Çeviri

Thursday, May 21, 2026

Bilgi Kitabı?!

Bu bölüm, aşağıda logosu yer alan "Dünya Kardeşlik Birliği" ve bu oluşumun kudsiyet atfettiği "Bilgi Kitabı" konusunda iletilen bir yoruma istinaden, çok detaya inmeyen bir cevap olarak yazılmıştır. (Yorum kısmında yeterli alan olmadığı için ayrı bir bölüm oluşturulmuştur.) 


Logodaki üçgenin köşelerinde yer alan O, M ve K harflerine de sırasıyla Allah (O), Muhammed (M) ve İsa (K / Kurtarıcı) anlamları yüklenmiştir!?


Mevlana lakabıyla anılan Celaleddin Rumi'nin yazdığı belirtilen "Mesnevi"* isimli kitabın ilk bölümünde şu cümle yer almaktadır.

“Mesnevi, dinin esaslarının esaslarının esaslarıdır."

Kur'an'ın mevcudiyetine rağmen böyle bir ifadenin kullanılmış olması oldukça düşündürücüdür. 

* En aşağıda linki bulunan "Mesnevide dikkat çeken ifadeler" başlıklı bölüm incelenebilir.

"Dünya Kardeşlik Birliği" isimli oluşumun "Bilgi Kitabı" olarak adlandırdığı yazı derlemesinin ilk bölümünde de benzer cümleler yer almaktadır.

"Bu Kıtalararası yegane Kitaptır."

"Simdi (İLK KİTAP İLE SON KİTAP ARASINDAKi TÜM KİTAPLAR BU KİTAPTA) Birleştirilmiştir."

"Ve Evrene Tek Kutsal Kitap olarak hediye edilmiştir."

"Bu kitabı yazanlar kutsal yerlere kabul edilecektir."

"Kartalların Diyarındaki Merkezi Sisteme gireceklere bu Kitap yol gösterecektir."

Yukarıdaki cümleler incelendiğinde, "Mesnevi" ve "Bilgi Kitabı" olarak isimlendirilmiş olan iki kitabın da diğerlerinden "üstün olduğu", "esas kitap", "yegane kitap olduğu" mesajının verildiği görülmektedir. Oysa ki "birleştiricilik" misyonunun konu edildiği bir felsefi akımda! "diğerine göre üstünlük" kavramının ve iddiasının yer alması özde farklı bir yaklaşımın ve niyetin mevcut olduğu izlenimini vermektedir.

Dikkat edilecek olursa Kur'an ayetlerinde, Kur'an'ın, "kendinden önceki kitapları doğrulayıcı (musaddik)" niteliğinden bahsedilmekte, "üstünlük" veya "yeganelik" vurgusu yapılmamaktadır. Zira yaratılıştan bu yana her topluma haberciler vasıtasıyla bilgiler, kitaplar gönderildiği ayetlerde özellikle belirtilmektedir. 

Dolayısıyla bu her iki kitabın da daha başında "diğerlerinden üstün", "esas olan bu", "bu yeganesi" mealinde mesajlar içermesi, ilahi nizamdaki birleştiricilik ve tevazu ilkesi ile uyum arzetmemekte, aksine belirli bir şahsın veya grubun belirli bir sebeple toplumda farklılaşma, sanal üstünlük tesis etme ve cemaat/tarikat oluşturma çabasının yansıması gibi görünmektedir. Zira mevcut kutsal kitaplar zaten her konuyu ve her kodu içerecek şekilde ve zamandan/mekandan münezzeh olarak bahşedilmişlerdir.

Kitapta, muhtelif örnekleri olan dikkat çekici ifadelerden bazıları şöyledir.

BK'dan : "ALLAH Uludur. O bulunduğu Ortamın Tanrısıdır."

Yaratıcının zamandan ve mekandan münezzeh olduğu gerçeğine rağmen O'nun varlığını ve kudretini "bulunduğu ortam" ifadesiyle sınırlandırmak kavramsal bir tezat oluşturmaktadır. 

BK'dan : "Bizler O'ndan bir parçayız."

Yaratılmış olanın, idrakine sığamayacak olan Yaratıcısının "bir parçası" olması mümkün değildir. Yaratılmış olan ancak Yaratıcısının iradesinin bir tezahürü olabilir. Bu ifade tasavvuftaki klasik "vahdet-i vücud" yaklaşımının bir tezahürü olup, nihayetinde "insan tanrıdır" düşüncesine kapı açmaktadır. (Bu düşünce esasen kitlelerdeki Yaratıcı bilincini ve algısını yok etmek isteyen küreselcilerin, temelinde "şirk" yatan kavramsal tuzağıdır.) Bu hususa bir ayette şöyle değinilmektedir.

43/15 Ve O'NA KULLARINDAN PARÇALAR OLUŞTURDULAR. Kesinlikle insan apaçık inkar edendir.

BK'dan : "ALFA Kotu Direkt RAB Kotudur."

"Alfa", Yunan alfabesinin ilk harfi olup Arapçadaki "Elif"in muadilidir. Arap alfabesinin ilk harfi olan "Elif", hurufu mukatta içinde de yer alan, ayetlerde özel olarak kodlanmış olan ve 'biri / teki" simgeleyen bir harftir ki bu bilgi Kur'an'da zaten mevcuttur.

BK'dan : "Unutmayınız ki, Vücudunuzda Varoluşunuzdan bugüne kadar degişmeyen Üç şeyiniz vardır: Birincisi Ruhunuz - İkincisi Parmak İziniz - Üçüncüsü ise EI yazınızdır."

Öncelikle Kur'an'da "Bilinç" ve "Kelime" kavramlarıyla ilintilendirilen "Ruh", madde aleminin dışında bulunan ancak maddeye tesir göndermek ve madde bedeni kullanmak suretiyle, sonsuz tekamül sürecinde kaba madde planını da deneyimleyen bir varlıktır. Dolayısıyla ruh "değişmeyen" değil, tekamül yolculuğunda daima "değişim" halinde olan bir varlıktır. Ve ruh, "vücuttaki şey" değil, vücudu kullanan "bilinç"tir. 

.....

.....

Kitaptaki örnekler çoğaltılabilir.

Yukarıda anılan oluşumun önderi addedilen ve "Bilgi Kitabı"'nın kendisine vahyedildiğini ifade eden şahıs ile ilgili basına yansıyan haberler de incelenebilir.

Netice itibarıyla yukarıda yazılanlar durum tespitinden ibarettir. Her birey, mevcut kaynakları okuyarak, detaylı inceleyerek ve birbirleriyle karşılaştırarak doğru olanı kendisi keşfetme yetisine sahiptir ki zaten bu da ilim yolcusu insanın en büyük sınavıdır. 

2/79 Vay o kitabı elleriyle yazanlar ve sonra onu az değere satmak için "Bu Allah’ın indindendir." diyenler için. Vay onlara o elleriyle yazdıklarından ve vay onlara o kazandıklarından. 

Ayrıca bkz.

No comments:

Post a Comment