Çeviri

Saturday, January 10, 2026

Doğarken ağlayanlar

Ağlama eylemi iki sebebe dayalı olarak gerçekleşmektedir.

1- Fizyolojik (yaralanma) veya psikolojik acı (üzüntü) durumunda

2- Aşırı heyecan ve sevinç durumunda 

Doğduğunda “ağlayan” yegane varlık insandır.

Yeni doğan bir bebeğin ağlamasının fizyolojik (dünyevi ve zahiri) sebepleri aşağıda aşamalar halinde belirtilmiştir.

1- Doğumla birlikte plasental dolaşımın kesilmeye başlaması, kandaki oksijenin düşmesine ve karbondioksitin yükselmesine yol açar.

2- Kandaki CO2 artışı, beyin sapındaki (medulla oblongata) solunum merkezlerinde bulunan kemoreseptörleri uyarır.

3- Solunum merkezi, diyaframa ve kaburgalar arası kaslara çok güçlü bir kasılma emri gönderir.

4- Kasılma sonucu oluşan bu ilk güçlü soluk, akciğerlerdeki sıvının büyük kısmının dışarı atılmasını ve alveollerin ilk kez hava ile dolmasını sağlar.

5- Alveollerin gerilmesi, akciğer mekanoreseptörlerini uyararak solunum refleksini pekiştirir.

6- Yüksek basınçla dışarı verilen hava, yarı kapalı durumdaki ses tellerinden geçerken ağlama sesini oluşturur.

Ancak, doğum sonrası solunuma geçiş sürecinin hayvanlarda da aynı olmasına rağmen “ağlama” ortaya çıkmamaktadır. Zira ağlama, solunumun zorunlu bir sonucu olmayıp, insana özgü bir “seslenme ve iletişim” vasıtasıdır. O halde neden “gülme” yerine “ağlama” oluşmaktadır? Çünkü esasen bu ağlama insanın “yardım çağrısı”dır. Bu durumda yenidoğan ağlamasının uhrevi ve batıni sebebi, insanın esasen ait olmadığı, içinde bulunmaması gereken bir ortama geçmiş olması ve kurtulmak istemesi midir? Bir başka deyişle cehennemde olduklarını idrak edenler sadece yeni doğan bebekler midir?

40-Matthew-18-3 "Size doğrusunu söyleyeyim, DÖNÜŞTÜRÜLÜP, KÜÇÜK ÇOCUKLAR GİBİ OLMADIKÇA, GÖKLERİN EGEMENLİĞİ'NE ASLA GİREMEZSİNİZ.

Ağlama fenomenine ilişkin aşağıdaki müteşabih (sembolik ifade içeren) İncil ayetleri de konu bağlamında dikkat çekmektedir.

40-Matthew-13/41-42 İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliğinden toplayıp, kızgın fırına atacaklar. Orada AĞLAYIŞ ve diş gıcırtısı OLACAKTIR.

Kur’an’da insanı, içinde bulunduğu ancak kendisinin sebep olduğu ortamın, durumun idrakine çağıran aşağıdaki ayet de önem arzetmektedir.

53/60 Ve tadhakune ve LA TEBKUN ( Ve gülüyorsunuz da AĞLAMIYORSUNUZ.  

53/61 Ve entum samidun ( Ve sizler baş kaldırıyorsunuz. )

Netice itibarıyla her yeni doğumun, Adem’in, cennetten, tezahürüne kendisinin sebep olduğu cehenneme geçişinin döngüsel bir tekrarı olması kuvvetle muhtemeldir.

No comments:

Post a Comment