'nın heykeli, İsviçre'nin Cenevre şehrinde yer alan Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi'nin (Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire ) giriş avlusunda yer almaktadır.
CERN'de, yer altında bulunan 27 km'lik dairesel Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) vasiyasıyla atom altı parçacıklar (protonlar veya ağır iyonlar) ışık hızına çok yakın hızlara ulaştırılıp birbiriyle çarpıştırılmaktadır. Çarpışmalar anında ortaya çıkan yüksek enerji, Büyük Patlama'dan (Big Bang) hemen sonraki koşullara benzemekte olup, bu süreçte Higgs Bozonu ("Tanrı Parçacığı") gibi evrenin yapı taşları ve kütlenin kökeni araştırılmaktadır. Büyük Patlama'nın inşa ve imha özelliği Hinduizmdeki mitolojik karakter olan Shiva ile uyum arzetmektedir.
Shiva'nın kozmik dansını (Tandava) ve yaratışını simgeleyen heykelin ismi Nataraja olup, heykeldeki nümerik sembolizm ilahi nümerolojiyle uyumludur.
- Shiva'yı çevreleyen, evreni ve döngüleri simgeleyen çemberde 28 adet alev formu yer almaktadır. Bu sayının nümerolojik değeri 10 (2+8 = 10)'dur. 10 sayısının "Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi ve Tevrat'ın ilk ayetinin gematria değeri olan 2701 sayısının nümerolojik değrtine eşit olması 10 yani 1 sayısının evrensel niteliğini ve vahdet/ünite anlamını ortaya koymaktadır.
- Shiva'nın sağında ve solunda 7'şer dalga benzeri ipliksi form yer almaktadır. Bu durum ise 2 ve 7 rakamlarına istinaden, Kur'an'ı tanımlayan "Seb'an minel mesani" (İkililerden Yedi/İkili Yedi) kavramıyla uyum arzetmektedir.
- Çemberdeki 28 (2+8 = 10) alev ve İkili Yedi (2 ve 7) dikkate alındığında 2701 sayısındaki rakamların tezahür ettiği görülmektedir.
- CERN'deki dairesel hadron çarpıştırıcısının uzunluğunun 27 km olması da İkili Yedi kavramı açısından dikkat çekmektedir.
- Heykelde ayrıca bir de Kobra yılanı bulunmaktadır.
- Heykelde Shiva, cehaleti ve insan egosunu simgeleyen "Apasmara" (Muyalaka) isimli cüce iblisi ezerken resmedilmiştir.
Kabala üzerine
M.S. 1-6. yüzyıllar arasında Merkava ve Hekhalot gelenekleri ile Zohar, Sefer Yetzirah ve Bahir gibi kitaplar vasıtasıyla ortaya çıkan ve Yahudi mistisizmi olarak da anılan "Kabala"* öğretisi zaman içinde kelimelerin, harflerin, sayıların ve sembollerin kullanımına dayalı büyü, zihin kontrol ve maddeye hükmetme uygulamalarına dönüştürülmüş durumdadır.
* "Kabala" kelimesi "Kabul etmek, Almak" anlamını taşımaktadır.
Kabala öğretisinin esasının dayandığı bazı temel hususlar şöyle sıralanabilir.
1- Ein Sof (Sonsuzluk) :
Tanrı'nın bilinemeyen, kavranamayan, zaman ve mekandan münezzeh, sonsuz ve mutlak olan ve evrendeki her şeyin kaynağı olan en yüksek yönüdür.
2- Sefirot (Hayat Ağacı) :
İlahi enerjinin Ein Sof'tan çıkarak kaba madde planı dünyaya ulaşırken geçtiği 10 farklı aşamayı, kanalı veya niteliği (Keter, Hokmah, Binah vb.) temsil eden sembolik bir haritadır. Evrenin ve insanın ruhsal yapısını açıklar. (10 sayısı, Tevrat'ın ilk ayetinin gematria değeri ve "Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi olan 2701 sayısının nümerolojik değeri olması itibarıyla da dikkat çekmektedir.)
3- Gilgul (Reenkarnasyon) ve Ruhun Tekamülü :
İnsan ruhunun (Neshamah), Tikkun (onarım) görevini tamamlayana ve ilahi olanla birleşene kadar dünyaya defalarca farklı bedenlerde gelmekte olduğunu ifade eder.
4- Mikrokozmos ve Makrokozmos İlişkisi :
"As above so below" (Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır.) ilkesidir. Bu ilke yersel (terestrial) ve göksel (astral) varlık ilişkisini temsil eder. İnsan, evrenin küçük bir kopyası (mikrokozmos) olup, onun kendi içine yaptığı yolculuk, evreni ve Tanrı'yı anlama yolculuğudur. (Davud Yıldızı olarak bilinen ve ters yönde içiçe geçmiş üçgenden oluşan figür bu anlamı simgeler.)
5- Kutsal Metinlerin Gizli Anlamları : Tevrat (Tora) başta olmak üzere kutsal metinlerin sadece düz anlamıyla okunmaması, harflerin ve kelimelerin arkasında gizli numerolojik (Gematria) ve sembolik şifrelerin keşfedilmesi gerekir.
Kabala öğretisinin özü böyle olsa da kendilerini Kabalist olarak tanımlayan ve düşük frekanslı maddi tesirlere yani dünyevi ve nefsani tesirlere kapılmış ilim sahibi malum zümre, insanı, sadece geçici bir yaşam planı deneyiminden ibaret olan kaba madde planına hapsetmeyi, köleleştirmeyi, onu, maddi dünyadan başka bir yaşam planı olmadığına, ölümün son olduğuna ikna etmeyi ve özü olan sonsuz ruhu/bilinci asla idrak edememesini, keşfedememesini sağlamayı hedeflemektedir.
Bu durum Casiye suresinin aşağıdaki ayetinde
45/23 HEVESİNİ İLAHI EDİNEN KİMSEYİ GÖRMEZ MİSİN? ALLAH ONU İLİM ÜZERİNE SAPTIRIR. Kulağının ve kalbinin üzerine mühür basar. Gözünün üzerine perde oluşturur. Artık Allah’tan sonra onu kim yönlendirebilir? O halde hatırlamaz mısınız?
Kur'an, tarih boyunca, muhtelif vasıtalarla (kitaplar, öğretiler vb.) bahşedilmiş tüm ilahi kozmik bilgilerin kodlanmış ve konsolide edilmiş en güncel halini içeren eşsiz bir ilim kaynağıdır. Kur'an ilmininin bu niteliğini de gayet iyi bilen, öğrenen ve ondan faydalanan küresel Kabalist zümre, insanlığı Kur'an'dan uzaklaştırabilmek amacıyla en başta büyü ve zihin kontrol olmakla birlikte her türlü yöntemi kullanmaktadır. Bu yöntemlerden en öne çıkanlardan biri de, din alimi, kanaat önderi vb. kisvesine büründürülmüş şahıslar vasıtasıyla tarikatleşme sisteminin tesis edilmesi ve bu yolla kitleleri gerçeklerden uzaklaştırma, aldatma ve cahil bırakma yöntemidir.
Bu hususa ilişkin bazı ayetler de şöyledir.
5/63 RAB'BE ADANMIŞLARIN ve BİLGİNLERİN, onları günah sözlerinden ve haram yemelerinden men etmeleri gerekmez miydi? O ÜRETMİŞ OLDUKLARI NE KÖTÜDÜR.
9/34 Ey o inananlar, kesinlikle BİLGİNLERİN VE RAHİPLERİN BİR ÇOĞU İNSANLARIN MALLARINI BATIL İÇİN YERLER VE ALLAH YOLUNDAN DÖNDÜRÜRLER. O, altın ve gümüşü haznedip, onları Allah yolunda harcamayanlar, onları elim azap ile müjdele.
31/33 ... ALDATICI SİZİ KESİNLİKLE ALLAH İLE ALDATMASIN.
Sunday, October 25, 2026
"Algılar çağındayız."!
Elif'in tezahürü İnsan
YBC 7289 kodlu tablet
"YBC 7289", antik Babil dönemine (MÖ 1800-1600) ait, 2'nin karekökünün (√2) tarihteki en eski ve en hassas hesaplamasını içeren çivi yazılı bir kil tablettir. (YBC = Yale Babylonian Collection/Yale Babil Koleksiyonu)
Tablet üzerinde bir kare, bu kareni
n köşegenleri ve Babillilerin 60'lık (seksagesimal) sayı sisteminde yazdığı çivi yazısı rakamlar yer almaktadır.
Tabletin üstündeki çivi yazısının açılımı şöyledir.
1 + 24/60 + 51/3600 + 10/216000
Bu sayı ondalık sayı sistemine çevrildiğinde 1,41421296... değerine ulaşılmaktadır ki bu değer √2'nin gerçek değeri olan 1,41421356 sayısına çok yakındır. Bu değer antik çağda ulaşılan en yüksek matematiksel doğruluk olarak kabul edilmektedir.
Tablet, kenarı 30 birim olan bir karenin köşegen uzunluğunun yaklaşık 42,42* birim olarak hesaplanmasını göstermektedir ki bu hesaplama, doğrudan Pisagor Teoremi'nin (a^2 + b^2 = c^2) tezahürüdür. (Tablet Pisagor'un doğumundan 1000 yıl önce oluşturulmuştur.)
* 42,42 birimlik değerin nümerolojik olarak 66 sayısını oluşturması dikkat çekmektedir. (4+2 = 6, 4+2 = 6)
Bugün 1 saatin 60 dakika, 1 dakikanın 60 saniye olması ve dairenin 360 dereceye bölünmesi de doğrudan Babil matematiğindeki 60'lık sayı sistemine dayanmaktadır.
Babillilerin 60'lık sayı sistemi kullanmaları, kutsal kitaplarda özellikle vurgulanan 6 sayısının ilahi kozmik bir kod olma niteliği açısından da anlam ifade etmektedir.
Kitaplarda 6 sayısı ile ilgili bazı tezahürler şöyledir:
Ayrıca, estetiğin sayısal ifadesi olan Altın Oran'ın kaynağı olan Fibonacci dizisindeki sayıların grafik olarak 6 formunda spiraller oluşturması da konuyla ilintilidir.
Saturday, October 24, 2026
Rastgele değil Hesap ile, Ölçü ile ...
Information Theory (Bilgi Teorisi)
Aparavidya ve Paravidya
Ramanujan'ın Pi formülü
COVID19, Yapay Zeka ve Kuantum Sıçraması
Schrödinger dalga fonksiyonu
Atomdaki "Ruhsal tekerlekler"?
2, 7 ve 27 sayılarının gizemi
Her sayı gibi keşfedilmiş veya henüz keşfedilmemiş özgün nitelikleri olan 2, 7 ve 27 sayıları matematiksel ve astronomik açıdan olduğu kadar kutsal kitaplardaki tezahürleri açısından da önem arzetmektedirler.
2 ve 7 sadece kendilerine bölünebilen sayılardır yani asal sayılardır.
9 sayısının 7'ye bölümünden kalan sayı 2'dir.
2 ve 7 sayısının toplamı 9'dur. Dolayısıyla 27 sayısının nümerolojik değeri de 9 (2+7 = 9) olmaktadır.
27 sayısı 3^3 (3x3x3) olarak yazılabilen "Perfect Cube" (Mükemnel Küp) niteliğinde olan ilk tek küp sayıdır. Bu geometrik ve aritmetik kararlılık, matris teorilerinden soyut cebire kadar birçok alanda temel bir yapı taşı niteliğindedir.
27 sayısı, sayı değerlerinin toplamı (2 + 7 = 9), asal çarpanlarının hanelerinin toplamına (3 + 3 + 3 = 9) eşit olan özel bir sayıdır. Bu tip özel sayılara Smith Sayısı adı verilmektedir.
27 Sayısı, kendi basamaklarının toplamına (2 + 7 = 9) kalansız bölünebilen (27 / 9 = 3) bir tamsayıdır. Bu tip sayılara Hashad Sayıları adı verilmektedir.
Cebirsel geometrideki en ünlü teoremlerden biri olan Cayley-Salmon Teoremi'ne göre, pürüzsüz bir kubik yüzey (üçüncü dereceden bir yüzey) üzerinde tam olarak 27 düz doğru bulunur.
Kuantum mekaniğinin matematiksel altyapısında kullanılan ve "Albert Algebri" olarak bilinen tek istisnai Jordan algebrası 27 boyutludur.
Bozonik Sicim Teorisi'ne (Kritik Boyut Teorisi) göre, evrenin tutarlı bir matematiksel modelde işleyebilmesi için uzay-zamanın 27 boyutlu olması gerekir.
Modern kozmolojik modellere (Lambda-CDM) göre, evrenin toplam kütle-enerji yoğunluğunun yaklaşık %27'sini Karanlık Madde (Dark Matter) oluşturur.
Ay'ın Dünya etrafındaki bir tam turunu ya da kendi ekseni etrafındaki dönüşünü tamamlama süresi olan Sideral Ay Döngüsü 27 gündür.
Güneş'in ekvator bölgesinin kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşü (sinodik periyodu) tam olarak 27 gündür. Bu döngü, Dünya üzerindeki jeomanyetik fırtınaların tekrarlanma sıklığını doğrudan etkilemektedir.
2 ve 7 sayıları Kur'an'daki tezahürleri açısından da dikkat çekmektedir.
"Eyni/Esneyni" (İki) kök kelimesi ayetlerde 27 kere tekrarlanmaktadır.
"Seb'a" (Yedi) kök kelimesi de ayetlerde 27 kere tekrarlanmaktadır. ("Seb'ine" (Yetmiş) kelimesi dahil olarak)
Aşağıdaki ayette yer alan "Seb'an minel mesani" (سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي) (İkililerden yedi / İkili yedi) kelime grubunun ebced değeri olan 855 sayısının nümerolojik değeri de 9 olmaktadır. (8+5+5 = 18 ... 1+8 = 9)
15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim
(Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an’ı verdik.)
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ
Bu ayetin ebced değeri olan 2916 sayısının nümerolojik değeri de 9 (2+9+1+6 = 18 ... 1+8 = 9) olmaktadır.
Ayrıca ayetin ebced değeri olan 2916 sayısı, 29 ve 16 olarak ayrıldığında nümerolojik olarak yine 2 ve 7 sayıları tezahür etmektedir. (2+9 = 11 ... 1+1 = "2" ve 1+6 = "7")
"Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi olan 2701 sayısının ilk iki hanesinin 2 ve 7 sayılarından oluşması da konu bağlamında dikkat çekmektedir.
Tevrat'ın "Yaratılış" suresinin aşağıdaki ayetlerinde de 2, 7, 27 sayılarına işaret edilmektedir.
1-Yaratılış-8-13 Nuh ALTI YÜZ BİR yaşındayken, BİRİNCİ ayın BİRİNDE yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı kaldırınca toprağın kurumuş olduğunu gördü.
1-Yaratılış-8-14 İkinci ayın YİRMİ YEDİNCİ günü toprak tümüyle kurumuştu.
- Ayet ikilisindeki ayetlerin ayet alt numaralarının toplamı 27 (13+14 = 27) olmaktadır.
- Ayet ikilisinin sure ve ayet numaraları olan 1 ve 8 sayıları iki kere tekrarlandığından, nümerolojik olarak ortaya 2 ve 7 sayıları çıkmaktadır. (1+1 = 2 ve 8+8 = 16 ... 1+6 = 7)
- Ayet ikilisinin ilk ayetinde yer alan "Altı yüz bir yaşindayken birinci ayın birinde" ifadesindeki 601, 1 ve 1 sayıları 7 (6+0+1 = 7) ve 2 (1+1 = 2) sayılarının tezahürüne vasıta olmaktadır.
- Ayet ikilisinin ikinci ayetinde doğrudan 27 sayısı zikredilmektedir.
Friday, October 23, 2026
153 balık meselesi
Star Trek dizisindeki nümerolojik kodlama
"Temiz kelime" olabilmek...
"Her şey kelimedir." gerçeğinin bir tezahürü olan insanın nihai var oluş amacı "temiz kelime" olabilmektir. Bu husus, İbrahim suresinin aşağıdaki ayet grubunda misalleme yoluyla bildirilmiştir.
14/24 Görmedin mi ki Allah, kökü sabit ve dalları göğün içinde olan temiz ağaç gibi olan TEMİZ KELİMENİN misalini nasıl beyan etti?
14/25 Rab’binin izni ile her zaman yemişini verir. Allah misalleri insanlar için beyan eder. Umulur ki hatırlarlar.
14/26 Ve PİS KELİMENİN misali, yerin üstünden ayrılmış, kendisine durak yeri olmayan pis ağaç gibidir.
Fatir suresinin aşağıdaki ayetinde de ruhsal tekamülün yegane yolunun "temiz kelime" (temiz ruh) olabilmek olduğu "O'na yükselmek" teşbihiyle bildirilmektedir.
35/10 Kim üstün kudreti istiyorsa, saygınlık üstün kudret tümüyle Allah içindir. TEMİZ KELİME O'NA YÜKSELİR. İyi işler de onu yükseltir. O kötülüklerle tuzak kuranlar, şiddetli azap onlaradır. İşte onların tuzağı, o batıp dağılır.
Bu bağlamda, yaratılışın kaynak kodlarının "kelimeler" olduğunu yani "her şeyin kelime olduğunu" bildiren ayetleri hatırlamakta da fayda bulunmaktadır..
10/82 ... Allah gerçeği KELIMELERİ ile gerçekleştirir.
44/24 .... Allah batılı imha eder ve gerçeği KELIMELERİ ile gerçekleştirir. ....
4/171 .... Meryem oğlu Mesih İsa, kesinlikle Allah’ın resulü, Meryem'e attığı KELİMESİ ve O’ndan RUHTUR. .....
İncil;
43-Yuhanna-1-1 Başlangıçta KELİME vardı. KELİME Tanrı'yla birlikteydi ve KELİME Tanrı'ydı.
"Bak" ki olsun, "Bak" ki dönüşsün!
Spiritüel kültürde "Bakmak madde yaratır" şeklinde ifade edilen yaklaşım, bilimsel literatürde "Kuantum Gözlemci Etkisi" (Quantum Observer Effect) olarak bilinmektedir. Işığın ve maddenin hem dalga hem de parçacık gibi davranabildiğini (dalga-parçacık ikiliği) gösteren "Çift Yarık Deneyi", Kuantum Gözlemci Etkisi ile ilgilidir.
Kuantum mekaniğinde atom altı parçacıklar (elektronlar, fotonlar vb.) bir gözlemci tarafından onlara bakılmadığı (ölçüm yapılmadığı) müddetçe birer katı nesne gibi değil, "olasılık dalgaları" olarak davranırlar. Yani aynı anda birden fazla yerde bulunma potansiyeline (süperpozisyon) sahiptirler.
Ancak bir parçacığın tam olarak nerede olduğunu anlamak için bir ölçüm cihazı yerleştirilerek "bakıldığında", anılan "olasılık dalgası" çökmekte ve parçacık "tek bir somut konumda", yani "madde (parçacık) biçiminde" kendini göstermekte, bir başka deyişle "var" olmaktadır.
Bu noktada, "bakmak/gözlemlemek" kavramının, "görmek/gözle algılamak" kavramından farkı da açığa çıkmaktadır. Zira konu bağlamında "bakmak" eylemi "gözlemlemek suretiyle etkileşime girmek" anlamını temsil etmektedir.
Bakara suresinin aşağıdaki ayetinde "Nazar" (Bakma) kelimesiyle "Ra" (Görmek) kelimesi arasındaki farka vurgu yapılmakta olup, bir varlıkta herhangi bir değişimin/dönüşümün/tekamülün gerçekleşebilmesi için o varlığın "ilahi bakışa/gözlemlenmeye" muhtaç olduğu bildirilmektedir.
2/104 Ya eyyuhellezine amenu LA TEKULU RAİNA VE KUL UNZURNA vesmeu ve lil kafirine azabun elim
(Ey o inananlar, "BİZİ GÖR." DEMEYİN ve "BİZE BAK." deyin ve dinleyin. Elim azap inkarcılar içindir.)
Aşağıdaki ayetlerde ise "hallerinde herhangi bir değişim vuku bulmayan" varlıkların "Bakılmayanlar" olarak nitelendikleri görülmektedir.
15/8 Ma nunezzilul melaikete illa bil hakki ve ma kanu izen MUNZARİN
(Melekleri gerçek dışında indirmeyiz. O zaman gözlenip BAKILANLAR olamazlar.)
44/29 Fe ma beket aleyhimus semau vel erdu ve ma kanu MUNZARİN
(Gök ve yer onlar üzerine ağlamadı. Gözlenip BAKILANLAR da olmadılar.)
Konuşma dilinde yer alan "Göze gelmek", "Göz değmek", "Nazar değmek", "Kem göz" ifadelerinin, "Kuantum Gözlemci Etkisi"ni yani gözlemleme/bakma sonucunda bir süjede oluşan olumsuz yöndeki hal değişimini/dönüşümü tanımlıyor olması da dikkat çekmektedir.
Kehf suresinin, bozguncu Ye'cuc ve Me'cuc meseliyle ilintili olan aşağıdaki ayetinde "terkedilen" yani bakılmayan/gözetilmeyen/gözlemlenmeyen varlıkların "dalgalandıkları" ifade edilmektedir ki bu ifade, kuantum fiziğindeki "bakılmayan/gözlenlenmeyen" parçacıkların "olasılık dalgaları" olarak davranmaları fenomenine net atıf niteliğindedir.
18/99 Ve o gün, onları birbirlerinin içinde DALGALANMAYA TERKETTİK. Borunun içine üflenir de onların hepsini toplarız.

























