Küreselcilerin, tam kontrollerinde olan ve daima da olacak olan Yapay Zeka yazılımını, öz farkındalığa sahip, bağımsız hareket edebilen ve insiyatif alabilen "idrakli bir varlık"mış ve doğal afet misali kontrol dışı bir tehdit olabilirmiş gibi algılatma stratejileri devam etmektedir. Bu süreçteki en etkin metodları ise, sanki vicdan sahibi kişiler sözde münferit insiyatif alarak ve kendilerini feda ederek! gerçekleri ifşa / itiraf ediyorlarmış algısı yaratmaktır.
Oysa ki küresel sistemi yöneten malum zümrenin istemediği hiçbir beyanatın daha doğrusu bilinmesini/algılanmasını istemediği hiçbir bilginin/düşüncenin ana akım medyada yer bulması mümkün değildir. Çünkü ana akım medyada onların kontrolündedir.
Mesela yukarıdaki "basın haberi kurgusu" ile kitlelere algılatılmak istenen mesaj sözde Yapay Zeka'nın kontrolden çıkabileceği ve insanlık için hayati bir tehdide dönüşebileceğidir. Oysa ki özünde bir yazılım yani kod silsilesi olan Yapay Zeka tamamen onu kodlayan şirketlerin yani insanlığı tam tahakküm altına alma obsesyonuna sahip malum küresel zümrenin kontrolündedir.
Dolayısıyla insanlığın, ilerisi için planlanan olumsuz küresel olayların gerçekleştirilmesi durumunda oluşturulacak "suçlu Yapay Zeka" aldatmacasına kanmaması gerçekten sapılmaması yönünde en olumlu yaklaşım olacaktır.
2/9 Allah’ı ve o inananları aldatmaya çalışırlar da kendilerinden başkasını aldatmazlar ve farketmezler.
Allah'ın en büyük nimeti olan bilim, insanlığa hem fayda, hem zarar verme potansiyeline sahip kutsal bir araç niteliğindedir. "Fayda mı verecek zarar mı verecek?" sorusunun cevabı ise idrakli bir varlık kılınmış insanın seçimine, kararına bağlıdır. Dolayısıyla eldeki aracın fayda veya zarar verebilmesi o elin sahibinin zihniyetine, niyetine bağlıdır.
Ayrıca bkz.
https://kuranilmi.blogspot.com/2023/09/yapay-zekaya-kars-birlesmisler.html?m=1

