Çeviri

Wednesday, July 1, 2026

Rüya Zamanı Kozmolojisi

Mitoloji*, bir kültürdeki kutsal anlatılar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla mitoloji kelimesi semantik olarak Politeizm (Çok Tanrıcılık) kavramı ile doğrudan özdeş nitelik arzetmemektedir.

*mitoloji : gre. * mythologia (muthos, mythos (konuşma, düşünce, söz, söylem) + logia (bilim, bilme; söz, anlatı, söylem) (logos (kelime, bilgi, söylem, söz, akıl) + eia (isim yapım, yer ve durum eki) ) 

Mitolojik anlatılarda yer alan ve adetleri çok olan "Tanrılar" esasen, Kur'an'daki "Melek" kelimesinin karşılığı olmaktadır. Dolayısıyla, yaratılıştaki vazifeli varlıkların (meleklerin) "ilah" yerine konması yanılgısı vasıtasıyla şirk durumu oluşmaktadır. Bu politeist yanılgıya Al'i İmran suresinin aşağıdaki ayetinde işaret edilmektedir.

3/80 Ve size, MELEKLERİ ve habercileri RABLER EDİNMENİZİ EMRETMEZ. Teslim olanlar olmanızdan sonra, size inkarı mı emreder? 

"Rüya Zamanı", Avustralya Aborjinlerinin mitolojik yaklaşımını tanımlayan kozmolojik bir terim olup, evrenin ve tüm varlıkların birbirine olan zamandan bağımsız, daimi ve manevi bağını ifade etmektedir. "Altjira" kelimesi ise "Gök Tanrısı" veya "Ulu Yaratıcı" anlamına gelmekte ve bu manevi bağın tek yöneticisini tanımlamaktadır.

Aborjin mitolojisine göre, "Rüya Zamanı", günlük zaman gibi ilerlemeyen, geçmişte kalmış bir dönem olmayan, sürekli var olan paralel bir gerçeklik düzeyini, ruhsal gerçekliği ve kozmik bilinç alanını temsil etmektedir.

Yaratılış safhasını, "Ağaç" kelimesi zikri ile konu alan İsra suresinin aşağıdaki ayetindeki "Rüya" kelimesi, semantik işlevi açısından "Rüya Zamanı" kavramı ile uyum arzetmekte gibidir. Zira, haberciye gösterilen "rüya" ve rüyadaki "lanetlenmiş ağaç", yaratılış sistemini, sistemdeki düaliteyi ve düalitenin negatif yönünü betimlemektedir.

17/60 Ve zamanında sana "Kesinlikle Rab’bin insanları kuşatmıştır." dedik. SANA GÖSTERDİĞİMİZ O RÜYAYI ve o Kur'an’da LANETLENMİŞ AĞACI insanlar için sınav olması haricinde oluşturmadık. ....

Dijital Panoptikon

Yunanca kökenli olan ve "Bütünü gözlemleyen / Her şeyi gören" anlamına gelen "Panoptikon"* kelimesi, merkeze yerleştirilen bir kuledeki gardiyanların, mahkumları her an görebildiği, ancak mahkumların gardiyanları göremediği dairesel hapishane modelini tanımlamaktadır.

* panoptikon : gre. * pan (her, tüm, bütün, hepsi, tam, tamamen) + optikon (gören, gözlemleyen) (opsis, opsia (görüş, görme, bakış, görünüş) ) + ikos, ikon (ile ilgili, gibi, -a ait, benzer) )

Güncel durumda, dijital teknoloji (yapay zeka algoritmaları, veri madenciliği) vasıtasıyla insanların internetteki tüm  çevrimiçi hareketleri sürekli takip edilmekte, kaydedilmekte, istatistiksel analizlerle yorumlanmakta ve kategorize edilmekte olup, bu durum "dijital panoptikon" ortamı yani dijital bir hapishane ortamı oluşturmaktadır.

Bir başka deyişle, küresel şeytanların kitlesel tahakküm gücünü maksimize eden yapay zeka, görünmez bir gözlemciye ve "yönlendirici"ye! dönüşmüş durumdadır. Teknokrat küreselcilerin bu stratejik yaklaşımı, dijital teknolojinin kolaylık veren ancak özgürlüğü ve özgür düşünceyi ortadan kaldıran bir niteliğe bürünmesine de neden olmaktadır.

A'raf suresinin aşağıdaki ayetinde "panoptikon" kavramına işaret edilmektedir.

7/27 ... Kesinlikle o (şeytan), o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. ...

Dolayısıyla insanın, kendisi için dizayn edilen bu hapishane ortamından sıyrılabilmesinin yegane yolu, zihinsel fonksiyonlarını tamamen yapay zekaya teslim edecek noktaya gelmemek, bireysel sınırlarını doğru belirlemek, kendi ürünü olan yapay zekayı kendi bilişsel gelişimi ve yükselişi için bir araç olarak kullanmayı başarabilmek olacaktır. Ancak o zaman "tuzak kuranların tuzakları kendi başlarına geçecektir."