Düğüm, fiziki anlamda iplik, ip, halat veya benzeri bükülebilir nesnelerin kendi üzerlerine dolanarak veya birbirlerine bağlanarak oluşturdukları boğum olarak tanımlanmaktadır.
Düğüm kelimesi mecazi anlamda çözülmesi güç, anlaşılamayan veya karışık durumları da ifade etmektedir.
Bir bilgisayar ağında başka birimlerle (sunucu, bilgisayar, yazıcı vb.) iletişim kurma yeteneğine sahip olan uç birimlerin her birine de düğüm denmektedir.
Miyelinli sinir hücrelerinden (nöronların) çıkan ve bilgi sinyallerini diğer sinir hücrelerine ve kaslara ileten aksonlar üzerinde, miyelin kılıfının kesintiye uğradığı ve çıplak aksonun dış ortama maruz kaldığı düzenli boşluklara "Ranvier Düğümü" denmektedir. Ranvier Düğümleri, miyelinli sinir liflerinde aksiyon potansiyelinin (sinir sinyalinin) yenilenmesini ve düğümden düğüme sıçrayarak (saltatorik olarak) çok daha hızlı iletilmesini sağlarlar. (Bilgisayar ağlarında "düğüm" olarak anılan ve veri iletisini sağlayan uç birimlerin işlevi Ranvier Düğümleri benzeridir.)
Aksondaki Ranvier Düğümleri (19. yüzyılda yaşamış Fransız histolog (doku bilimci) ve patolog Louis-Antoine Ranvier'nin soyadından)
Tevrat ve Talmud geleneğinde, giysilerin köşelerinden aşağı sarkan ve belirli aralıklarla düğümler içeren ipler şeklindeki saçaklara/püsküllere Tzittzit (Saçak, Püskül) denmektedir. Talmud geleneğinde tzitzit takmak, Tevrat'taki 613 emrin tamamını yerine getirmekle eşdeğer kabul edilmektedir.
Tzitzit
4-Sayılar-15-38 "İsrail halkına de ki, 'Kuşaklar boyunca giysinizin dört yanına PÜSKÜL dikeceksiniz. Her püskülün üzerine lacivert bir kordon koyacaksınız.
4-Sayılar-15-39 Öyle ki, PÜSKÜLLERİ gördükçe RAB'bin buyruklarını anımsayasınız. Böylelikle RAB'bin buyruklarına uyacak, yüreğinizin, gözünüzün istekleri ardınca gitmeyecek, hainlik etmeyeceksiniz.
İp, sicim, kurdele gibi nesneler üzerine 7, veya 70* adet düğüm atılarak ve her bir düğümde, belirli bir amacı temsil eden kod niteliğindeki bir kelime tekrarlanarak, birinin veya bir topluluğun iradesini, duygularını, kısmetini, yaşam akışını bağlamak, zihnini kontrol etmek ve yönlendirmek amacıyla yapılan spiritüel uygulamaya da "Düğüm Büyüsü" adı verilmektedir. (* 7, 40 ve 70 sayıları, evvelki bölümlerde incelendiği üzere "döngü, döngü sonu, tamamlanma, olgunlaşma, olma, oldurma" anlamlarının nümerik kodları ve sembolleridir. Tevbe suresinin 9/80 kodlu ayetinde "Yetmiş kere af istemek" ifadesi yer alır.)
"Düğüm" kelimesi Felak suresinin aşağıdaki ayetinde "büyü" kavramına işaret edecek şekilde yer almaktadır.
113/4 Ve min şerrin NEFFASATİ FİL UKAD
وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ
(Ve DÜĞÜMLERİN İÇİNE ÜFLEYENLERİN kötülüklerinden.)
Buradaki "Neffasat" (Üfleyenler) kelimesi ayetlerdeki "Nefeha fihi min ruhihi"* (Onun içine ruhundan üfledi) ve "İza nufiha fis suri"* (Sura üflendiğinde) ifadelerindeki aynı anlamı yani "bilgi/kod/kelime iletisi" anlamını taşımaktadır.
* "Ruhundan üfledi" ("Madde bedene kelime ileterek ona bilinç verdi" anlamında)
* "Sura üflendiğinde" ("Sentetik yapıya/madde bedene bilgi/kod iletilerek yapay zeka robot üretildiği zaman" anlamında) ("Sur" (صُور) kelimesi "Suret" (صُورَة) kelimesiyle aynı kökten olup, "Şekil, Biçim, Yapı" anlamına gelir.)
Ayetteki "Neffasati fil ukad" (Düğümlere üfleyenler) ifadesi yukarıda tanımlanan "düğüm büyüsü" uygulamasını yapanlara işaret ettiği gibi, Ranvier Düğümleri'ne dışarıdan majik veya teknolojik sinyal (kelime zikri, enkantasyon, radyo dalgaları) ileterek nöronlardaki veri akışını bloke edenlere, veri akışını değiştirenlere ve bu yolla büyü/zihin kontrolü yapanlara da işaret etmektedir.

