Türkçe kökenli bir kelime olan "Kural" kelimesi "Kur" (Oluşturmak, Yapılandırmak, Meydana getirmek) ve "al" (isim veya sıfat yapım eki) kelimelerinden oluşmaktadır. Bu bağlamda "Kural", bir oluşumun, yapının, sistemin, düzenin var olabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için gerekli temel kavramı temsil etmektedir.
Zira "Kural" kelimesi; "Bir toplumda, sistemde veya belirli bir düzen içinde davranışları, işlemleri veya süreçleri belirleyen ve uyulması beklenen düzenleyici ilke veya ilkeler bütünü" olarak tanımlanmaktadır.
Yaratılışın maddesel yönünde nasıl matematik, fizik ve kimya kuralları mevcut ise ruhsal yönünde de beşeri ve ahlaki kurallar mevcuttur. Maddesel kurallar, formüller ve teoremler ile temsil edilirken, ruhsal kurallar ise akli / vicdani yaklaşımlar ve sınırlamalar ile temsil edilmektedir.
Bu durum, maddi / manevi her türlü kuralın esasen yaratılış safhasında varlıklara kodlanmış olduğu gerçeğini de ortaya koymaktadır.
Kötü bir kokunun rahatsızlık vermesi ve ondan uzaklaşılmak istenmesi, ateşe temas edildiğinde yanma ve acı hissi oluşması nedeniyle temas eden uzvun ateşten uzaklaştırılmak istenmesi, acıkınca yemek yeme ihtiyacının hissedilmesi vb. gibi örnekler insan odaklı maddesel kurallar olarak sıralanabilir.
İnsan odaklı ruhsal kurallar ise aklın/vicdanın esasen tasvip ettiği/etmediği tutum ve düşünceler olarak "akletme işlevi olan kalbe" kodlanmıştır ki ahlaki ve sosyopsikolojik olarak nitelenen bu kodları içeren diğer bir kaynak da Kur'an'dır. Kur'an'ın "Zikr" (Hatırlama/Hatırlatma) olarak nitelenmesinin sebebi de insanın kalbinde zaten mevcut olan kodları insana hatırlatma işlevine haiz olmasıdır. "Akılsız"*, "Kalpsiz", "Vicdansız" gibi sıfatlar da zaten bu kodları hatırlamayan veya hatırlasa da dikkate almayanlara atfedilmektedir. (* "Akıl" kelimesinin "Akala" (Engellemek, Önlemek, Mani olmak) fiilinden türeme olduğuna ve semantik köken itibarıyla "Yanlıştan men eden tesir" anlamını temsil ettiğine evvelce değinilmişti.)
1999 yılı yapımı olan Matrix filminin sonunda, Neo karakterinin aşağıdaki sözleri küreselcilerin nihai hedefini ifşa eder niteliktedir.
"Biliyorum oradasın. Seni şimdi hissedebiliyorum. Korktuğunu biliyorum….bizden korkuyorsun. Değişimden korkuyorsun. Geleceği bilmiyorum. Sana bunun nasıl biteceğini söylemek için gelmedim. Sana bunun nasıl başlayacağını söylemek için geldim. Bu telefonu kapatacağım ve bu insanlara, senin onlara göstermek istemediğini göstereceğim. ONLARA SENSİZ* BİR YAŞAM GÖSTERECEĞİM. KURALSIZ VE KONTROLSÜZ , SINIRLARI VE KISITLAMALARI OLMAYAN BİR DÜNYA. Herşeyin mümkün olduğu bir Dünya. Gitmeye başladığımız noktada sana bir seçim bırakıyorum.”
* Cümledeki "Sensiz" kelimesinin Yaratıcı'yı temsil ediyor olması kuvvetle muhtemeldir.
Filmin sonunda yer alan yukarıdaki cümleler satanizmin "kuralı" olan "Do it as you see fit" (Uygun görüyorsan yap.) cümlesinin de temsili niteliğindedir.
"Kurallar" hususu kitapta "Hadd" (Sınır) kelimesinin çoğulu olan "Hudud" (Sınırlar) kelimesiyle temsil edilmekte ve ayetlerde, aşağıdaki örnek cümleler vasıtası ile yer almaktadır.
2/190 ... Ve hududu aşmayın. Kesinlikle Allah hudutları aşanları sevmez.
2/229 ... Bunlar Allah’ın hudutlarıdır. O halde hudutları aşmayın. Kim Allah’ın hudutlarını aşarsa, artık onlar zalimlerdir.
No comments:
Post a Comment