Hayvancılıkta boğa ve domuz gibi fiziki kontrolü zor hayvanların azgınlık yapmalarını önlemek ve onları kontrol edip yönlendirebilmek için bu hayvanların en hassas noktalarından biri olan burunlarına halka takılmaktadır. "Burun Halkası" adı verilen bu uygulama kapsamında bakıcılar, halkaya, ucundaki özel kanca ile takılan metal veya ahşap bir çubuk sayesinde 1-1.5 metre gibi güvenli bir mesafede durarak boğanın kafasını ve hareketlerini doğrudan yönlendirebilmektedirler.
Burunlarıyla toprağı kazarak eşeleyen ve kökleri çıkaran domuzların bu şekilde ekili alanlara zarar vermelerini engellemek amacıyla da en hassas bölgeleri olan burunlarına halka takılmaktadır. Domuz, burnunu toprağa sokup kaldırmak istediğinde halka canını acıttığından eşeleme davranışından vazgeçmektedir. Dolayısıyla "Burun Halkası" metodu, domuzun güçlü içgüdüsel eşeleme davranışını kısıtlamaya yönelik bir kontrol uygulamasıdır.
Ruhsal tekamül sürecindeki sonsuz döngülerin kaba madde planı olan "dünya hayatı" safhasında, nefsani ve maddi ihtiraslarına yenik düşerek "kibir" ve "açgözülük" sergileyenlerin, karşılıklandırma olarak, muteakip reenkarnasyonlarında insan altı varlık kategorisine geri döndürülmelerinin dahi söz konusu olduğu ayetlerde belirtilmektedir.
A'raf suresinin aşağıdaki ayetinde düşük nitelikli maddi frekansların adeta kölesi olmuş insanların "hayvanlar gibi hatta daha alt seviyede" olduklarından bahsedilmektedir.
7/179 Ve cinlerden ve insanlardan çoğunu cehennem için bıraktık. Onların kalpleri vardır, onlarla anlamazlar. Onların gözleri vardır, onlarla görmezler. Onların kulakları vardır, onlarla duymazlar. BUNLAR HAYVANLAR GİBİDİRLER. BİLAKİ DAHA DA SAPMIŞLARDİR. İşte onlar habersizlerdir.
Maide suresinin aşağıdaki ayetinde hayvan safhasına geri döndürülmüş kibirli azgın müşriklere "domuz" örneğiyle de işaret edilmektedir.
5/60 De ki: "Allah’ın indinde musibet olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanetlediği ve üzerine öfke eylediği ve ONLARDAN maymunlar, DOMUZLAR ve AZGINA KULLUK EDENLER OLUŞTURDUĞU KİMSELER, işte bunlar mekan olarak daha kötüdürler. Düz yoldan daha da sapmışlardır."
Kalem suresinin aşağıdaki ayet grubunda ise kibirli ve inkarcı müşrik tasviri yapılmaktadır. Ayet grubunun sonunda yer alan "Burnundan damgalamak" ifadesi vasıtasıyla "azgın hayvan kontrolünde" kullanılan "Burun Halkası" metoduna müteşabih olarak atıfta bulunulmaktadır.
68/10 Ve yemin edip duran hakir aşağılıkların hiçbirine itaat etme.
68/11 Arkadan konuşup çekiştiren, sadece akıl ve mantık ile gerçeği bulacağını sanan, laf taşıyan.
68/12 Hayırdan meneden, hudutları aşan günahkar.
68/13 Sert, kaba bundan başka da aşağılık.
68/14 Malı ve oğulları var diye.
68/15 Ona ayetlerimiz okunduğunda "Evvelkilerin masalları." der.
68/16 SE NESİMUHU ALEL HURTUM
(ONU BURNUNUN ÜZERİNDEN DAMGALAYACAĞIZ/İŞARETLEYECEĞİZ.)
Ayetteki "burundan damgalama" uygulamasının, teşbihen "dağlayarak işaretleme/kodlama" işlemini de ifade edebileceği düşünüldüğünde, hayvanların en hassas yerleri olan "burunlarının" konu edilmesinin sebebi de açığa çıkmaktadır.
Ayrıca "Kibir/Kibirlenme" kavramının "Burnu büyük", "Burnu havada", "Burnundan kıl aldırmayan" gibi deyimler ile ifade edildiği dikkate alındığında, yukarıdaki ayette bir karşılıklandırma tasviri olan "burnundan damgalamak" ifadesi daha da anlam kazanmaktadır.


No comments:
Post a Comment