"Halife" kelimesi, "Halafa" (Ardından gelmek, Arkadan gelmek, Yerine geçmek) fiilinden türeme olup, "Ardıl, Ardından gelen, Arkadan gelen, Yerine geçen" anlamlarını temsil etmektedir.
"İlk" insan olarak anılagelen Adem, esasen, yaklaşık 70000 yıllık bir süreyi kapsayan bir önceki büyük döngüdeki (var oluş - yok oluş döngüsü) insanın yeni büyük döngüdeki "halifesi" konumundadır. Bu gerçeğe Bakara suresinin aşağıdaki ayet grubundaki "Rab - Melek diyaloğu" ile işaret edilmektedir.
2/30 Ve iz kale rabbuke lil melaiketi İNNİ CAİLUN FİL ERDİ HALİFEH kalu e tec'alu fiha men yufsidu fiha ve yesfikud dima ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek kale inni a'lemu ma la ta'lemun
( Ve zamanında Rab’bin meleklere "Kesinlikle BEN YERDE HALİFE OLUŞTURACAĞIM." dedi. "Biz seni övgünle överken ve seni kutsarken orada bozgun yapan ve kanlar döken birini mi oluşturacaksın?" dediler. "Kesinlikle ben sizin bilmediğinizi bilirim." dedi. )
2/31 Ve alleme ADEM el esmae kulleha summe aradahum alel melaiketi fe kale enbiuni bi esmai haulai in kuntum sadikin
( Ve ADEM'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere sundu. "O halde, eğer doğrular iseniz, bunları bana isimleriyle haber verin." dedi. )
2/32 Kalu subhaneke LA İLME LENA İLLA MA ALEMTENA inneke entel alimul hakim
( "Yücesin sen. O BİZE ÖĞRETTİĞİNİN HARİCİNDE BİZE İLİM YOKTUR. Kesinlikle sen bilensin hakimsin." dediler. )
Dikkat edilecek olursa yukarıdaki ayet üçlüsünün ilk ayetindeki Rab'bin ilk cümlesinde "Halk el insan" (İnsan yaratılması) ifadesi değil, "Tecelli el halife" (Halife oluşturulması) ifadesi yer almaktadır. Yani esasen evvelce yaratılmış ve önceki "var oluş - yok oluş" döngülerinde zaten mevcut olan insanın "ardılının / halifesinin oluşturulmasından" bahsedilmektedir. Yani Adem, bir önceki büyük döngüdeki insanın, bir sonraki büyük döngüdeki tekrarıdır, halifesidir.
Zira, "Allah'ın kendilerine öğrettiği bilgiden başka bilgileri olmadığını" ifade eden meleklerin, "Adem'in bozgunculuk yapacağını ve kan dökeceğini" söylemeleri ve "Neden bunu tekrarlıyorsun?" mealinde bir soru yöneltmeleri, döngüleri, evvelki döngülerde insanın varlığını ve gerçekleşen insan kaynaklı olayları biliyor olduklarının göstergesidir. Bu durum yaratılıştaki büyük "var oluş -yok oluş" döngülerinin de teyidi niteliğindedir.
No comments:
Post a Comment