Çeviri

Thursday, March 19, 2026

İnsanın “Freni” Akıl

Türkçe'de “Akıl” (Zihin, İdrak, Kavrayış) olarak telaffuz edilen kelime esasen Arapça kökenli bir kelime olan “Akl” kelimesidir. Bu kelimenin kökünde “Akala” (Engellemek, Mani Olmak, Men Etmek, Zaptetmek, Tutmak, Kilitlemek, Kontrol Etmek, Gem Vurmak, Dizginlemek)  fiili yer almaktadır. Dolayısıyla Türkçe'de “Akıl” olarak telaffuz edilen kelimenin semantik kökeninde “Yanlıştan uzak tutan, yanlışı engelleyen tesir” anlamı bulunmaktadır.

2/44 E te'murunen nase bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlunel kitab E FE LA TA'KİLUN

( Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredersiniz de nefislerinizi unutur musunuz? O HALDE AKIL ETMEZ MİSİNİZ? )

Arapçada yer alan ve Kur’an’da da “Akıl, İdrak, Sağduyu” anlamını içerecek şekilde zikredilen bir diğer kelime ise "Nuha" kelimesidir ki bu kelimenin kökünde de “Nehy” (Engellemek, Men Etmek, Alıkoymak, Yasaklamak) fiili yer almaktadır.

20/128 E fe lem yehdi lehum kem ehlekna kablehum minel kuruni yemşune fi mesakinihim inne fi zalike le ayatin li ulin NUHA 

( Onlardan önce, meskenlerinde gezen nice nesillerden helak etmemiz onları yönlendirmedi mi? Kesinlikle bunda, AKIL sahipleri için ayetler vardır. )

Yunancada yer alan “Phren” (Zihin, Akıl, İdrak ) kelimesinin kökeninde “Phronein” (Düşünmek, Akıl Yürütmek, Dikkat Etmek, Akıl Sahibi Olmak, Mantıklı Düşünmek) fiili bulunmaktadır. Örneğin "Şizofren" kelimesi, "Skhizein" (Kesmek, Yarmak, Ayırmak) ve "Phren" (Zihin, Akıl, İdrak) kelimelerinin birleşiminden oluşan ve "Zihin bütünlüğünü kaybetmiş, İdrak mekanizması kesintiye uğramış, Düşünce, duygu ve algı süreçlerinde parçalanma yaşayan, Akli kontrolünü yitirmiş" anlamına gelen bir kelimedir. Yunanca "Phren" kelimesinin, büyük ölçüde Yunanca’nın romanize edilmiş hali olarak kabul edilebilecek bir dil olan Latincedeki tezahürü ise “Frenum” kelimesidir ki bu kelime Türkçe'de kullanılmakta olup "Dizgin, Gem, Kontrol, Fren" anlamlarını temsil etmektedir.  

Konuşma dilinde yer alan ve “Vecede” (Bulmak) fiilinden türeme bir isim olan “Vicdan” kelimesi, “Doğrunun yanlıştan ayırt edilmesini sağlayan, yanlıştan men eden, yanlışı engelleyen içsel tesir” olarak tanımlanmakta olup, semantik köken olarak ise “Bulduran, İdrak ettiren, Doğruyu bulduran, Doğruyu idrak ettiren” anlamını temsil etmektedir. “Vicdan” kelimesi, “Kalp” kelimesi ile de ilintilendirilmekte olup, “Vicdansız” kelimesinin diğer bir temsilinin “Kalpsiz” kelimesi olması da bu ilintinin bir yansıması niteliğindedir. 

Kur’an’ın aşağıdaki ayetinde yer alan “Kulubun ya’kilune biha” (Akıl edecek kalpler) ifadesi ise tüm bu semantik ve fonetik açıklamalarının temelinde “Akıl” yani “Engelleyici, Yanlışı engelleyici tesir” anlamının olduğunu ortaya koymaktadır.  

22/46 E fe lem yesiru fil erdi fe tekune lehum KULUBUN YA'KİLUNE BİHA ....

( O halde yerde gezmiyorlar mı? Onu AKIL ETMEYE KALPLERİ veya onu duymaya kulakları olsun. .....)

Dolayısıyla "Akıl" kelimesi, "Vicdan" kelimesini de içermekte ve en büyük hedefi doğru yoldan (sirat el mustekim) ayrılmamak olan insanın yegane "Frenleyicisi" işlevini görmektedir. Zira insanın maruz kaldığı her türlü olumsuz durumun kök sebebini "nefsani dürtülerini frenleyememesi" yani "akletmemesi" oluşturmaktadır.

Kelimelerin etimolojik ve semantik kökenleri, özünde “bir kelime ve anlam okyanusu” olan yaratılıştaki sırları araştırma sürecinde önemli bir anahtar işlevi görmektedir.

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2025/04/bilissel-kavramlar.html

No comments:

Post a Comment