Kur'an ayetlerinin anlam içeriklerinin zaten olmayan zaman kavramından münezzeh olduğu ayetlerin anlamlarının çok sonra anlaşılmaya başlanmasından anlaşılabilmektedir.
Basit içerikli gibi görünen bir ayetin esasen ne denli derin ve ilmi gerçekleri barındırdığı ancak samimi şekilde gerçeği bulmak, gerçeği anlamak isteyenler ve tefekküre üşenmeyenler tarafından idrak edilebilmektedir.
Bu husus Sad suresinin aşağıdaki ayetinde "zaman" teması bağlamında bildirilmektedir.
38/87 İn huve illa zikrun lil alemin
( Kesinlikle o ancak alemler için hatırlamadır. )
38/88 Ve le ta'lemunne nebeehu BA'DE HİYN
( Ve "Onun haberini BELİRLİ ZAMAN SONRA kesinlikle bileceksiniz." )
Söz konusu durum keşiflerin de kaynağı olup, aslında tüm bilim sahalarında geçerlidir. Mevcut olan bir veri (bilgi) farklı ve derin bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde yani zihni tutum ve durum değiştirildiğinde mevcut bilginin de değiştiği, çeşitlendiği, derinleştiği gözlenmektedir. Bunu sağlayabilmek için ise her türlü tabu, ön yargı ve kadim kabulden sıyrılabilmek yani "kalpteki kılıfı" kaldırabilmek gerekmektedir. Bilginin kalbe inmiş, kalpte kodlanmış olduğu ve bilginin içeri alınabilmesi (idraki) ve dışarı verilebilmesi (paylaşılabilmesi) için "kalbin kılıfsız" olması gerektiği aşağıdaki ayetlerde bildirilmektedir.
26/193 Nezele bihir ruhul emin
( Onu güvenilir ruh indirdi. )
26/194 ALA KALBİKE li tekune minel munzirin
( Uyarıcılardan olman için SENİN KALBİNE, )
2/88 Ve kalu KULUBUNA ĞULF .....
( Ve "Bizim KALPLERİMİZ KILIFLIDIR." dediler. .....
Netice itibarıyla insanın en büyük dualarından birinin de "Kalbimdeki kılıfı kaldırmamda yardımcı ol." cümlesi olması gerekmektedir.
No comments:
Post a Comment