Genellikle çocuklar için “yaramaz, afacan, ele avuca sığmayan, sorunlar yaratan ama sevilen” anlamında kullanılan “Kerata” kelimesinin kökeni Yunanca “Keratos” (Boynuz) kelimesine dayanmaktadır.
“Ayakkabı çekeceği” anlamında kullanılan “Kerata” kelimesinin kökeni de yine “Keratos” (Boynuz) kelimesidir. Zira İngilizcede “Ayakkabı çekeceği” anlamında kullanılan “Shoehorn” kelimesinin kök anlamı “Ayakkabı Boynuzu”’dur. (shoehorn = shoe (ayakkabı) + horn (boynuz) )
“Keratos” (Boynuz) kelimesi, tarih boyunca gücü, cinselliği, vahşi doğayı, günahı, bozgunculuğu, aldatmayı, kontrol edilemeyen dürtüleri, nefsani arzuları simgeleyen bir sembol olmuş ve özellikle Orta Çağ’dan itibaren, yoğun olarak “şeytan” sıfatının temsili sembolü olarak kullanılagelmiştir.
“Aldatmak; Eşini aldatmak” anlamını temsil etmek üzere mecazi olarak “Boynuzlamak” fiilinin kullanılması da kökendeki “şeytaniyet” kavramına dayanmaktadır.
“Keratos” (Boynuz) kelimesi, 19. Yüzyılda, Fransız okültist Éliphas Lévi tarafından, şeytanın sembolik tasviri olarak karakterize edilen “Baphomet”* figüründe de kullanılmıştır. Ezoterik okültizmde “İki boynuz” figürüne “düalite (ikilik)”, “karşıtlık”, “muhalefet” anlamı da yüklenmektedir.
(*Baphomet = Arapça “Muhammed” (Övülmüş) kelimesinin farklı telaffuz edilmiş hali)
Baphomet figürü
“Boynuz” kelimesi, kutsal kitaplarda da “güç, kudret; soy, nesil” anlamlarını simgeleyecek şekilde yer almaktadır.
Tevrat;
2-Çıkış-27-2 Dört üst köşesine kendinden BOYNUZLAR yaparak hepsini tunçla kapla.
5-Tesniye-33-17 İlk doğan bir boğa kadar Görkemlidir o; BOYNUZLARI yaban öküzünün BOYNUZLARI gibidir. Bu BOYNUZLARLA ulusları, Yeryüzünün dört bucağındaki ulusları yaralayacak. İşte böyledir Efrayim'in on binleri, İşte bunlardır Manaşşe'nin binleri."
İncil;
66-Vahiy-12-3 Ardından gökte başka bir belirti göründü: Yedi başlı, on BOYNUZLU, kızıl renkli büyük bir ejderhaydı bu. Yedi başında yedi taç vardı.
66-Vahiy-17-3 Bundan sonra melek beni Ruh'un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on BOYNUZLU, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm.
66-Vahiy-17-7 Melek bana, "Neden şaştın?" diye sordu. "Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on BOYNUZLU canavarın sırrını ben sana açıklayayım.
66-Vahiy-17-12 Gördüğün on BOYNUZ henüz egemenlik sürmemiş on kraldır; canavarla birlikte bir saat egemenlik sürmek üzere yetki alacaklar.
Kur’an’da ise “Boynuz” kelimesi, “Çağ, Dönem; Nesil, Soy; Boynuz” gibi çoklu anlamları olan “Karn” kelimesiyle temsil edilmektedir ki bu kelime batı dillerindeki “Horn / Corne / Horn” (Boynuz) (ing., fra., alm.) kelimeleriyle ortak kökendendir. Keza “Klakson” anlamında kullanılan “Korna” kelimesi de aynı kökenden olup, semantik olarak “ses çıkaran boru” olarak kullanılan “boynuz” ile ilintilidir. “InCARNation” (Bedenlenme, Etlenme, Soylanma) kelimesindeki kök olan “carn” kelimesi de aynı etimolojik bağlamda bir başka örnek niteliğindedir.
18/83 Ve yes'eluneke an zil KARNeyn* kul seetlu aleykum minhu zikra
(Ve sana ZÜLKARNEYN'den, İKİ BOYNUZLUdan sual ediyorlar. De ki: "Size ondan hatırlatma okuyacağım.")
*karneyn = karn (boynuz; soy, nesil) + eyn (iki)
6/6 .... ve enşe'na min ba'dihim KARNEN aharin
( ..... ve onlardan sonra diğer NESİLİ inşa ettik. )

No comments:
Post a Comment