EZOTERİK TESPİTLER
Bu blogda, yaratılışın kaynak kodları olan kelimelerin ve ayetlerin semantik, nümerolojik ve etimolojik açıdan incelenmesi ve bilimsel veriler ile ilişkilendirilmesi sonucunda ortaya çıkan tespitlere yer verilmektedir.
Çeviri
Sunday, October 25, 2026
"Algılar çağındayız."!
Elif'in tezahürü İnsan
YBC 7289 kodlu tablet
"YBC 7289", antik Babil dönemine (MÖ 1800-1600) ait, 2'nin karekökünün (√2) tarihteki en eski ve en hassas hesaplamasını içeren çivi yazılı bir kil tablettir. (YBC = Yale Babylonian Collection/Yale Babil Koleksiyonu)
Tablet üzerinde bir kare, bu kareni
n köşegenleri ve Babillilerin 60'lık (seksagesimal) sayı sisteminde yazdığı çivi yazısı rakamlar yer almaktadır.
Tabletin üstündeki çivi yazısının açılımı şöyledir.
1 + 24/60 + 51/3600 + 10/216000
Bu sayı ondalık sayı sistemine çevrildiğinde 1,41421296... değerine ulaşılmaktadır ki bu değer √2'nin gerçek değeri olan 1,41421356 sayısına çok yakındır. Bu değer antik çağda ulaşılan en yüksek matematiksel doğruluk olarak kabul edilmektedir.
Tablet, kenarı 30 birim olan bir karenin köşegen uzunluğunun yaklaşık 42,42* birim olarak hesaplanmasını göstermektedir ki bu hesaplama, doğrudan Pisagor Teoremi'nin (a^2 + b^2 = c^2) tezahürüdür. (Tablet Pisagor'un doğumundan 1000 yıl önce oluşturulmuştur.)
* 42,42 birimlik değerin nümerolojik olarak 66 sayısını oluşturması dikkat çekmektedir. (4+2 = 6, 4+2 = 6)
Bugün 1 saatin 60 dakika, 1 dakikanın 60 saniye olması ve dairenin 360 dereceye bölünmesi de doğrudan Babil matematiğindeki 60'lık sayı sistemine dayanmaktadır.
Babillilerin 60'lık sayı sistemi kullanmaları, kutsal kitaplarda özellikle vurgulanan 6 sayısının ilahi kozmik bir kod olma niteliği açısından da anlam ifade etmektedir.
Kitaplarda 6 sayısı ile ilgili bazı tezahürler şöyledir:
Ayrıca, estetiğin sayısal ifadesi olan Altın Oran'ın kaynağı olan Fibonacci dizisindeki sayıların grafik olarak 6 formunda spiraller oluşturması da konuyla ilintilidir.
Saturday, October 24, 2026
Rastgele değil Hesap ile, Ölçü ile ...
Information Theory (Bilgi Teorisi)
Aparavidya ve Paravidya
Ramanujan'ın Pi formülü
COVID19, Yapay Zeka ve Kuantum Sıçraması
Schrödinger dalga fonksiyonu
Atomdaki "Ruhsal tekerlekler"?
2, 7 ve 27 sayılarının gizemi
Her sayı gibi keşfedilmiş veya henüz keşfedilmemiş özgün nitelikleri olan 2, 7 ve 27 sayıları matematiksel ve astronomik açıdan olduğu kadar kutsal kitaplardaki tezahürleri açısından da önem arzetmektedirler.
2 ve 7 sadece kendilerine bölünebilen sayılardır yani asal sayılardır.
9 sayısının 7'ye bölümünden kalan sayı 2'dir.
2 ve 7 sayısının toplamı 9'dur. Dolayısıyla 27 sayısının nümerolojik değeri de 9 (2+7 = 9) olmaktadır.
27 sayısı 3^3 (3x3x3) olarak yazılabilen "Perfect Cube" (Mükemnel Küp) niteliğinde olan ilk tek küp sayıdır. Bu geometrik ve aritmetik kararlılık, matris teorilerinden soyut cebire kadar birçok alanda temel bir yapı taşı niteliğindedir.
27 sayısı, sayı değerlerinin toplamı (2 + 7 = 9), asal çarpanlarının hanelerinin toplamına (3 + 3 + 3 = 9) eşit olan özel bir sayıdır. Bu tip özel sayılara Smith Sayısı adı verilmektedir.
27 Sayısı, kendi basamaklarının toplamına (2 + 7 = 9) kalansız bölünebilen (27 / 9 = 3) bir tamsayıdır. Bu tip sayılara Hashad Sayıları adı verilmektedir.
Cebirsel geometrideki en ünlü teoremlerden biri olan Cayley-Salmon Teoremi'ne göre, pürüzsüz bir kubik yüzey (üçüncü dereceden bir yüzey) üzerinde tam olarak 27 düz doğru bulunur.
Kuantum mekaniğinin matematiksel altyapısında kullanılan ve "Albert Algebri" olarak bilinen tek istisnai Jordan algebrası 27 boyutludur.
Bozonik Sicim Teorisi'ne (Kritik Boyut Teorisi) göre, evrenin tutarlı bir matematiksel modelde işleyebilmesi için uzay-zamanın 27 boyutlu olması gerekir.
Modern kozmolojik modellere (Lambda-CDM) göre, evrenin toplam kütle-enerji yoğunluğunun yaklaşık %27'sini Karanlık Madde (Dark Matter) oluşturur.
Ay'ın Dünya etrafındaki bir tam turunu ya da kendi ekseni etrafındaki dönüşünü tamamlama süresi olan Sideral Ay Döngüsü 27 gündür.
Güneş'in ekvator bölgesinin kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşü (sinodik periyodu) tam olarak 27 gündür. Bu döngü, Dünya üzerindeki jeomanyetik fırtınaların tekrarlanma sıklığını doğrudan etkilemektedir.
2 ve 7 sayıları Kur'an'daki tezahürleri açısından da dikkat çekmektedir.
"Eyni/Esneyni" (İki) kök kelimesi ayetlerde 27 kere tekrarlanmaktadır.
"Seb'a" (Yedi) kök kelimesi de ayetlerde 27 kere tekrarlanmaktadır. ("Seb'ine" (Yetmiş) kelimesi dahil olarak)
Aşağıdaki ayette yer alan "Seb'an minel mesani" (سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي) (İkililerden yedi / İkili yedi) kelime grubunun ebced değeri olan 855 sayısının nümerolojik değeri de 9 olmaktadır. (8+5+5 = 18 ... 1+8 = 9)
15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim
(Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an’ı verdik.)
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ
Bu ayetin ebced değeri olan 2916 sayısının nümerolojik değeri de 9 (2+9+1+6 = 18 ... 1+8 = 9) olmaktadır.
Ayrıca ayetin ebced değeri olan 2916 sayısı, 29 ve 16 olarak ayrıldığında nümerolojik olarak yine 2 ve 7 sayıları tezahür etmektedir. (2+9 = 11 ... 1+1 = "2" ve 1+6 = "7")
"Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi olan 2701 sayısının ilk iki hanesinin 2 ve 7 sayılarından oluşması da konu bağlamında dikkat çekmektedir.
Tevrat'ın "Yaratılış" suresinin aşağıdaki ayetlerinde de 2, 7, 27 sayılarına işaret edilmektedir.
1-Yaratılış-8-13 Nuh ALTI YÜZ BİR yaşındayken, BİRİNCİ ayın BİRİNDE yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapağı kaldırınca toprağın kurumuş olduğunu gördü.
1-Yaratılış-8-14 İkinci ayın YİRMİ YEDİNCİ günü toprak tümüyle kurumuştu.
- Ayet ikilisindeki ayetlerin ayet alt numaralarının toplamı 27 (13+14 = 27) olmaktadır.
- Ayet ikilisinin sure ve ayet numaraları olan 1 ve 8 sayıları iki kere tekrarlandığından, nümerolojik olarak ortaya 2 ve 7 sayıları çıkmaktadır. (1+1 = 2 ve 8+8 = 16 ... 1+6 = 7)
- Ayet ikilisinin ilk ayetinde yer alan "Altı yüz bir yaşindayken birinci ayın birinde" ifadesindeki 601, 1 ve 1 sayıları 7 (6+0+1 = 7) ve 2 (1+1 = 2) sayılarının tezahürüne vasıta olmaktadır.
- Ayet ikilisinin ikinci ayetinde doğrudan 27 sayısı zikredilmektedir.
Friday, October 23, 2026
153 balık meselesi
Star Trek dizisindeki nümerolojik kodlama
"Temiz kelime" olabilmek...
"Her şey kelimedir." gerçeğinin bir tezahürü olan insanın nihai var oluş amacı "temiz kelime" olabilmektir. Bu husus, İbrahim suresinin aşağıdaki ayet grubunda misalleme yoluyla bildirilmiştir.
14/24 Görmedin mi ki Allah, kökü sabit ve dalları göğün içinde olan temiz ağaç gibi olan TEMİZ KELİMENİN misalini nasıl beyan etti?
14/25 Rab’binin izni ile her zaman yemişini verir. Allah misalleri insanlar için beyan eder. Umulur ki hatırlarlar.
14/26 Ve PİS KELİMENİN misali, yerin üstünden ayrılmış, kendisine durak yeri olmayan pis ağaç gibidir.
Fatir suresinin aşağıdaki ayetinde de ruhsal tekamülün yegane yolunun "temiz kelime" (temiz ruh) olabilmek olduğu "O'na yükselmek" teşbihiyle bildirilmektedir.
35/10 Kim üstün kudreti istiyorsa, saygınlık üstün kudret tümüyle Allah içindir. TEMİZ KELİME O'NA YÜKSELİR. İyi işler de onu yükseltir. O kötülüklerle tuzak kuranlar, şiddetli azap onlaradır. İşte onların tuzağı, o batıp dağılır.
Bu bağlamda, yaratılışın kaynak kodlarının "kelimeler" olduğunu yani "her şeyin kelime olduğunu" bildiren ayetleri hatırlamakta da fayda bulunmaktadır..
10/82 ... Allah gerçeği KELIMELERİ ile gerçekleştirir.
44/24 .... Allah batılı imha eder ve gerçeği KELIMELERİ ile gerçekleştirir. ....
4/171 .... Meryem oğlu Mesih İsa, kesinlikle Allah’ın resulü, Meryem'e attığı KELİMESİ ve O’ndan RUHTUR. .....
İncil;
43-Yuhanna-1-1 Başlangıçta KELİME vardı. KELİME Tanrı'yla birlikteydi ve KELİME Tanrı'ydı.
"Bak" ki olsun, "Bak" ki dönüşsün!
Spiritüel kültürde "Bakmak madde yaratır" şeklinde ifade edilen yaklaşım, bilimsel literatürde "Kuantum Gözlemci Etkisi" (Quantum Observer Effect) olarak bilinmektedir. Işığın ve maddenin hem dalga hem de parçacık gibi davranabildiğini (dalga-parçacık ikiliği) gösteren "Çift Yarık Deneyi", Kuantum Gözlemci Etkisi ile ilgilidir.
Kuantum mekaniğinde atom altı parçacıklar (elektronlar, fotonlar vb.) bir gözlemci tarafından onlara bakılmadığı (ölçüm yapılmadığı) müddetçe birer katı nesne gibi değil, "olasılık dalgaları" olarak davranırlar. Yani aynı anda birden fazla yerde bulunma potansiyeline (süperpozisyon) sahiptirler.
Ancak bir parçacığın tam olarak nerede olduğunu anlamak için bir ölçüm cihazı yerleştirilerek "bakıldığında", anılan "olasılık dalgası" çökmekte ve parçacık "tek bir somut konumda", yani "madde (parçacık) biçiminde" kendini göstermekte, bir başka deyişle "var" olmaktadır.
Bu noktada, "bakmak/gözlemlemek" kavramının, "görmek/gözle algılamak" kavramından farkı da açığa çıkmaktadır. Zira konu bağlamında "bakmak" eylemi "gözlemlemek suretiyle etkileşime girmek" anlamını temsil etmektedir.
Bakara suresinin aşağıdaki ayetinde "Nazar" (Bakma) kelimesiyle "Ra" (Görmek) kelimesi arasındaki farka vurgu yapılmakta olup, bir varlıkta herhangi bir değişimin/dönüşümün/tekamülün gerçekleşebilmesi için o varlığın "ilahi bakışa/gözlemlenmeye" muhtaç olduğu bildirilmektedir.
2/104 Ya eyyuhellezine amenu LA TEKULU RAİNA VE KUL UNZURNA vesmeu ve lil kafirine azabun elim
(Ey o inananlar, "BİZİ GÖR." DEMEYİN ve "BİZE BAK." deyin ve dinleyin. Elim azap inkarcılar içindir.)
Aşağıdaki ayetlerde ise "hallerinde herhangi bir değişim vuku bulmayan" varlıkların "Bakılmayanlar" olarak nitelendikleri görülmektedir.
15/8 Ma nunezzilul melaikete illa bil hakki ve ma kanu izen MUNZARİN
(Melekleri gerçek dışında indirmeyiz. O zaman gözlenip BAKILANLAR olamazlar.)
44/29 Fe ma beket aleyhimus semau vel erdu ve ma kanu MUNZARİN
(Gök ve yer onlar üzerine ağlamadı. Gözlenip BAKILANLAR da olmadılar.)
Konuşma dilinde yer alan "Göze gelmek", "Göz değmek", "Nazar değmek", "Kem göz" ifadelerinin, "Kuantum Gözlemci Etkisi"ni yani gözlemleme/bakma sonucunda bir süjede oluşan olumsuz yöndeki hal değişimini/dönüşümü tanımlıyor olması da dikkat çekmektedir.
Kehf suresinin, bozguncu Ye'cuc ve Me'cuc meseliyle ilintili olan aşağıdaki ayetinde "terkedilen" yani bakılmayan/gözetilmeyen/gözlemlenmeyen varlıkların "dalgalandıkları" ifade edilmektedir ki bu ifade, kuantum fiziğindeki "bakılmayan/gözlenlenmeyen" parçacıkların "olasılık dalgaları" olarak davranmaları fenomenine net atıf niteliğindedir.
18/99 Ve o gün, onları birbirlerinin içinde DALGALANMAYA TERKETTİK. Borunun içine üflenir de onların hepsini toplarız.
Kuantum spin ve İki kere dönüş
Maddenin sınır kapısı
Periyodik tabloda henüz keşfedilmemiş veya laboratuvarda sentezlenmemiş olan teorik 137. element (Untriseptiyum (Feynmanium) ) ve 173. element (Unsepttriyum (Ultimium) ), "Periyodik tablonun sınırları neresidir?", "En son hangi element var olabilir?" sorularına yanıt aranırken karşılaşılan iki kritik eşiği temsil etmektedir. (137 ve 173 sayıları elementlerdeki proton adetleridir.)
Fizikçi Richard Feynman, rölativistik Dirac denklemine dayanarak periyodik tablonun 137. elementte son bulması gerektiğini öne sürmüştür. Zira Bohr atom modeline göre, bir atomun çekirdeğindeki proton sayısı (Z) 137'ye ulaştığında, en içteki yörüngede (1s) dönen elektronun hızının ışık hızına (\(c\)) ulaşması veya onu geçmesi gerekir. Işık hızı aşılamayacağı için teorik olarak nötr bir 137. elementin var olamayacağı düşünülmüş ve bu yüzden elemente gayriresmi olarak Feynmanium adı verilmiştir.
Modern kuantum mekaniği hesaplamaları, Feynman'ın, atomu "noktasal bir yük" olarak alan modelini geliştirip çekirdeğin bir hacmi olduğunu hesaba kattığında, sınırın aslında 137 değil, 173 olduğunu göstermiştir.
Netice itibarıyla, yukarıdaki teorilere göre 137. veya 173. elementler maddenin farklı haline/hallerine açılan "sınır kapısı" niteliğindedirler.
Söz konusu teorik elementlerin atom numaraları, atomlardaki farklı enerji düzeylerinin varlığı ile ilgili olan "İnce Yapı" (Fine Structure) kavramı ile de bağlantılıdır. Zira İnce Yapı Sabiti olarak baz alınan değer 1/137'dir.
Yukarıdaki sayısal değerler nümerolojik açıdan incelendiğinde 11 (1+3+7 = 11; 1+7+3 = 11) sayısı ile karşılaşılmaktadır. Bu sayının, "boyut portalı (kapısı)", "boyut geçidi" ve "halden hale geçiş" kavramlarının sembolü olduğu dikkate alındığında, 137. veya 173. elementlerin "maddenin sınır kapısını" yani "farklı bir madde haline açılan kapıyı" temsil ettiklerini öne süren teoriyle bir uyum göze çarpmaktadır.
Ayetlerde de 11 nümerolojisi "kapı açılması" kavramıyla ilintili olarak tezahür etmektedir.
7/40 O ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara kibirlenenlere, onlara göğün kapıları kesinlikle açılmaz. ...
54/11 Böylece akıp dökülen su ile göğün kapılarını açtık.
Her iki ayetin kodlarındaki rakamların toplamı 11 olmaktadır. (7+4+0 = 11; 5+4+1+1 = 11)
Altıncı duyu
İnsanların madde planı olan dünyayı algılamasını sağlayan ve maddi nitelikte olan beş duyu, görme (göz), işitme (kulak), koklama (burun), tat alma (dil) ve dokunma (deri) duyularıdır.
Altıncı duyu ise madde ile ilgili olmayan, ruh (kelime, bilinç) ile ilgili olan duyudur. Bir başka deyişle altıncı duyu, zahiri maddenin ardında olanı, onun mevcudiyetinin özünü yani yaratılış frekansını hissettiren batıni duyudur.
Yaratılışın ardındaki idraklere sığmaz kudret olan Yaratıcı'nın ismi olan "Allah" kelimesinin ebced değerinin 66 olması konu bağlamında önem arzetmektedir.
Mücadele suresinin aşağıdaki ayetinde, "maddi duyularla algılanamama" fenomeni "Allah" kelimesi misali ile vurgulanmaktadır. Ayette Allah'ın, maddi olmayan yani beş duyu ile algılanamayan ancak altıncı duyu ile algılanabilen daimi varlığına işaret edilmektedir.
58/7 E lem tere ennALLAHE ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ardi ma yekunu min necva selasetin illa huve rabiuhum ve la hamsetin illa huve SADİSUHUM ve la edna min zalike ve la eksere illa huve meahum eyne ma kanu summe yunebbiuhum bima amilu yevmel kiyameti innallahe bi kulli şey'in alim
(Kesinlikle ALLAH'ın, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa bildiğini görmüyor musunuz? Üç kişi arasındaki gizli fısıltı, O onlardan dördüncüsü olmadan olmaz. Beş kişi arasındaki, O onlardan ALTINCISI olmadan olmaz. Ne bundan daha azı, ne de çoğu, O'nun onlarla birlikte olduğu zaman haricinde olmaz. Sonra, ayağa kalkış gününde, onlara o yaptıklarını haber verir. Kesinlikle Allah her şeyi bilendir.)
Ayette bildirilen sayı misallerinin "Sadisuhum" (Altıncıları) kelimesiyle sonlandırılmış olması "6. duyu" kavramı açısından dikkat çekmektedir.
Ayetteki "Sadisuhum" (سَادِسُهُمْ) (Altıncıları) kelimesinin 6 harften oluşması da ayrıca uyum arzetmektedir. (سَ ا دِ سُ هُ مْ )
Ayetlerde geçen "6 günde yaratılış" kavramı da maddenin ardındaki yaratıcı frekans/kudret olan bilinçli iradeye işaret niteliğindedir. Ayetlerde geçen "Sitteti" (سِتَّةِ) (Altı) kelimesinin ebced değerinin (465) nümerolojik değeri de 6'dır. (Sin 60 + Te 400 + He 5 = 465 ... 4+6+5 = 15 ... 1+5 = 6)
Ters yöne bakan, içiçe geçmiş iki üçgenden oluşan ve ruh-madde, gök-yer, eril-dişil, ışık-karanlık, iyi-kötü gibi evrendeki ikiliklerin (düalite) birleşmesini ve dengelenmesini yani yaratılışı temsil eden Davud Yıldızı (Heksagram / Süleyman'ın Mühürü) isimli sembol de 6 sayısı ile ilintilidir. Sembolde bir "altıgen" ve "altı küçük üçgen" bulunmaktadır.
Thursday, October 22, 2026
İnsandaki atom sayısı
Ortalama 70 kg ağırlığındaki yetişkin bir insan vücudu yaklaşık olarak şunları 7 oktilyon (7 × 10^27) atom içermektedir.
https://en.wikipedia.org/wiki/Composition_of_the_human_body
Yukarıdaki sayısal değeri oluşturan rakamların (7 × 10^27), "Allah" kelimesinin kitaptaki tekrar adedi olan ve yaratılışın temel kodlarından (rakamlarından) oluşan 2701 sayısındaki rakamlar olması dikkat çekmektedir. Bu durum yaratılışın kodlarının insanda tezahürüne işaret niteliğindedir.
Ayrıca aşağıdaki ayette geçen ve Kur'an'ı niteleyen "Seb'an minel mesani" (İkililerden yedi/İkili yedi) kavramı da konu bağlamında uyum arzetmektedir.
15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim
(Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an’ı verdik.)
"101 Dalmaçyalı"'daki okült sembolizm
İngiliz yazar Dodie Smith'in 1956 yılında, "çocuk romanı" olarak yazdığı, daha sonra 1961 yılında sinema çizgi filmi de yapılan "101 Dalmatians" (101 Dalmaçyalı) kitabı içerdiği okült satanik mesajlar ve sembolizm açısından dikkat çekmektedir.
Filmin kısaca konusu, Dalmaçyalı köpeklerin postlarından kendisine kürk yapmak isteyen şeytani bir karakterin köpekleri kaçırmasına dayanmaktadır.
- Kitabın yazıldığı tarihin son iki rakamının toplamı olan sayı, düalitenin (ikilik), döngünün, boyut portalının ve halden hale geçişin sembolü olan ve küresel şeytani zümre tarafından kitlesel operasyon kodu olarak kullanılan 11 (5+6 = 11) sayısıdır.
- Filmin ismindeki 101 sayısı da 11 sayısının bir tezahürü niteliğindedir.
- Kitapta, Pongo ve Perdita isimli iki köpeğe ilave olarak, kaçırılmış olan 99 köpek de ilave edilince ortaya 101 sayısı çıkmaktadır. 99 sayısı ise numerolojik olarak, 666 sayısının yani 18 üzerinden 9 sayısının tezahürüdür. (9+9 = 6+6+6 = 18 ... 1+8 = 9)
- Dalmaçyalıların siyah ve beyaz renkleri de düalite sembolizmi teşkil etmektedir. (Yin Yang figüründeki gibi)
- Filmde sıkça kullanılan damalı yüzey görselleri de yine 11 sayısının temsili olan okült sembolizmi yansıtmaktadır.
- Köpekleri kaçıran ve postlarından kendisine kürk yapmak! isteyen kötü karakterin ismi "Cruella de Vil" olup, bu isim esasen "Cruella" (Zalim) ve "Devil" (Şeytan) kelimelerini temsil etmektedir.
- Kötü karakterin yaşadığı yerin ismi ise "Hell Hall" (Cehennem Konağı)'dur.
- 2021 yılında çekilen "Cruella" filmi, söz konusu Cruella de Vil’in gençlik yıllarını ve dönüşüm hikayesini anlatmaktadır.
İkili kodlanmış yazılım (Kitaben muteşebihen mesaniye)
Yaratılışın kodlarını içeren ilahi bir yazılım olan Kur'an'ın, özünde ikili kodlardan (binary codes) oluşan bir sistem olan bilgisayar yazılım teknolojisinin de temel ilham kaynağı olduğunu ortaya koyan ayetler şöyledir.
Kur'an'da sadece Mutaffifin suresinin aşağıdaki "iki" ayetinde "Kitabun merkum" (Rakamlandırılmış kitap/Rakamlandırılmış yazı/Kodlanmış yazılım) ifadesi yer almaktadır. Bu ayetlerdeki "2" nümerolojisi dikkat çekmektedir.
83/9 Kitabun merkum
كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ
(Rakamlandırılmış kitap.)
83/20 Kitabun merkum
كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ
(Rakamlandırılmış kitap.)
- Ayetlerin ait olduğu surenin numarası olan 83 sayısının nümerolojik değeri 11'dir. (8+3 = 11 ... 1+1 = 2)
- Ayetlerin numaralarının toplamının nümerolojik değeri de 11'dir. (9+20 = 29 ... 2+9 = 11 ... 1+1 = 2)
- "Kitabun merkum" ifadesinin ilk kez geçtiği ayetin kodunda (83/9) 2 nümerolojisi bulunmaktadır. (8+3+9 = 20 ... 2+0 = 2)
- "Kitabun merkum" ifadesinin ikinci kez geçtiği ayetin numarasında da (20) 2 nümerolojisi bulunmaktadır. (2+0 = 2)
- Ayrıca yukarıdaki iki ayeti oluşturan cümlenin ebced değeri 809 olup, bu sayının nümerolojik değeri 8 (8+0+9 = 17 ... 1+7 = 8) olmaktadır. Bilgisayar yazılım teknolojisinde her bir karakter, 8 bitlik (1 byte) birimlerden oluşmaktadır. (En küçük veri depolama birimi olan "bit" ise ikili kodlardan (0 veya 1) oluşur.)
- Ayetteki "Merkum" (Rakamlandırılmış) kelimesinin ebced değeri 386 olup, bu sayının nümerolojik değeri de 8 (3+8+6 = 17 ... 1+7 = 8) olmaktadır.
Zümer suresinin aşağıdaki ayetinde yer alan "Kitaben muteşebihen mesaniye" ifadesi ise net olarak "İkili kodlanmış yazı/yazılım" anlamına gelmektedir.
39/23 Allahu nezzele ahsenel hadisi KİTABEN MUTEŞEBİHEN MESANİYE ....
اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَاباً مُتَشَابِهاً مَثَانِيَۗ
(En güzel sözü, BENZETMELİ İKİLİ KİTAP/İKİLİ KODLANMIŞ YAZI olarak Allah indirdi. .... )
Kitab = Yazı, Yazılım
Muteşebih = Benzetmeli, Kodlanmış*
Mesaniye = İkili
*Kodlama, bir şeyin başka bir şey ile temsil edilmesi/ifade edilmesi yani bir şeyin başka bir şeye "benzetilmesi" esasına dayanan bir sistemdir.
Hicr suresinin aşağıdaki ayetinde ise Kur'an, "Seb'an minel mesani" (İkililerden yedi/İkili yedi) olarak tanımlanmaktadır.
15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ
(Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an’ı verdik.)
Bilgisayar yazılım sisteminin temeli ASCII kodları olarak isimlendirilen 128 (1+2+8 = 11) temel karakterden, 1 byte ise, her biri "ikili" kodlar içeren "7" bitten oluşmaktadır. Dolayısıyla bu durum bir "İkili Yedi" tezahürü niteliğindedir. Daha sonra karakter adedi 256'ya, 1 byte'taki bit adedi ise 8'e çıkarılmıştır. 8 bitlik kodlamadaki fark, 7 bitlik kodun en başına, içinde 0 bulunan bir bit daha eklenmesidir.
Ayrıca bkz.
https://kuranilmi.blogspot.com/2026/02/yonlendirme-olan-yazlm.html?m=1
https://kuranilmi.blogspot.com/2026/02/2701-ve-ikili-yediler.html?m=1
https://kuranilmi.blogspot.com/2025/08/indirme-kodu-8.html?m=1
https://kuranilmi.blogspot.com/2025/01/hakknda-suphe-olmayan-yazilim.html?m=1
Sunday, October 18, 2026
Adem - İsa Döngüsü
Friday, October 16, 2026
Hareketli dağlar
Dünya'nın dış kabuğu, tektonik levha adı verilen devasa yapboz parçalarından oluşur. Bu levhalar, altlarındaki magma tabakasının üzerinde yılda birkaç santimetre hızla sürekli hareket eder. Dağlar da bu levhaların üzerinde yer aldığı için, kıtalarla birlikte çok yavaş bir şekilde coğrafi olarak yer değiştirirler.
Dağların tektonik hareketler nedeniyle bir yılda ortalama yatay yer değiştirme hızı yaklaşık 1–10 cm/yıl aralığındadır. Ancak bu hız, dağın bulunduğu bölgeye göre değişir.
27/88 Ve (1) TERA (2) EL (3) CİBALE (4) TAHSEBU (5) HA (6) CAMİDETEN (7) VE (8) HİYE (9) TEMURRU (10) MERRAS SEHAB sun'allahillezi etkane kulle şey’innehu habirun bima tefalun
وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّـذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ
(Ve DAĞLARI GÖRÜRSÜN DE ONLARI SABİT SANARSIN. ONLAR BULUTUN GEÇMESİ GİBİ GEÇERLER. O, her şeyi yapan Allah’ın sanatıdır. Kesinlikle O ne yaptığınızdan haberdardır.)
Ayetteki kritik kelime olan "Temurru" (تَمُرُّ) (Geçerler) kelimesinin sıra numarasının ve ebced değerinin 10* olması, yukarıda belirtilen "yıllık ortalama dağ hareket hızı" değeri ile hem doğrudan (üst sınır 10 cm) hem nümerolojik (alt sınır 1 cm) uyum arzetmektedir.
* "Temurru" (تَمُرُّ) ... Te 400 + Mim 40 + Ra 200 = 640 ... 6+4+0 = 10


























