Yunanca kökenli olan ve "Bütünü gözlemleyen / Her şeyi gören" anlamına gelen "Panoptikon"* kelimesi, merkeze yerleştirilen bir kuledeki gardiyanların, mahkumları her an görebildiği, ancak mahkumların gardiyanları göremediği dairesel hapishane modelini tanımlamaktadır.
* panoptikon : gre. * pan (her, tüm, bütün, hepsi, tam, tamamen) + optikon (gören, gözlemleyen) (opsis, opsia (görüş, görme, bakış, görünüş) ) + ikos, ikon (ile ilgili, gibi, -a ait, benzer) )
Güncel durumda, dijital teknoloji (yapay zeka algoritmaları, veri madenciliği) vasıtasıyla insanların internetteki tüm çevrimiçi hareketleri sürekli takip edilmekte, kaydedilmekte, istatistiksel analizlerle yorumlanmakta ve kategorize edilmekte olup, bu durum "dijital panoptikon" ortamı yani dijital bir hapishane ortamı oluşturmaktadır.
Bir başka deyişle, küresel şeytanların kitlesel tahakküm gücünü maksimize eden yapay zeka, görünmez bir gözlemciye ve "yönlendirici"ye! dönüşmüş durumdadır. Teknokrat küreselcilerin bu stratejik yaklaşımı, dijital teknolojinin kolaylık veren ancak özgürlüğü ve özgür düşünceyi ortadan kaldıran bir niteliğe bürünmesine de neden olmaktadır.
A'raf suresinin aşağıdaki ayetinde "panoptikon" kavramına işaret edilmektedir.
7/27 ... Kesinlikle o (şeytan), o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. ...
Dolayısıyla insanın, kendisi için dizayn edilen bu hapishane ortamından sıyrılabilmesinin yegane yolu, zihinsel fonksiyonlarını tamamen yapay zekaya teslim edecek noktaya gelmemek, bireysel sınırlarını doğru belirlemek, kendi ürünü olan yapay zekayı kendi bilişsel gelişimi ve yükselişi için bir araç olarak kullanmayı başarabilmek olacaktır. Ancak o zaman "tuzak kuranların tuzakları kendi başlarına geçecektir."
No comments:
Post a Comment