Çeviri

Friday, November 17, 2023

Vav, Ti, 6, 9 ve İnsan

Okült ezoterik nümerolojide rahmani ve şeytani frekansların sembolü olmak üzere 6 sayısı yaratışı, düzeni ve aklı selimi, 9 sayısı ise yıkımı, kaosu ve sihri simgelemektedirler.

Arapça alfabede 6. ve 9. sırada olan "Vav" ( و ) ve "Ti" ( ط ) harflerinin şekillerinin, sıra numaralarının şekliyle zıtlık arzederek, sırasıyla 9 ve 6 rakamlarına benzemesi bir düalite sembolizmi niteliğindedir. 

Düalitenin sembollerinden olan "Yin Yang" figürü de bir "6 ve 9" birlikteliğidir.

Davud Yıldızı olarak bilinen ters yönlerde içiçe geçmiş iki üçgen de esasen 6 ve 9 sayılarının sembolik tezahürü niteliğindedir. Zira üçgenin iç açıları toplamı 180 derece ( 60+60+60 = 180 ... 1+8+0 = 9 ) olup bu sayının nümerolojik değeri 9'dur. Ters yönlerde konumlanmış üçgenler 6 ve 9 sembolizmi oluşturmaktadır. Ayrıca üçgenin iç açıları 666 numerolojisi de içermektedir.  

Kur'an'da "Sitte" ( Altı ) kelimesinin 9 kere, "Tis'a" ( Dokuz ) kelimesinin 6 kere tekrarlanması da bir diğer düalite sembolizmidir.

Enam suresinin aşağidaki ayetinde 6 ve 9 sayılarına dikkat çekilmekte gibidir. 

6/9 Ve (1) lev (2) cealna (3) hu (4) MELEKEN (5) le (6) cealna (7) hu (8) RACULEN (9) ve (10) le (11) lebesna (12) aley (13) him (14) ma (15) yelbisun (16) 

( Ve şayet onu MELEK kılsaydık da onu ADAM kılardık. O kuşkulandıklarını, üzerlerine kuşku olarak verirdik. )

- Ayetin kodu düalite sembolü olan 6 ve 9 sayılarından oluşmaktadır.

- Ayetin ilk cümlesi 9 kelimeden oluşmaktadır.

- Ayette özellikle vurgulanan kelime olan "Melek" kelimesinin ebced değeri 90'dır. ( 9+0 = 9 )

- Ayet kodunun nümerolojik değeri 9 olmaktadır. ( 6+9 = 15 ... 1+5 = 6 )

وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ

- Ayetin ebced değeri 1248 olup, bu sayının nümerolojik değeri 6'dır. ( 1+2+4+8 = 15 ... 1+5 = 6 )

- Ayetin ilk cümlesinde 9 kelime bulunmakta olup, 9. kelime "Racul" ( Adam ) kelimesidir.

- "Racul" ( راجل ) ( Adam, İnsan, Ayaklı olan ) kelimesinin ebced değeri 234 olup, bu sayının nümerolojik değeri de 9'dur.  Bilindiği üzere nümerolojik değeri 9 olan 666 sayısı İncil'in Vahiy bölümünün 18. ( 6+6+6 = 18 ) ayetinde "insanı simgeleyen, canavarın sayısı" olarak tanımlanmaktadır. Bu sayısal tanımlamanın 6 sayısı üzerinden yapılması da konu bağlamında önem arzetmektedir.

Racul ( راجل ) ... lam 30 + cim 3 + elif 1 + ra 200 = 234 ... 2+3+4 = 9

Ayrıca "İnsan" ( إِنْسَان‎ ) ve "Adem" ( آدم ) kelimelerinin ebced değerleri de sırasıyla 162 ve 45 olup, her iki sayının da nümerolojik değeri 9 olmaktadır.

İnsan ( إِنْسَان‎ ) ... elif 1 + nun 50 + sin 60 + elif 1 + nun 50 = 162 ... 1+6+2 = 9

Adem ( آدم ) ... mim 40 + dal 4 + elif 1 = 45 ... 4+5 = 9

Caudecus ve Asa

"Asa", habercilerin kitleleri yönlendirmelerini, onların ruhani ve idraki olarak halden hale geçişlerini sağlamalarını, portal açmalarını simgeleyen kavramdır. Asa, şekli itibarıyla "Elif" harfine de benzemekte ve ezoterik sembolizmde vahdeti ( ünite ) de simgelemektedir.

Caudecus ( Kadüse ), Greko-Mısır mitolojisinde Hermes Trismegistus ( Üç kere Yüceltilmiş Hermes ) tarafından taşınan, üzerine iki yılanın dolanmış olduğu asadır. 

Kadüsenin tıbbın sembolü olarak kullanılmasının özünde de "halden hale geçiş", "portal açılması" kavramları bulunmaktadır. Zira tıp vasıtasıyla iyileştirme, bir halden hale geçirme fenomenidir. Kadüse figüründeki "iki yılan" 11 sayısının sembolik bir tezahürüdür.


Latince Caudecus kelimesinin kökeninin antik Yunan'daki "καρύκειον" ( karúkeion ) ( Haberci Asası ) kelimesine dayandığı, bu kelimenin ise kökeninde "Bildirmek, Mesaj vermek, Hükmü iletmek ) anlamları olduğu belirtilmektedir. 

Arapçadaki "Hadis" ( Söz, Söylem ), "Kad" ( Hükmetmek ) ve "Kadi" ( Hükmeden ) kelimelerinin "Caudecus" ( Kadüse ) kelimesiyle etimolojik ve semantik ortaklığının olması konu bağlamında da kuvvetle muhtemel görünmektedir. ( Dillerde H, K ve C harfleri birbirlerini ikame edebilmektedirler. )

Kur'an ayetlerinde de "Asa" kelimesi, "portal açılması" ve "halden hale geçiş" kavramlarıyla uyumlu ve 11 nümerolojisini yansıtacak şekilde yer almaktadır.

"Asa" kelimesi ilk kez Bakara suresinin 2/60 kodlu ayetinde geçmektedir. Bu ayette, "asa ile taştan su fışkırtılması" ifadesi yer almaktadır ki bu ifade "boyut portalı açılışını" da tasvir etmektedir. 

2/60 Ve (1) iz (2) isteska (3) musa (4) li (5) kavmi (6) hi (7) fe (8) kulna (9) idrib (10) bi (11) ASA (12) ke (13) el (14) hacer (15) fe (16) infecerat (17) min (18) hu (19) esnetaaşrate (20) ayna (21) kad (22) alime (23) kulli (24) unasin (25) meşrabe (26) hum (27) kulu (28) ve (29) eşrabu (30) min (31) rizki (32) allahi (33) ve (34) la (35) ta'sev (36) fi (37) el (38) erdi (39) mufsidin (40)

( Ve zamanında Musa kavmi için su istedi de "ASAN ile taşa vur." dedik. Böylece ondan oniki pınar fışkırıp aktı. Tüm insanlar içecekleri yeri bildiler. Allah'ın rızıklarından yiyin ve için. Yerde bozgun yaparak asileşmeyin.  )

- Ayet kodunun nümerolojik değeri 8 ( 2+6+0 = 8 ) olup, bu sayı da 11 sayısı gibi döngüyü, yeni döngü başlangıcını, halden hale geçişi ve sonsuz döngüyü simgelemektedir. 8 sayısının şeklinin "iki adet daireden" oluşması da döngüsel düalitenin ve 11'in bir tezahürüdür.

Elif, Sin ve Elif harflerinden oluşan "Asa" ( عصا ) kelimesinin ebced değeri 161 olup, bu sayının nümerolojik değeri 8'dir.

- Ayetin kodundaki rakamlar ile ayetteki "Asa" kelimesinin sıra numarasının toplamının nümerolojik değeri de 11 olmaktadır. ( 2+6+0+1+2 = 11 )

Kamer suresinin 11. ayetinde yer alan ve 11 nümerolojisi arzeden "göğün kapılarının su ile açılması" ifadesi de boyut portalı açılışını ve halden hale geçişi simgelemektedir. ( Hatırlanacağı üzere Boyut Portalı ( Star Gate ) filmlerde de içi su dolu bir çember olarak tasvir edilmektedir. )

54/11 Fe (1) fetahna (2) ebvabe (3) es (4) semai (5) bi (6) main (7) munhemir (8) 

( Böylece akıp dökülen su ile göğün kapılarını açtık. )

- Ayetin kodunun nümerolojik değeri de 11 ( 5+4+1+1 = 11 ) olup ayrıca ayette de 8 kelime bulunmaktadır.

Aşağıdaki ayetlerde de asanın atılmasını veya vurulmasını müteakiben tezahür eden "hal değişimlerinden" bahsedilmekte ve nümerolojiye de dikkat çekilmektedir.

A'raf suresinin aşağıdaki ayetinin numarasının nümerolojik değeri 8 ( 1+0+7 = 8 ) olmaktadır. Ayrıca ayet numarasındaki rakamlar ile ayetteki "Asa" kelimesinin sıra nunarasının toplamı da 11 ( 1+0+7+3 = 11 ) sayısını vermektedir.

7/107 Fe (1) elka (2) ASA (3) hu (4) fe (5) iza (6) hiye (7) su'banun (8) mubin (9) 

( Böylece ASAsını attı da o zaman o apaçık ejderha oldu. )

Şuara suresinin aşağıdaki ayetinin numarasıyla ayetteki "Asa" kelimesinin sıra numarasının toplamının nümerolojik değeri de 8 ( 3+2+3 = 8 ) sayısını vermektedir. Ayrıca surenin numarasının nümerolojik değeri de 8 ( 2+6 = 8 ) olmaktadır.

26/32 Fe (1) elka (2) ASA (3) hu (4) fe (5) iza (6) hiye (7) su'banun (8) mubin (9) 

( ASAsını attı da o zaman o apaçık ejderha oldu. )

Aynı surenin aşağıdaki ayetinde de 8 ve 11 nümerolojisi mevcuttur. 

26/45 Fe (1) elka (2) musa (3) ASA (4) hu (5) fe (6) iza (7) hiye (8) telkafu (9) ma (10) ye'fikun (11) 

( Musa ASAsını attı da o zaman o uydurduklarını yuttu.  )

- Sure numarası 26 ... 2+6 = 8

- Ayet kodu 26/45 ... 2+6+4+5 = 17 ... 1+7 = 8

- Ayette 11 kelime bulunmaktadır.

Yine Şuara suresinin aşağıdaki ayeti, 11 kelimelik iki cümleden oluşmakta ve toplam 22 kelime içermektedir. ( 22 ... 11+11 ... 11:11 konumlanması da halden hale geçişin simgesidir. )

26/63 Fe (1) evhayna (2) ila (3) musa (4) en (5) idrib (6) bi (7) ASA (8) ke (9) el (10) bahr (11) 

fe (12) infeleka (13) fe (14) kane (15) kulli (16) firkin (17) ke (18) et (19) tavdi (20) el (21) azim (22) 

( Böylece Musa' ya "ASAN ile denize vur." diye vahyettik. Böylece patlayıp yarıldi da her bölük büyük dağ gibi oldu. )

Neml suresinin aşağıdaki ayeti ise hem içeriği hem de ayetin kodundaki rakamlar ( 2,7,1,0 ) itibarıyla dikkat çekmektedir. Zira bu rakamlar, "Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi olan 2701 sayısındaki rakamlardır. Bu sayının nümerolojik değeri 1'dir. ( 2+7+0+1 = 10 ... 1+0 = 1 ) Bu nümerik değer, asanın, 1. harf olan "Elif" harfinin bir tezahürü olması ile uyum arzetmektedir.

27/10 Ve (1) elki (2) ASA (3) k (4) fe (5) lemma (6) raa (7) ha (8) tehtezzu (9) ke (10) enne (11) ha (12) cannun (13) vella (14) mudbiran (15) ve (16) lem (17) yuakkib (18) ya (19) musa (20) la (21) tehaf (22) in (23) ni (24) la (25) yehafu (26) ledey (27) iye (28) el (29) murselun (30) 

( Ve ASAnı at. Böylece onu kesinlikle yılan gibi titreşirken gördüğünde arkasına dönmeden, ardına bakmadan kaçtı. "Ey Musa korkma. Kesinlikle benim. Gönderilenler huzurumda korkmazlar." )

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2019/04/portal-acc-asa-ve-8.html?m=1

Allah'ın güzel isimleri ( Esmaul Husna )

Allahu Teala'nın güzel isimlerinin ( Esmaul Husna ) olduğu, kullarının O'nu bu isimlerle sıkça hatırlamaları ( zikretmeleri ) gerektiği ayetlerde beyan edilmektedir. Esmaul Husna konusunda ilimsiz bir şekilde cehalet ve sapıklık sergileyenlerin olacağını, bunlara dikkat edilmesi gerektiği de ayrıca vurgulamaktadır.

Esmaul Husna kavramı Kur'an'da ilk kez A'raf suresinin 7/180 kodlu ayetinde olmak üzere toplam 4 ayette yer almaktadır.

A'raf 7/180 - Ve LİLLAHİL ESMAUL HUSNA fed'uhü biha ve zerullezıne YULHİDUNE Fİ ESMAİH seyüczevne ma kanu ya'melun

( Ve GÜZEL İSİMLER ALLAH İÇİNDİR. O halde, Allah' ı onlarla çağırın. O’NUN İSİMLERİ HAKKINDA ZULMEDENLERİ *, sapanları bırakın. O yapmış olduklarını karşılıklandıracağız. )

* "Allah'ın isimleri hakkında zulmetmek." ne demektir? "Zulüm" kelimesinin, "haksızlık" anlamına geldiği düşünüldüğünde, "hakkını vermemek" eylemi öne çıkmaktadır. Bir başka deyişle, Allah'ın isimlerini gereği gibi anmamak, belirli bir adetle kısıtlamak veya bu isimlerin kudretini rahmani değil de şeytani amaçlarla kullanmak, şifa yerine cefa vermeyi, inşa yerine imha etmeyi hedefleyen büyü eylemlerini icra etmek "Allah'ın isimleri hakkında zulmetmek" kapsamına girebilir.

İsra 17/110 - Kul id'ullahe evid'ur rahman eyyen ma ted'u fe LEHU ESMAUL HUSNA ve la techer bi salatike ve la tühafit biha vebteğı beyne zalike sebıla

( "Allah diye çağırın veya Rahman diye çağırın. Hangisi ile çağırırsanız. GÜZEL İSİMLER O'NADIR. Duanla açığa çıkma, sesini yükseltme ve onunla gizlenme de. Bunların arasında bir yol ara." de. )

Taha 20/8 - Allahu (1) la (2) ilahe (3) illa (4) hu (5) lehu (6) el (7) esmau (8) el (9) husna (10) ( Allah, O’nun haricinde ilah yoktur. En güzel isimler O’nadır. ) **

**Sadece "Esmaul Husna"'dan bahsedilen ve Allah kelimesi ile başlayan 20/8 kodlu ayette tek yaratıcı Allahü Teala'nın "birliğini ve tekliğini" vurgulayan "10" veya "1" nümerolojisi bulunmaktadır.

- Ayetin kodunun ( 20/8 ) nümerolojik değeri "10" ( 2+0+8 = 10 ) olmaktadır. Ayette

- Ayette "10" kelime bulunmaktadır.

Haşr 59/24 - Huvallahul halikul bariul musavviru LEHUL ESMAUL HUSNA yusebbihu lehu ma fis semavati vel ard ve huvel azizul hakim

( Allah, o yaratan, var eden, düzenleyip şekil verendir. GÜZEL İSİMLER O'NADIR. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa, O' nu övgü sözleri ile överler. O yücedir hakimdir. )

Üst boyutlar ile iletişim ve ruhsal tekâmül için Allah'ın isminin / isimlerinin zikredilmesinin gerekliliği İnsan suresinin 25. ayetinde bildirilmektedir.

76/25 - Ve (1) ezkur (2) isme (3) rabbi (4) ke (5) bukreten (6) ve (7) asıylen (8)

( Ve sabah ve akşam Rab’binin ismini hatırla. )

Ayet kodu ve ayetteki kelime adedinin nümerolojik değeri yine 10 üzerinden "1" sayısını vermektedir.

Ra'd suresinin 13/28 kodlu ayetinde varlıkların sürekli aradıkları, özlem duydukları, peşinde koştukları "daimi tatmin ve huzura" sadece ve sadece Allah'ın isminin hatırlanması ve tekrarlanması vesilesiyle erişebilecekleri bildirilmektedir.

13/28 - Ellezine amenu ve tatmeinu kulubuhum bi zikrillah e la bi zikrillahi tatmeinul kulub

( Onlar inanırlar ve kalpleri, Allah' ın hatırlanması ile tatmin olur. İyi bilin ki, kalpler Allah' ın hatırlanması ile tatmin olur. )

İslami kültürde Esmaul Husna adedinin 99* sayısı ile sınırlandığı görülmektedir. Esmaul Husna'nın belirlenmesi metodolojisi incelendiğinde, Allahu Teala ile doğrudan ilişkilendirilen sıfatların ( Örnek : Hamid ( Övülesi ) ve Allah'ın icrasını belirten fiillerin ( Örnek : Ağna ( Gani kılar ) fiilinden Muğni, Ahhare ( Ertelemek ) fiilinden Muahhir vb. ) esmaul husna kapsamına alındığı görülmektedir. Aynı metod ile kapsamlı bir inceleme yapıldığında, Esmaul Husna adedinin daha fazla olabileceği kanaati oluşmaktadır.  

* Nümerolojik değeri 18 üzerinden 9 olan 99 sayısı, insanı simgeleyen canavarın sayısı ve şirkin sembolü olan 666 ( 6+6+6 = 18 ... 1+8 = 9 ) sayısının da bir tezahürüdür. Ayrıca 99 sayısı Sad suresinin 38/23 kodlu ayetinde "hırsla mal toplama ve gasp" ile ilintilendirilmiş olarak yer almaktadır.

Bu bağlamda 300'den fazla isimden oluşan Esmaul Husna listesini ve ilgili ebced değerlerini içeren "Esmaul Husna" isimli kitapçık, sayfanın yan tarafındaki ilgili görsele tıklanarak indirilebilir. Esmaul Husna tablosunda, Kur'an'a istinaden, Allahu Teala ile doğrudan ilişkilendirilen sıfatlar ve Allahu Teala'nın fiilleri baz alınmıştır. 

Monday, November 13, 2023

İlk ayetlerdeki yaratılış kodları

Tevrat'ın ve Kur'an'ın ilk ayetleri olan Genesis 1-1 ve Fatiha 1-1 ayetlerinin 7'şer kelimeden oluşması döngüsel düalitenin simgesi olan "İkili Yedi" ( 7 ve 11 ) kavramına, bu ayetlerin ebced ( gematria ) değerlerinin 1, 2 ve 7 rakamları üzerinden "1" sayısını vermesi de "Vahdet ( Ünite ) kavramına işaret niteliğindedir. Bu iki nümerik ifade yaratılışın kaynak kodlarını temsil etmektedir.

* "Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi olan 2701 sayısındaki rakamlar

Genesis 1-1

בְּרֵאשִׁית, 1  בָּרָא 2 אֱלֹהִים, 3  אֵת 4 הַשָּׁמַיִם, 5  וְאֵת 6  הָאָרֶץ. 7

Bereshit bara elohim et ha' shamayim ve'et ha'aaretz

( Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. )

Genesis 1-1 ayetinin gematria değeri 2701'dir. ( 2+7+0+1 = 10 ... 1+0 = 1 )

Fatiha 1/1

بِ 1 سْمِ 2 اللَّهِ  3 الرَّ 4 حْمَنِ 5  الرَّ 6  حِيمِ 7

Bi (1) ismi (2) allah (3) er (4) rahman (5) er (6) rahim (7)

( Rahman ve rahim Allah'ın ismiyle )

Fatiha suresinin 1-1 kodlu ayetinin ebced değeri, bir Lam ve iki Ra harfindeki şeddelerin iki harf sayılması durumunda, 1216 olmaktadır. ( 1+2+1+6 = 10 ... 1+0 = 1 )

Fatiha suresinin ilk ayeti olan "Bismillahirrahmanirrahim" cümlesi 19 Arapça harften oluşmaktadır. ( 1+9 = 10 ... 1+0 = 1 )

Kutsal kitapların ilk surelerindeki ilk ayetlerin yani 1/1 kodlu iki ayetin ebced değerlerinin de 1 ve 1 olması, 1 sayısı vasıtasıyla Vahdet ( Ünite ) kavramına, 11 sayısı vasıtasıyla da bu sayının simgelediği "halden hale geçiş" kavramına işaret niteliğindedir. "Yaratılış" bir halden hale geçiş fenomenidir.

Ayrıca yukarıdaki iki ayetin bütünsel anlamı incelendiğinde aşağıdaki cümle oluşmaktadır.

"Başlangıçta, Rahman ve Rahim olan Allah göğü ve yeri ismi ile yarattı."

Yukarıdaki cümle, yaratılışın kaynak kodlarının kelimeler olduğunu, daha spesifik bir ifadeyle "Allah'ın isimlerini temsil eden kelimeler" olduğunu ortaya koymakta gibidir.

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2023/11/kelimeler-ve-ikili-yedi.html?m=1

https://kuranilmi.blogspot.com/2021/10/ikili-yedi-uyumlu-kelime-frekanslar.html

https://kuranilmi.blogspot.com/2023/10/ilim-kelime-lokman-ve-7.html?m=1

Sunday, November 12, 2023

Kelimeler, Kur'an ve İkili Yedi

"Kara'e" ( Okumak ), "Kur'an" ( Okuma ) ve "İkra" ( Oku ) kelimelerinin kökü olan KR harfleri İngilizce, Fransızca ve Almancada "Yaratmak" anlamına gelen "Create", "Créer" ve "Kreieren" kelimelerinde tezahür etmektedir. Bu durum "kelimelerin" yaratılışın kaynak kodları olduğunu, Kur'an'ın da bu kodları içeren bir ilahi kozmik veri tabanı ve eşsiz bir ilim hazinesi olduğunu ortaya koymaktadır. 

Ra'd suresinin aşağıdaki ayetinde Kur'an kelimelerinin yaratış kudretine, "dağların gezmesi", "yerin kesilmesi" ve "ölülerin konuşması" misalleriyle işaret etmektedir.

13/31 Ve lev enne KUR'ANEN suyyirat bihil cibalu ev kuttiat bihil erdu ev kullime bihil mevta bel lillahil emru cemia ....

( Ve şayet kesinlikle KUR'AN ki, onunla dağlar gezse veya onunla yer kesilip parçalansa veya ölüler onunla konuşturulsa. Bilakis tüm işler Allah içindir.  .... )

Hicr suresinin aşağıdaki ayetinde ise Kur'an'ın "İkili Yedi" kodlamasıyla ilgili yapısal bir niteliği olduğuna işaret edilmektedir.

15/87 Ve lekad ateynake seb'an minel mesani vel KUR'AN el azim

( Ve biz sana ikililerden yediyi ve büyük KUR'AN' ı verdik. )

Kelimelerin, yaratılışın kaynak kodları olduğu aşağıdaki ayetlerde de kozmik nümerolojide önemli yeri olan 7, 11 sayıları ve İkili Yedi kavramı ile destekli olarak vurgulanmaktadır.

10/82 Ve (1) YUHİKKU (2) ALLAHU (3) EL (4) HAKKA (5) Bİ (6) KELİMATİ (7) Hİ (8) ve (9) lev (10) kerihe (11) el (12) mucrimun (13) 

( Ve suçlular hoşlanmasalar da, ALLAH GERÇEĞİ KELİMELERİ İLE GERÇEKLEŞTİRİR. )

Ayetin kodunun nümerolojik değeri 11 ( 1+0+8+2 = 11 ) olup, ayetteki "Kelime" kelimesi 7. kelimedir.

Aşağıda yer alan iki ayette Hz  Adem'in ve Hz. İbrahim'in Rab'den "kelimeler" aldıkları ve sınandıkları bildirilmektedir. Ayetlerde bu bilginin verildiği ilk cümleler 11'er kelimeden oluşmaktadır.

2/37 FE (1) TELEKKA (2) ADEMU (3) MİN (4) RABBİ (5) Hİ (6) KELİMATİN (7) FE (8) TABE (9) ALEY (10) H (11) inne (12) hu (13) huve (14) et (15) tevvabu (16) er (17) rahim (18)

( BÖYLECE ADEM RAB'BİNDEN KELİMELER ALDI DA ONUN ÜZERİNE TEVBE EYLEDİ. Kesinlikle O, O tevbeyi kabul edendir merhametlidir.  )

2/124 VE (1) İZ (2) İBTELA (3) İBRAHİME (4) RABBU (5) HU (6) Bİ (7) KELİMATİN (8) FE (9) ETEMME (10) HUNN (11) kale (12) in (13) ni (14) cailu (15) ke (16) li (17) en (18) nasi (19) imama (20) kale (21) ve (22) min (23) zurriyyet (24) i (25) kale (26) la (27) yenalu (28) ahd (29) i (30) ez (31) zalimin (32)

( VE ZAMANINDA RAB'Bİ İBRAHİM'İ KELİMELER İLE SINADI DA ONLARI TAMAMLADI. "Kesinlikle ben seni insanlar için önder kıldım." dedi. "Ve soyumdan da." dedi. "Zalimler ahdime erişemezler." dedi.  )

Yaratılışın özünün ( kaynak kodunun ) "kelime" olduğunun bildirildiği İncil'in aşağıdaki ayeti 7, 11 ve İkili Yedi kavramlarıyla kodlanmıştır. 

43-John-1-1 Başlangıçta KELİME vardı. KELİME Tanrı'yla birlikteydi ve KELİME Tanrı'ydı. 

43 ... 4+3 = 7

1-1 ... 11

11 ve 7 ... İkili Yedi

Mesih İsa'nın Rab'bin "kelimesi" ve O'ndan "ruh" olduğunun bildirildiği Nisa suresinin aşağıdaki ayetinin numarası ( 171 ... 11 ve 7 ) ve ayetteki kelime adedi ( 77 ) İkili Yedi tezahürleridir. 

4/171 Ya (1) ehli (2) el (3) kitabi (4) la (5) tağlu (6) fi (7) dini (8) kum (9) ve (10) la (11) tekulu (12) ala (13) allahi (14) illa (15) el (16) hakk (17) inne (18) ma (19) el (20) mesihu (21) is (22) ibnu (23) meryeme (24) rasulu (25) allahi (26) ve (27) KELİMETU (28) h (29) elka (30) ha (31) ila (32) meryeme (33) ve (34) ruhun (35) min (36) hu (37) fe (38) aminu (39) bi (40) allahi (41) ve (42) rusuli (43) h (44) ve (45) la (46) tekulu (47) selaseh (48) intehu (49) hayran (50) lekum (51) inne (52) ma (53) allahu (54) ilahun (55) vahid (56) subhane (57) hu (58) en (59) yekune (60) lehu (61) veled (62) lehu (63) ma (64) fi (65) es (66) semavati (67) ve (68) ma (69) fi (70) el (71) ard (72) ve (73) kefa (74) bi (75) allahi (76) vekila (77) 

( Ey kitap sahipleri, dininizde azgınlık etmeyin ve Allah üzerine gerçek haricindekini söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, kesinlikle Allah’ın resulü, Meryem'e attığı KELİMESİ ve O’ndan ruhtur. O halde, Allah’a  ve O’nun resullerine inanın ve üçtür demeyin. Kendi hayrınıza bundan imtina edin, vazgeçin. Kesinlikle ki Allah tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O’nadır. Vekil olarak Allah kafidir. )

Kabe ve 6 sayısı

"Kabe" kelimesi, 6 kare yüzeyden oluşan şeklin ismi olan "Küb" kelimesinin bir tezahürüdür. 

Kabe'nin koordinatlarını "derece" olarak ifade eden sayıların toplamlarının nümerolojik değeri de 6 sayısını vermektedir.

21° 25' 21.0360'' N

39° 49' 34.2048'' E

21+39 = 60 ... 6+0 = 6

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Kaaba

"Ka'bet" ( Kabe ) kelimesi sadece Maide suresinin aşağıdaki iki ayetinde 38. ve 4. kelimeler olarak geçmektedir. Bu iki sayının toplamı olan 42 sayısının nümerolojik değeri de 6 ( 4+2 = 6 ) olmaktadır. Ayrıca "Kabe" kelimesinin ilk kez geçtiği ayette 69 kelime bulunmaktadır. ( 6+9 = 15 ... 1+5 = 6 )

5/95 Ya (1) eyyu (2) ha (3) ellezine (4) amenu (5) la (6) taktulu (7) es (8) sayde (9) ve (10) entum (11) hurram (12) ve (13) men (14) katele (15) hu (16) min (17) kum (18) muteammiden (19) fe (20) cezaun (21) mislu (22) ma (23) katele (24) min (25) en (26) neami (27) yahkumu (28) bi (29) hi (30) zeva (31) adlin (32) min (33) kum (34) hedyen (35) baliğa (36) el (37) KA'BETİ (38) ev (39) keffaratun (40) taamu (41) mesakine (42) ev (43) adlu (44) zalike (45) siyamen (46) li (47) yezuka (48) vebale (49) emri (50) h (51) afa (52) allahu (53) an (54) ma (55) selef (56) ve (57) men (58) ade (59) fe (60) yentekimu (61) allahu (62) min (63) h (64) ve (65) allahu (66) azizun (67) zu (68) intikam (69) 

( Ey o inananlar, ihramlı iken av öldürmeyin. Sizden kim taammüden onu öldürürse, artık karşılığı öldürdüğü hayvandan aynısıdır. KABE'ye ulaşacak hediye olarak, sizden iki adil kişi ona hükmeder. Veya yoksulu beslemek veya işinin günahını tatması için buna muadil oruç keffaretlerdir. Allah o geçmiştekini affeder. Kim hududu aşıp tekrarlarsa, artık Allah ondan intikam alır. Allah yücedir, intikam alandır. )

5/97 Ceale (1) allahu (2) el (3) KA'BETE (4) el (5) beyte (6) el (7) harame (8) kiyamen (9) li (10) en (11) nasi (12) ve (13) eş (14) şehra (15) el (16) harame (17) ve (18) el (19) hedye (20) ve (21) el (22) kalaid (23) zalike (24) li (25) ta'lemu (26) enne (27) allahe (28) ya'lemu (29) ma (30) fi (31) es (32) semavati (33) ve (34) ma (35) fi (36) el (37) erdi (38) ve (39) enne (40) allahe (41) bi (42) kulli (43) şey'in (44) alim (45) 

( Allah, KABE'yi, o hürmet evini, hürmet ayını, hediyeyi ve gerdanlıkları insanlar için düzen kıldı. Bu, kesinlikle Allah’ın göklerde ne varsa ve yerde ne varsa bildiğini ve kesinlikle Allah’ın her şeyi bildiğini bilmeniz içindir. )

Bilindiği üzere Kabe, Suudi Arabistan'ın Mekke şehrinde yer almaktadır. Kur'an'da "Bekket" ( Mekke ) kelimesi sadece Al'i İmran suresinin 96. ayetinde geçmektedir. ( 9+6 = 15 ... 1+5 = 6 )

3/96 İnne (1) evvele (2) beytin (3) vudia (4) li (5) en (6) nasi (7) le (8) ellezi (9) bi (10) BEKKETE (11) mubaraken (12) ve (13) huden (14) li (15) el (16) alemin (17)

( Kesinlikle insanlar için kurulan ve alemler için yönlendirme olan ilk ev bereketli MEKKE' dekidir. )

"Ka'bet" ve "Bekket" kelimeleri, Kur'an'da ilk kez geçtikleri ayetlerde sırasıyla 38. ( 3+8 = 11 ) ve 11. kelimelerdir. 11 sayısının, "halden hale geçiş" ve "boyutlar arası geçiş portalı" kavramlarını simgelediği dikkate alındığında Kabe ve Mekke bu bağlamda daha derin bir anlam da kazanmaktadır.

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2016/05/kabe-kup.html?m=1

33 sembolizmi

Nümerolojik değeri 6 olan 33 sayısı, tıpkı 10 sayısı gibi, Rab'bin mühürü niteliğinde olan ve nümerolojik değeri itibarıyla yaratışı simgeleyen sayıdır. Hatırlanacağı üzere ayetlerde "Allah'ın yeri ve gökleri 6 günde yarattığı" bildirilir.

33. sure olan Ahzab suresinde 73 ( 7+3 = 10 ) ayet bulunması da 6 ve 10 sayılarının ilişkisine işaret niteliğindedir. Ayrıca 73 sayısının, simetriği olan 37 sayısıyla çarpımı Allah kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi olan 2701 sayısını vermektedir ki bu sayının nümerolojik değeri de 10 olmaktadır. ( 2+7+0+1 = 10 )

Kur'an'da, ayetteki sıra numarası 33 olan ilk kelime "Allah" kelimesidir. Ve ilgili ayette 37 ( 3+7 = 10 ) kelime bulunmaktadır.

2/20 Yekad (1) el (2) berku (3) yahtafu (4) ebsara (5) hum (6) kulle (7) ma (8) edae (9) lehum (10) meşev (11) fi (12) hi (13) ve (14) iza (15) azleme (16) aley (17) him (18) kamu (19) ve (20) lev (21) şae (22) allahu (23) le (24) zehebe (25) bi (26) sem'i (27) him (28) ve (29) ebsari (30) him (31) İNNE (32) ALLAHE (33) ALA (34) KULLİ (35) ŞEY'İN (36) KADİR (37)

( Şimşek gözlerini kapıverecek gibi oldu. Onlara her çaktığında, onun içinde yürürler, üzerlerine karanlıklar verdiğinde ayakta dururlar. Şayet Allah dilerse kulaklarını gözlerini giderir. KESİNLİKLE ALLAH HER ŞEYE GÜCÜ YETENDİR. )

Ayetteki 33. kelime olan "Allah" kelimesini içeren, ayetin son cümlesi 6 kelimeden oluşmaktadır.

İnne (1) allahe (2) ala (3) kulli (4) şey'in (5) kadir (6) 

İnsan omurgasında 33 omur bulunmaktadır. Omurganın üst kısmında yer alan 24 adet pre-sacral omur intervertebral diskler sayesinde ayrılmış olup, eklemsel hareket arzetmektedirler. 33 sayısının anatomik yapıdaki bu tezahürü de yaratılışın nümerik sembolizmi açısından dikkat çekmektedir.




Okült ezoterik bir cemiyet olan Masonluktaki en üst dereceyi ifade eden sayı da 33 sayısıdır.

Friday, November 10, 2023

Sosyovirüs Pandemisi

Antivirüs programı bir bilgisayarın "immün"* sistemi olarak kabul edilebilir. Antivirüs programının zayıf kalması durumunda virüsler aktive olarak bilgisayar sistemini bozabilir ve çökertebilirler. Böyle bir durumda o bilgisayara format atılır ve yeni sistem kurulumu yapılır. Bunun başka bir çözümü yoktur.

Benzer şekilde insanın immün sistemi de "iman"*dır. Allah inancı, iyilik, doğruluk, yardımseverlik, özveri gibi tüm rahmani değerleri kapsayan geniş bir kavram olan "imanın" zayıflaması, tetikte bekleyen ve tıpkı virüs niteliğinde olan şeytani frekansların aktive olmasına ve insanlığı çökertmesine sebebiyet verir. Tıpkı yukarıdaki örnek gibi şayet bir  topluma şeytan virüsü girmiş ve ahlaki, sosyal, duygusal, bilişsel, algısal bileşenler kontamine olmuş ve bozulmuş ise o toplum ilahi nizam tarafından belirli bir zamanda formatlanır yani helak edilir ve yeni bir toplumun oluşumuna imkân verilir. 

* "İmmune" ( İmmün ) ve "İman" kelimeleri ortak "MN" kökünden olup, "Güven, Güvenli, Emin, Korunmuş" anlamlarını içermektedirler.

İşte dünya toplumunun halihazırda içinde bulunduğu durum "Sosyovirüs Kontaminasyonu" veya "Sosyovirüs Pandemisi" olarak tanımlanabilir. Zira dünya adı verilen kaba madde planının cehennem olan gerçek niteliği görünmeye başlamış, insani ve ahlaki değerlerin unutulduğu, akli fonksiyonların bloke olduğu, adalet, hukuk ve ahlak kavramlarının ortadan kalktığı, gerçeklikten kopulduğu ve yalanın adeta sosyal kurala dönüştüğü, isteyenin istediğini çekinmeden vurabildiği, paranın tek değer parametresi olduğu ve genel dejenerasyonun hakim olduğu bir ortam tezahür etmiştir. Bu pandemik durumun sebebi olan virüs nevi şeytani frekans salgını Nur suresinin 19. ayetinde ( COVID19'a atıf gibi ) "Teşial fahişetu" ( Ahlaksızlığın yayılması ) olarak tanımlanmışlardır. ( "Fahişet" ( Ahlaksızlık, Azgınlık, Bozukluk ) kelimesi çok geniş kapsamlı bir kavramdır. )

24/19 İnnellezine yuhibbune en TEŞİAL FAHİŞETU fillezine amenu lehum azabun elimun fid dunya vel ahirah vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun

( Kesinlikle o inananlar içinde AHLAKSIZLIĞIN YAYILMASINI sevenlere, dünyada ve ahirette elim azap onlaradır. Allah bilir de sizler bilmezsiniz. )

Allahu Teala'nın takdiriyle, büyük döngü sonunun bir gereği olan bu genel kontaminasyon ve dejenerasyon hususu da, her husus gibi ayetlerde kodlanmış olup bu sürecin esasen "insanlığın kendi kendine zulmetmesi" süreci olduğu da vurgulanmıştır.

4/133 Eğer dilerse sizi giderir ey insanlar. Ve diğerlerini getirir. Allah, buna gücü yetendir. 

6/133 Ve Rab’bin, ganidir, muhtaç değildir, rahmet sahibidir. Eğer dilerse, sizi giderir ve sizi başka bir kavmin soyundan inşa ettiği gibi sizden sonra dilediğini halife kılar.  

14/19 Görmez misiniz ki, kesinlikle Allah gökleri ve yeri gerçekten yarattı. Eğer dilerse sizi giderir ve yeni yaratış getirir. 

30/9 Ve yerde gezmezler mi? Kuvvetçe onlardan daha şiddetli olan o öncekilerin sonu nasıl oldu baksınlar. Toprağı sürdüler ve onu o imar ettiklerinden daha çok imar ettiler. Resulleri onlara açık deliller ile geldiler. Allah onlara zulmetmemekteydi ve lakin nefislerine zulmetmekteydiler.

İsra suresinin aşağıdaki ayetlerinde insanın, tezahürüne kendisinin imkân verdiği kötülüğün, nihayetinde kendisini yok edeceğine yani "insanın hesabını yine kendisinin göreceğine" vurgu yapılmakta ve sosyal helak sürecinin de yine "insanın insana karşı şeytani eylemi" neticesinde tezahür edeceği özellikle belirtilmektedir. 

17/14 Kitabını oku. O gün nefsin, hesaplayan / hesap görücü olarak sana yeter. 

17/16 Ve şehri helak etmeyi istersek, oradaki refah şımarıklarına emrederiz de orada günah işlerler. Artık onların üzerine söz gerçek olur da orayı yıkıp mahvederiz. 

Thursday, November 9, 2023

Astrolojideki 6. Ev ve Hastalıklar

Astrolojide 12 adet "Burç" ve 12 adet de "Ev" bulunmaktadır. "Burçlar" temel ruhsal ( bilinçsel ) nitelikleri temsil ederken, "Evler" ise  ruh haline tesir eden enerji frekanslarını ve deneyimleri temsil etmektedir. "Başak" burcu 6. burç olup, 6. evin de doğal burcudur.

Astrolojik horoskoptaki ( Zodiac ) 6. evin, hastalıklarla ilgili olduğu belirtilmektedir.

https://www.astroswamig.com/articles/medical-astrology-12houses-and-disease#:~:text=6th%20House,identified%20as%20the%20'Sicknesses%20House.

Saffat suresinin aşağıdaki ayet ikilisinde Hz. Musa'nın hasta olduğunu yıldıza bakarak idrak ettiğinden bahsedilmektedir. 

37/88 Fe (1) nezara (2) nazraten (3) fi (4) en (5) NUCUM (6) 

( YILDIZLARA bakışlarla baktı. )

37/89 Fe (1) kale (2) in (3) ni (4) SEKİM (5) 

( "Kesinlikle ben HASTAYIM." dedi. )

- Ayet grubundaki "Nucum" ( Yıldızlar ) kelimesinin 6. kelime olması, astrolojideki "6. evin hastalık ile iliskilendirilmesi" açısından dikkat çekmektedir.

- Ayrıca ayet numaralarının toplamının nümerolojik değeri de 6 sayısını vermektedir. ( 88+89 = 177 ... 1+7+7 = 15 ... 1+5 = 6 )

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2023/01/astroloji-ve-burclar.html?m=1

Eski yılan Leviathan

"Leviathan" ( Dönen, Saran, Sarmalayan ) denizin derinliklerinde yaşayan yılan & ejderha olarak tasvir edilen ve kaos ve kargaşa yaratmak suretiyle Tanrı'nın yarattıklarını yiyip yokeden şeytanın bir tezahürüdür.

Gnostik kozmolojiye göre dünya, Leviathan tarafından, kendi kuyruğunu ısıran ( Ouroboros ) ejderha biçimli bir archon ( cin ) şeklinde kapsüllenmiştir. Tüm evrende kötülüğü üreten Leviathan, Arhontlar ( cin yöneticiler ) tarafından yönetilen aşağı dünyayı Tanrı'nın krallığından ayırır. Ölümden sonra, bir ruh cennetin yedi küresinden geçmelidir. Eğer ruh başarılı olmazsa, dünyayı tutsak eden ve ruhu hayvani bir bedene geri döndüren Leviathan tarafından yutulacaktır.

"Leviathan" kelimesi, Tevrat'ın ve İncil'in aşağıdaki ayetlerinde geçmekte olup, "Eski yılan" ve "Ejderha" olarak da zikredilmektedir.

18-Job-41-1 “LEVIATHAN'ı çengelle çekebilir misin, dilini halatla bağlayabilir misin? 

19-Psalms-74-14  LEVIATHAN'ın başlarını ezdin, Çölde yaşayanlara onu yem ettin. 

19-Psalms-104-26 Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın LEVIATHAN da orada. 

23-Isaiah-27-1 O gün RAB LEVIATHAN'ı, o kaçan yılanı, evet LEVIATHAN'ı, o kıvrıla kıvrıla giden YILANI, acımasız, kocaman, güçlü kılıcıyla cezalandıracak, denizdeki ejderhayı öldürecek. 

66-Revelations-12-9 BÜYÜK EJDERHA, İBLİS YA DA ŞEYTAN denen, bütün dünyayı saptıran o ESKİ YILAN melekleriyle birlikte yeryüzüne atıldı. 

66-Revelations-20-2 Melek EJDERHAYI, İBLİS YA DA ŞEYTAN denen o ESKİ YILANI yakalayıp bin yıl için bağladı. 

İsrail sahilindeki bir doğalgaz sahasına Leviathan isminin verilmiş olması dikkat çekmektedir.



Wednesday, November 8, 2023

Shem HaMephorash

"Shem HaMephorash" ( İsm-i Mefruş / Belirtilmiş İsim ) ifadesi Kabala öğretisinde Tanrı'nın 72 ismini tanımlamaktadır. Melek isimleri olarak da temsil edilen isimlerden her biri İbrani alfabesindeki 3 harften* oluşmakta ve Yahudi mistisizminde Hz. Süleyman'ın kitabı addedilen Ars Goetia ( Hükmetme Sanatı ) isimli kitaptaki 72 cinden her birine de tekabül etmektedir. Yaratıcıya atfedilen isimlerin cinler ile ilintilendirilmesi de düşündürücüdür.


Allah'ın isimleri addedilen 72 adet harf üçlüsünün bir "Vefk" formatında derlendiği görülmektedir.

Kur'an'daki Cinn suresinin numarasının 72 olması da konu bağlamında dikkat çekmektedir. 

* İsimlerin 3 harften oluşması da Kur'an'daki şu ayetler açısından düşündürücüdür.

4/171 O halde, Allah’a  ve O’nun resullerine inanın ve ÜÇTÜR DEMEYİN. Kendi hayrınıza bundan imtina edin, vazgeçin. Kesinlikle ki Allah tek ilahtır.

Yukarıdaki ayetin numarası 171 olup, bu sayı hem 72 sayısını temsil etmekte, hem de nümerolojik değeri 9 olmaktadır.

5/73 O "Kesinlikle ALLAH, ÜÇÜN ÜÇÜNCÜSÜDÜR." diyenler inkar etmişlerdir. Tek ilahtan başka ilah yoktur. ... 

72 sayısının nümerolojik değeri 9 ( 7+2 = 9 ) olup, bu sayı Esma-ul Husna olarak anılan ve 99 adet ile sınırlı tutulan!? Allah'ın isimlerinin adedinin nümerolojik değerine eşittir. ( 9+9 = 18 ... 1+8 = 9 )

7 kelimeden ve 9 heceden** oluşan "BİSMİLLAHirrahmanirrahim" ( Rahman ve rahim olan ALLAH'IN İSMİYLE )  cümlesinin Kur'an'da 2 kere tekrarlanması ve ilgili ayetlerde 9 ve İkili Yedi ( 27 ) nümerolojisi bulunması da dikkat çekmektedir. 

** Bis (1) mil (2) la (3) hir (4) rah (5) ma (6) nir (7) ra (8) him (9)

Fatiha suresinin ilk ayetinin kodunun nümerolojik değeri 2 ( 1+1 = 2 ) olup, bu ayette 7 kelime bulunmaktadır. ( 2+7 = 9 )

1/1 Bi (1) İSMİ (2) ALLAH (3) er (4) rahman (5) er (6) rahim (7)

( Şefkatli, merhametli ALLAH'IN İSMİ ile, )

Kur'an'daki ikinci ve son "Bismillahirrahmanirrahim" cümlesi 27. ( 2+7 = 9 ) sure olan Neml suresinde, "Hz. Süleyman'a bahşedilen kitap" ile ilgili olarak yer almaktadır. 

27/30 İnne (1) hu (2) min (3) suleymane (4) ve (5) inne (6) hu (7) bi (8) İSMİ (9) ALLAHİ (10) er (11) rahmani (12) er (13) rahim (14) 

( Kesinlikle o Süleyman’ dandır. Kesinlikle o şefkatli merhametli ALLAH'IN İSMİ iledir. )

- Ayetin sure numarasının nümerolojik değerinin 9 ( 2+7 = 9 ) ve ayet numarasının nümerolojik değerinin 3 ( 3+0 = 3 ) olması, Kabala öğretisinde Allah'ın ismi addedilen "72 adet harf üçlüsü" açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca islami kültürde Allah'ın isimlerinin 99 ile sınırlandırılması da 9 sayısıyla ilintilidir. ( 9+9 = 18 ... 6+6+6 = 18 ... 1+8 = 9 )

- Ayette 14 kelime bulunması da bir İkili Yedi tezahürüdür. ( 2x7 = 14 )

Okültizmde negatif frekansı, yıkımı ve sihiri simgeleyen 9 sayısı, yaratışın sembolü olan 6 sayısının da tersidir. Dolayısıyla yaratma ve yok etme kudretine haiz olan Allah'ın isimlerinin adedinin nümerolojik değeri 9 olan bir sayı ile sınırlandırılması negatif enerji frekansı yayılımının hedeflendiği izlenimi oluşturmaktadır. Zira Kur'an ayetleri bazında yapılan incelemeye göre Allah'ın isimleri 260 adet seviyesindedir. 

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2017/01/esmaul-husna.html?m=1



Kötülükte "Ben", İyilikte "Sen" vardır.

Düşük frekansın yansıması olan ve yıkıcı nitelik arzeden "kötülük" olgusu mutlak surette kibirden ve nefsani menfaat ihtirasından kaynaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle "Bencillik" olgusunun her türlü kötülüğün kök sebebi olduğu söylenebilir. Ayetlerde bu hususa, "99 koyun, 1 koyun" misali ve "Hevesini ilah edinmek" ifadesiyle de dikkat çekilmiştir.

38/23 Kesinlikle bu benim kardeşim. Ona doksandokuz dişi koyun ve bana bir dişi koyun. "ONU BANA VER." dedi. Beni söylemde yendi. 

25/43 O HEVESİNİ İLAH EDİNENİ gördün mü? O halde, sen onun üzerine vekil mi olursun? 

Bencillikten yani nefsani menfaat ihtirasından sıyrılıp diğer* insanların iyiliği ve menfaati için çabalamanın yolunun da "Rab'be tabi olmak ve nefsini öldürmek"ten yani düşünce merkezine kendisini değil Rab'bi koyarak bencil düşüncelerden sıyrılmaktan geçtiği Bakara suresinin aşağıdaki ayetinde bildirilmiştir.

* diğer = kendisinin yansıması

2/54 Ve zamanında Musa kavmine "Ey kavmim siz dişi buzağıyı kendinize edinerek kesinlikle nefislerinize zulmettiniz. O halde tevbe edip GÜZEL YARATANINIZA TABİ OLUN DA NEFİSLERİNİZİ ÖLDÜRÜN. Bu, güzel yaratanınızın indinde size hayırlıdır." dedi. Böylece üzerinize tevbe eyledi. Kesinlikle O, O tevbeyi kabul edendir merhametlidir. 

Birisinin birisine yaptığı kötülüğün, illiyet ilkesi ve ünite ( vahdet ) gerçeği sebebiyle esasen kendisine yapmış olduğu kötülük olduğu Maide suresinin aşağıdaki ayetinde dolaylı misallemeyle bildirilmiştir.

5/32 Bu sebepten, İsrailoğulları'na "Kesinlikle ki KİM, NEFİSE KIYMAYAN VEYA YERDE BOZGUN YAPMAYAN NEFSİ ÖLDÜRÜRSE KESİNLİKLE TÜM İNSANLARI TOPLUCA ÖLDÜRMÜŞ GİBİ OLUR. KİM ONU YAŞATIRSA, İNSANLARI TOPLUCA YAŞATMIŞ GİBİ OLUR." diye yazdık. Onlara resullerimiz açık delillerle geldiler. Sonra, bunun ardından, kesinlikle birçoğu yerde müsrifler olurlar.

Yukarıdaki ayetteki husus, "bir kişinin sağ eliyle sol eline zarar vermesi" gibi basit bir misal ile netleştirilebilir. İki ayrı organ gibi görünen eller esasen tek bir bütünün bileşenleridir. Birisinin birisine zarar vermesi bütün vücudun zarar görmesi anlamına gelmektedir.

Ünite ( Vahdet ) kavramı İncil'in aşağıdaki ayet grubunda "bir bedene ait organlar" misaliyle bildirilmiştir.

46-1 Corinthians-12-14 İşte beden tek üyeden değil, birçok üyeden oluşur. 

46-1 Corinthians-12-15 Ayak, "El olmadığım için bedene ait değilim" derse, bu onu bedenden ayırmaz. 

46-1 Corinthians-12-16 Kulak, "Göz olmadığım için bedene ait değilim" derse, bu onu bedenden ayırmaz. 

46-1 Corinthians-12-17 Bütün beden göz olsaydı, nasıl duyardık? Bütün beden kulak olsaydı, nasıl koklardık? 

46-1 Corinthians-12-18 Gerçek şu ki, Tanrı bedenin her üyesini dilediği biçimde bedene yerleştirmiştir. 

46-1 Corinthians-12-19 Eğer hepsi bir tek üye olsaydı, beden olur muydu? 

46-1 Corinthians-12-20 Gerçek şu ki, çok sayıda üye, ama tek beden vardır. 

46-1 Corinthians-12-21 Göz ele, "Sana ihtiyacım yok!" ya da baş ayaklara, "Size ihtiyacım yok!" diyemez. 

46-1 Corinthians-12-22 Tam tersine, bedenin daha zayıf görünen üyeleri vazgeçilmezdir. 

46-1 Corinthians-12-23 Bedenin daha az değerli saydığımız üyelerine daha çok değer veririz. Böylece gösterişsiz üyelerimiz daha gösterişli olur. 

46-1 Corinthians-12-24 Gösterişli üyelerimizin özene ihtiyacı yoktur. Ama Tanrı, değeri az olana daha çok değer vererek bedende birliği sağladı. 

46-1 Corinthians-12-25 Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin. 

46-1 Corinthians-12-26 Bir üye acı çekerse, bütün üyeler birlikte acı çeker; bir üye yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir. 

46-1 Corinthians-12-27 Sizler Mesih'in bedenisiniz, bu bedenin ayrı ayrı üyelerisiniz. 

İlliyet ilkesi ve Vahdet

"Neden - Sonuç döngüsü" veya "Nedensellik / Bağlantısallık / İlliyet" kavramları yaratılıştaki düalite ilkesini temsil eden kavramlar arasındadır. Yaratılıştaki her olgu bir diğerinin! sonucu, bir diğerinin! ise nedenidir. Bu durum esasen tüm varlıkların birbirleriyle ilintili olduğunu ve "tek bir bütünü" temsil ettiklerini ortaya koymaktadır. Bir başka deyişle yaratılışta "diğeri" diye bir kavram bulunmamaktadır. Bu durum kolektif bilincin ( bütüncül anlayışın ) yani "Vahdet / Ünite" bilincinin de özünü teşkil etmektedir.

Big Bang ( Büyük Patlama ) olarak bilinen fenomenin, tek bir noktadan yaratılışı ve yayılışı tanımladığı düşünüldüğünde, varlıkların, birbirlerinin farklıymış gibi algılanan tezahürleri oldukları da ortaya çıkmaktadır. Bu durum, düalitenin esasen ünitenin bir tezahürü olduğunu da teyid etmektedir.

İlliyet ilkesinin varlığı kitaplarda, ilahi yazılım ( kodlama ) itibarıyla ve "neden - sonuç" ilişkisi bazında vurgulanmaktadır. Kader mekanizmasının tezahür nedeni de bu ilahi yazılımdır.

Konuyla ilgili ayetler şöyledir.

2/183 Ey o inananlar, oruç o sizden öncekilerin üzerine YAZILDIĞI GİBİ sizin üzerinize de YAZILMIŞTIR. Umulur ki sakınırsınız.  

2/216 Savaş üzerinize YAZILDI. ...

9/36 Kesinlikle, Allah indinde ayların adedi oniki aydır. Gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah YAZISINDA.  ... 

40-Matthew-1-22 İşte bütün bunlar, peygamber aracılığıyla konuşan RAB'BİN SÖZÜ YERİNE GELSİN DİYE OLDU. 

40-Matthew-2-15 Hirodes'in ölümüne dek orada kaldı. Bu, peygamber aracılığıyla konuşan RAB'BİN SÖZÜ YERİNE GELSİN DİYE OLDU. "Oğlumu Mısır'dan çağırdım." 

40-Matthew-2-23 Oraya varınca Nasıra denen kente yerleşti. Bu, peygamberler aracılığıyla konuşulan, "O'na Nasıralı denecektir" SÖZÜ YERİNE GELSİN DİYE OLDU. 

Tevrat'ın aşağıdaki ayetinde düalite kavramının esasen yanıltıcı olduğu, gerçek olanın ünite bilinci olduğu illiyet ilkesinin bir temsili olan "karanlık - aydınlık" düalitesi misaliyle dolaylı olarak bildirilmektedir.

19-Psalms-139-12 Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, KARANLIKLA AYDINLIK BİRDİR SENİN İÇİN. 

Post Truth Era ( Gerçeklik Ötesi Çağı )

Ayetlerde Yevmel Kiyameh ( Ayağa Kalkış Günü ), Yevmel Fasl* ( Ayrışım Günü ), Yevmel Hisab ( Hesap Günü ), Yevmel Hakk ( Gerçeğin Günü* ) gibi ifadelerle tanımlanan büyük döngü sonunun en belirgin özelliği gerçeği idrak edenler ile gerçeklikten kopanların ayrışmasıdır. "Gerçeklikten kopuş" ifadesi büyük döngü sonunda insanların büyük bölümünün gerçeklik algısını yitirmesini ve batıl olana, yalana itibar eder hale gelmesini tanımlamaktadır.

* Döngü sonunda şiddetini artıran ve adeta sosyal, sosyopolitik, sosyokültürel kural haline gelmiş olan "yalancılık" ortamında dahi dünya hayatının aldatıcılığını idrak edip gerçeği algılayanların, savunanların varlığı ve batılcılardan ayrışmaları nedeniyle büyük döngü sonu Yevmel Hakk ( Gerçeğin Günü ) ve Yevmel Fasl ( Ayrışım Günü ) olarak da isimlendirilmiştir.

Güncel terminolojide "Post Truth Era" ( Gerçeklik Ötesi Çağı ) veya "Age of Deceit" ( Yanıltma Çağı / Aldatma Çağı ) olarak ifade edilen ve halihazırda insanlığın deneyimlediği dönem "yalanların gerçekmiş gibi sunulduğu", "yalanların silaha dönüştüğü", "toplumun objektif gerçeklik yerine, oluşturulan algıların gerçek olduğuna inanmaya başladığı" yani "insanların yalanlara inanıp itibar ettiği" dönemi tanımlamaktadır.

Bu çerçevede, doğal görüntülerin bilgisayar aracılığıyla, ses, görüntü, grafik vb. gibi sanal öğeler eklenerek değiştirilmesine verilen isim olan "Augmented Reality" ( Artırılmış Gerçeklik ) kavramı da yanıltıcı bir kavramdır. Zira esasen gerçeklikten kopuş ve sanallık olan bu fenomenin, içinde "gerçek" kelimesi geçen, "artırılmış gerçeklik" ifadesi kullanılarak gerçekmiş gibi telkin edilmesi de Post Truth Era ile uyumlu bir yanıltma ve aldatmadır.   


- Cevaplar
- Yanlış ama kolay ( solda )
- Doğru ama karmaşık ( sağda )

Post Truth Era ( Age of Deceit )'nın özünü oluşturan "gerçeği gizleme", "batılı gerçekmiş gibi sunma" ve "gerçeği red" ( gerçeklikten kopuş ) fenomeni kitaplarda şöyle bildirilmektedir.

3/71 Ey kitap sahipleri, neden GERÇEĞİ BATIL İLE ÖRTERSİNİZ de gerçeği bile bile gizlersiniz? 

22/2 Onu göreceğiniz gün, tüm emziren kadınlar o emzirdiklerinden vazgeçerler. Her yük sahibi yükünü düşürüp bırakır. İNSANLARI SARHOŞ GÖRÜRSÜN DE ONLAR SARHOŞ DEĞİLLERDİR. Lakin Allah’ın azabı şiddetlidir. 

Ayetteki "Sarhoş" kelimesi "gerçeklik algısını yitirmiş, bilinçsiz insan kitlesini" tanımlamaktadır. 

23/70 "Onda cinlik var." mı diyorlar? Bilakis onlara gerçek ile geldi. ONLARIN ÇOĞUNLUĞU GERÇEK İÇİN İSTEKSİZDİRLER, zorlanıp hoşlanmayanlardır. 

8/7 Ve zamanında Allah size iki gruptan birini vaad ediyordu ki kesinlikle o sizin olacaktı. SİZ İSE KESİNLİKLE ŞEREFİ OLMAYANIN SİZİN OLMASINI ARZULUYORDUNUZ. ALLAH GERÇEĞİ KELİMELERİ İLE GERÇEKLEŞTİRMEK ve inkarcıların arkasını kesmek istiyordu.

8/8 GERÇEĞİ GERÇEK KILMAK VE BATILI BATIL KILMAK İÇİN. ŞAYET SUÇLULAR HOŞLANMAYIP ISTEMESELER DE.

10/82 VE SUÇLULAR HOŞLANMASALAR DA, ALLAH GERÇEĞİ KELİMELERİ İLE GERÇEKLEŞTİRİR. 

10/32 İşte bu Allah sizin gerçek Rab’binizdir. GERÇEĞİN DIŞINDA SAPIKLIĞIN HARİCİNDE NE VARDIR? O HALDE NASIL DEĞİŞTİRİLİP DÖNDÜRÜLÜYORSUNUZ? )

18/56 ... O inkar edenler, gerçeği batıl ile gidermek için mücadele ettiler. ...

21/24 ... Bilakis INLARIN ÇOĞUNLUĞU GERÇEĞİ BİLMEZLER de onlar yüz çevirip dönenlerdir.

23/90 Bilakis onlara gerçeği getirdik. Kesinlikle onlar yalancılardır. 

29/68 Ve o Allah’a  yalan uyduran veya ona geldiğinde GERÇEĞİ YALANLAYAN KİMSEDEN daha zalim kimdir? Cehennemde inkarcılar için yer yok mu?

34/43 ... O gerçeği inkar edenler, onlara geldiğinde "Bu kesinlikle ancak apaçık sihirdir." dediler. 

43/78 SİZE GERÇEĞİ GETİRDİK. LAKİN ÇOĞUNLUĞUNUZ GERÇEK İÇİN İSTEKSİZSİNİZDİR. 

50/5 Bilakis onlara geldiğinde gerçeği yalanladılar. Artık onlar karışık, sıkıntılı işin içindedirler.  

78/39 Zalikel YEVMUL HAKKU fe men şaettehaze ila rabbihi meaben

( Bu GERÇEĞİN GÜNÜDÜR. Artık dileyen kimse Rab’bine dönüş yeri edinsin. ) 

Döngü sonunda maksimum seviyeye erişecek olan "Delüzyon" yani "tüm delilleriyle bariz olan gerçeği inkar etme" fenomeni İncil'in aşağıdaki ayetinde zikredilmektedir.

53-2 Thessalonians-2-11 İşte bu nedenle Tanrı YALANA KANMALARI İÇİN onların üzerine güçlü bir DELÜZYON ( yanıltıcı inanç ) gönderiyor. 

Ayrıca bkz.

https://kuranilmi.blogspot.com/2022/05/ayrc-kesici-bir-frekans-hakk.html?m=1

Kuşların uçuşu ve 5 sayısı

Kuşların 5 uçuş tipi bulunmaktadır.

1- Gliding flight ( Süzülerek uçuş )

2- Flapping flight ( Kanat çırparak uçuş )

3- Bounding flight ( Kapalı kanat uçuş )

4- Hovering ( Kanat çırparak havada sabit duruş )

5- Take-off and Landing ( Kalkış ve İniş )

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Bird_flight

Uçma işlevi açısından kuşlarda 5 farklı kanat tipi bulunmaktadır.

1- Elliptical wings ( Eliptik kanatlar )

2- Hovering wings ( Sabit durma kanatları )

3- High speed wings ( Yüksek hız kanatları )

4- Active Soaring wings ( Aktif yükseliş kanatları )

5- Passive Soaring wings ( Pasif yükseliş kanatları )

https://codinghero.ai/types-of-wings/#4_Active_Soaring_Wings

Bir başka kaynakta ise kanat tipleri yine 5 adet olmak üzere şöyle kategorize edilmektedir.

1- Rapid take-off ( Hızlı kalkış )

2- Gliding ( Süzülüş )

3- Soaring ( Yükseliş )

4- High speed ( Yüksek hız )

5- Hovering (  Duraksama / Kanat çırparak havada sabit duruş )

https://www.gbbg.org/bird-wings/

Aerodinamik bir patern arzeden "V" düzeni, kuşların uzun göç yollarında uçarken enerjilerini korumalarına ve yukarı yönlü hava akımından en yüksek düzeyde yararlanmalarına yardımcı olmaktadır. Toplu uçuş anında en öndeki hariç diğer kuşlar bir önceki kuşun gerisinde ve solunda ya da sağında dizilerek uçarlar. "V" harfi Romen rakamlarında 5 sayısını temsil etmektedir.

V düzeni uçuş

Kuşların "uçuşundan" bahsedilen aşağıdaki ayetlerdeki 5 nümerolojisi yukarıdaki bilgiler itibarıyla dikkat çekmektedir.

16/79 E (1) lem (2) yerav (3) ila (4) ET (5) TAYRİ (6) MUSEHHARATİN (7) Fİ (8) CEVVİ (9) ES (10) SEMA (11) ma (12) yumsiku (13) hunne (14) illa (15) allah (16) inne (17) fi (18) zalike (19) le (20) ayatin (21) li (22) kavmin (23) yu'minun (24) 

( GÖĞÜN BOŞLUĞUNDA BUYRUĞA ALINMIŞ KUŞLARI görmezler mi? Onları Allah haricindeki tutamaz. Kesinlikle bunda inanan kavim için ayetler vardır. )

- Ayetin kodunun nümerolojik değeri 5 olmaktadır. ( 1+6+7+9 = 23 ... 2+3 = 5 )

- Ayetteki "Tayr" ( Kuş ) kelimesi, ön eki ile birlikte yani "El tayr" olarak ayetin 5. kelimesinden itibaren tezahür etmektedir.

67/19 E (1) ve (2) lem (3) yerev (4) ila (5) et (6) TAYRİ (7) FEVKA (8) HUM (9) SAFFATİN (10) ve (11) YAKBİDNE (12) ma (13) yumsiku (14) hunne (15) illa (16) er (17) rahmanu (18) inne (19) hu (20) bi (21) kulli (22) şey'in (23) basir (24) 

( Onların ÜSTLERİNDE, SAFLAR HALİNDE KANAT AÇAN KUŞLARI görmezler mi? Onları Rahman haricindeki tutmaz. Kesinlikle O her şeyi görendir.  )

- Ayetin kodunun nümerolojik değeri 5 olmaktadır. ( 6+7+1+9 = 23 ... 2+3 = 5 )

Yukarıdaki iki ayetin kodlarının aynı rakamlardan ( 1,6,7,9 ) oluşması da dikkat çekmektedir.

24/41 E (1) lem (2) tera (3) enne (4) allahe (5) yusebbihu (6) lehu (7) men (8) fi (9) es (10) semavati (11) ve (12) el (13) erdi (14) ve (15) et (16) TAYRU (17) SAFFAT (18) kullin (19) kad (20) alime (21) salate (22) hu (23) ve (24) tesbiha (25) h (26) ve (27) allahu (28) alimun (29) bi (30) ma (31) yef'alun (32) 

( Göklerdeki ve yerdeki kimselerin ve SAFLAR HALİNDEKİ KUŞLARIN kesinlikle Allah’a, O'na övgü söylediklerini görmedin mi? Her biri duasını ve O' nu övmesini bilmiştir. Allah o yaptıklarınızı bilendir. )

- Ayetin numarasının nümerolojik değeri 5 olmaktadır. ( 4+1 = 5 )

- Ayette 32 kelime bulunmaktadır. ( 3+2 = 5 )

"Tayr" ( Kuş ) kelimesi, Kur'an'da ilk kez geçtiği Bakara suresinin aşağıdaki ayetindeki 32. ( 3+2 = 5 ) kelimedir. 

2/260 Ve (1) iz (2) kale (3) ibrahimu (4) rabb (5) i (6) eri (7) ni (8) keyfe (9) tuhyi (10) el (11) mevta (12) kale (13) e (14) ve (15) lem (16) tu'min (17) kale (18) bela (19) ve (20) lakin (21) li (22) yatmeinne (23) kalb (24) i (25) kale (26) fe (27) huz (28) erbeaten (29) min (30) et (31) TAYRİ (32) fe (33) sur (34) hunne (35) iley (36) ke (37) summe (38) ic'al (39) ala (40) kulli (41) cebelin (42) min (43) hunne (44) cuz'en (45) summe (46) ed'u (47) hunne (48) ye'tine (49) ke (50) sa'ya (51) ve (52) a'lem (53) enne (54) allahe (55) azizun (56) hakim (57)

( Ve zamanında İbrahim, "Rab’bim ölüleri nasıl diriltirsin bana göster." dedi. "İnanmıyor musun?" dedi. "Bilakis ve lakin kalbimi tatmin etmek için." dedi. "O halde KUŞLARDAN dördünü al da onları kendine döndürüp alıştır. Sonra her dağın üzerine onlardan parçalar oluştur. Sonra onları çağır. Çabalayıp koşarak sana gelirler. Bil ki kesinlikle Allah yücedir hakimdir." dedi. )

Tuesday, November 7, 2023

Dişler

Yetişkin bir insanda 8 kesici diş, 4 köpek dişi, 8 ön öğütücü diş ( ön azı dişi ) ve 12 ön öğütücü diş olmak üzere toplam 32 adet diş bulunmaktadır.

"Sinn" ( Diş ) kelimesi ilk kez Maide suresinde geçmekte olup, bu ayetin 32. kelimesinden itibaren "Sinn" kelimesi tezahür etmektedir. Bir başka deyişle "Sinn" kelimesi, ön eki olan "El" veya fonetik olarak "Es" kelimesiyle birlikte tek kelime ( El Sinn ) olarak baz alındığında ayetin 32. kelimesi olmaktadır.

5/45 Ve (1) ketebna (2) aley (3) him (4) fi (5) ha (6) enne (7) en (8) nefse (9) bi (10) en (11) nefsi (12) ve (13) el (14) ayne (15) bi (16) el (17) ayni (18) ve (19) el (20) enfe (21) bi (22) el (23) enfi (24) ve (25) el (26) uzune (27) bi (28) el (29) uzuni (30) ve (31) ES (32) SİNNE (33) bi (34) es (35) sinni (36) ve (37) el (38) curuha (39) kisas (40) fe (41) men (42) tesaddeka (43) bi (44) hi (45) fe (46) huve (47) keffaratun (48) leh (49) ve (50) men (51) lem (52) yahkum (53) bi (54) ma (55) enzele (56) allahu (57) fe (58) ulaike (59) humu (60) ez (61) zalimun (62) 

( Ve biz onların üzerine onun içinde, nefise nefis, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, DİŞE diş ve yaralara kısas yazdık. Artık kim onu bağışlarsa, o ona günahlarına keffarettir. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerdir. )

Schumann Rezonansı ve 9 sayısı

Güneş ışınlarının, yıldırımların ve muhtelif elektrik akımlarının yeryüzü ile iyonosfer tabakası arasında oluşturduğu elektromanyetik alanların frekansı ( titreşim ) Schumann Rezonansı olarak isimlendirilmiştir. "Dünyanın kalp atışı" ve  "yerkürenin doğal frekansı" olarak anılan Schumann Rezonansı 7.83 Hz.'lik değeri temsil etmektedir. Bu sayının nümerolojik değeri ise 9 olmaktadır. ( 7+8+3 = 18 ... 1+8 = 9 )

Ayrıca 7.83 sayısı noktadan itibaren nümerolojik olarak ayrıştırıldığında 7 ve 11 ( 8+3 = 11 ) sayıları tezahür etmektedir ki bu sayılar döngüsel düalitenin sembolü ve yaratılışın temel yapısı olan "İkili Yedi" kavramını temsil etmektedir. Bu kavram 15/87 kodlu ayette Kur'an'a da işaret edilerek bildirilmektedir.

15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim

( Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an' ı verdik. )

https://bigthink.com/hard-science/schumann-resonance-earths-heartbeat/#:~:text=Schumann%20Resonance.,heartbeat%2C%22%20to%2033.8%20Hz.

Solfeggio Frequencies kapsamındaki 432 Hz frekanslık titreşimlerin, evrenin altın oranıyla rezonansa girerek ( birlikte titreşerek ), ışık, zaman, mekan, madde, yer çekimi, manyetizma, DNA kodu ve bilinç özelliklerini birleştirdiği belirtilmektedir. 432 sayısının nümerolojik değeri de 9 olmaktadır. ( 4+3+2 = 9 )

Kur'an'da "İhtizaz" ( Titreşim, Frekans ) kelimesinin yer aldığı ayetlerdeki 9 nümerolojisi, konu bağlamında dikkat çekmektedir.

"İhtizaz" kelimesi Kur'an'da ilk kez, "yerin titreşmesi ve kabarması" ifadesi içinde olmak üzere 22/5 kodlu ayette geçmektedir. Ayette insanın yaratılışından ve yerin frekansından bahsedilmektedir.

22/5 Ya (1) eyyu (2) ha (3) en (4) nasu (5) in (6) kuntum (7) fi (8) raybin (9) min (10) el (11) ba'si (12) fe (13) in (14) na (15) HALAKNA (16) kum (17) min (18) turabin (19) summe (20) min (21) nutfetin (22) summe (23) min (24) alekatin (25) summe (26) min (27) mudğatin (28) muhallekatin (29) ve (30) ğayri (31) muhallekatin (32) li (33) nubeyyine (34) lekum (35) ve (36) nukirru (37) fi (38) el (39) erhami (40) ma (41) neşau (42) ila (43) ecelin (44) musemmen (45) summe (46) nuhricu (47) kum (48) tiflen (49) summe (50) li (51) tebluğu (52) eşudde (53) kum (54) ve (55) min (56) kum (57) men (58) yuteveffa (59) ve (60) min (61) kum (62) men (63) yuraddu (64) ila (65) erzeli (66) el (67) umuri (68) li (69) key (70) la (71) ya'leme (72) min (73) ba'di (74) ilmin (75) şey'a (76) ve (77) tera (78) el (79) ERDA (80) hamideten (81) fe (82) iza (83) enzelna (84) aley (85) ha (86) el (87) ma (88) İHTEZZET (89) ve (90) RABET (91) ve (92) enbetet (93) min (94) kulli (95) zevcin (96) behic (97) 

( Ey insanlar, eğer dirilmeden şüphe içinde iseniz, size açıklamak için, kesinlikle biz sizi topraktan, sonra su damlasından, sonra asılı duran kan pıhtısından, sonra belli olan belli olmayan et parçasından YARATTIK. Dilediğimiz şekilde isimlendirilmiş belirli vadeye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi çocuk olarak çıkarırız. Sonra olgunluğa erişmeniz için sizden kimi vefat ettirilir ve sizden kimi ise, ilimden sonra hiçbir şey bilmemesi için, ömrünün en rezil dönemine erdirilir, döndürülür. YERİ sönmüş kuru görürsün de biz onun üzerine su indirdiğimizde TİTREŞİR, KABARIR ve er güzel eşten bitirip yetiştirir. )

- Ayet kodunun nümerolojik değeri 9 olmaktadır. ( 2+2+5 = 9 )

- Ayetteki yer ile ilgili olarak geçen "İhtezzet" ( Titreşir ) ve "Rabet" ( Kabarır ) kelimelerinin sıra numaraları sırasıyla 89 ve 91 olup, bu sayıların toplamının nümerolojik değeri 9 olmaktadır. ( 89+91 = 180 ... 1+8+0 = 9 )

"Yerin titreşmesi" ifadesinin ikinci ve son kez geçtiği ayette de 9 nümerolojisi bulunmaktadır. Ayetteki "Erda" ( Yer ) ve "İhtezzet" ( Titreşir ) kelimelerinin sıra numaraları sırasıyla 9 ve 18 ( 1+8 = 9 )'dir.

41/39 Ve (1) min (2) ayati (3) hi (4) enne (5) ke (6) tera (7) el (8) ERDA (9) haşiaten (10) fe (11) iza (12) enzelna (13) aley (14) ha (15) el (16) mae (17) İHTEZZET (18) ve (19) rabet (20) inne (21) ellezi (22) ahya (23) ha (24) le (25) muhyi (26) el (27) mevta (28) inne (29) hu (30) ala (31) kulli (32) şey'in (33) kadir (34) 

( Ve O’nun ayetlerindendir ki, kesinlikle sen yeri korkmuş, ürkmüş, ürpermiş görürsün. Onun üzerine su indirdiğimizde TİTREŞİR ve kabarır. Kesinlikle onu dirilten, ölüyü de diriltir. Kesinlikle O her şeye gücü yetendir. )

"İhtizaz" kelimesinin geçtiği son ayet ise Neml suresinin aşağıdaki ayetidir. Neml suresinin numarası 27 ( 2+7 = 9 ), ayetteki "Tehtezzu" ( Titreşir ) kelimesinin sıra numarası 9'dur.

27/10 Ve (1) elki (2) asa (3) k (4) fe (5) lemma (6) raa (7) ha (8) TEHTEZZU (9) ke (10) enne (11) ha (12) cannun (13) vella (14) mudbiran (15) ve (16) lem (17) yuakkib (18) ya (19) musa (20) la (21) tehaf (22) in (23) ni (24) la (25) yehafu (26) ledey (27) iye (28) el (29) murselun (30) 

( Ve asanı at. Böylece onu kesinlikle yılan gibi TİTREŞİRKEN gördüğünde arkasına dönmeden, ardına bakmadan kaçtı. "Ey Musa korkma. Kesinlikle benim. Gönderilenler huzurumda korkmazlar." )

Monday, November 6, 2023

Din, Tarikat ve Mezhep kavramları

Evvelki bölümlerde de incelendiği üzere "Deyn" ( Borç ) kökünden türemiş olan "Din"* ( Borç, Haysiyet ) kelimesi, Allah'ın insana bahşettiği nimetlere karşılık insanın O'na olan borcu yani O'na teslim olması, O'na inanması, itaat etmesi, iyilik ve doğruluk yolunda ilerlemesi olarak tanımlanmaktadır.

* Batı dillerindeki "Dignity / Dignité" ( Haysiyet ) kelimelerinin kökü de "Din" kelimesidir.

Bakara suresinin 177. ayetinde "İyilik" kavramının tanımı yapılmakta ve bu vasıtayla "Din" kavramı da tanımlanmaktadır. Ve ayetin ilk cümlesinde dinin, bazı ritüellerden ibaret bir kavram olmadığına da dikkat çekilmektedir.

2/177 Yüzünüzü doğu ve batı yönüne, doğrultusuna çevirmenizde iyilik yoktur. Lakin İYİLİK, o Allah’a, sonraki güne, meleklere, kitaba, habercilere inananlara, sevdiklerine, yakınlarına, yetimlere, yoksula, yolda kalmışa, dilenenlere, boyunduruk içindekilere sevgiyle mal verenlere, duaya kalkanlara, zekatı verenlere, ahdettiklerinde ahdlerini ifa edenlere, zorlukta, sıkıntıda, darlıkta ve zor savaş zamanında sabredenleredir. İşte onlar doğrudurlar ve işte onlar sakınırlar. 

"Tarikat" ( Yol tutma ) ve "Mezheb" ( Ayrılma, Gitme ) kavramları ise kaynağı tek olan ilahi bilgilerin haberci resuller tarafından iletilmesi sonrasında kibire ve nefsani menfaat beklentisine dayalı oluşan ihtilaf, gruplaşma ve ayrışma sonucunda ortaya çıkmışlardır. İslami kültürde tarikat tasavvuf ( bilgelik ) için yol, mezheb ise şeriat için yol olarak tanımlanır. Tarikatların keşfe, ilhama ve şeriate dayandığı, mezheplerin ise "nakle" yani kutsal kitaplara ve habercilere ( peygamberler ) dayandığı belirtilir. Ancak esasen bu yapılanmaların çoğu, hadis, fıkıh, sünnet gibi kavramların kisvesi altında, kitap ilminin baz alınmadığı aksine muhtelif sıfatlarla ( hoca, şeyh, gavs, mürşid,  derviş, dede vb. ) anılan kişilerin söylemlerinin baz alındığı, onların ilahlaştırıldığı, onlara koşulsuz itaatin ve biatın hidayetin tek şartı olarak telkin edildiği ortamlardır.

Dinin tek olduğu ve dinde bölünmemek gerektiği aşağıdaki ayetlerde bildirilmekte ve uyarıda bulunulmaktadır.

3/103 Ve Allah’ın ipine topluca sarılıp bağlanın. Ayrışmayın ve Allah’ın üzerinize olan nimetini hatırlayın. ....

23/53 Böylece işlerini aralarında kitaplara böldüler. Her grup o yanında olandan dolayı ferahlayıp sevinir. 

Haberci resullerin, kaynağı tek olan ilahi bilgileri ileten vazifeliler oldukları ve aralarında ayırım yapılamayacağı Bakara suresinin 285  ayetinde bildirilmektedir.

2/285 Resul kendisine Rab’binden o indirilene inandı. İnananların hepsi Allah’a, meleklerine, kitabına, resullerine inandılar. "RESULLERİNDEN HİÇBİRİNİ ARALARINDA AYIRMAYIZ. Duyduk ve itaat ettik. Rab’bimiz senin affını dileriz ve varış yeri sanadır." dediler. 

Bu bağlamda tek olan dinin ismi "İslam" ( Teslimiyet, Kurtuluş, Barış ) olup, tarihteki tüm haberci resuller İslamın kitlelerle iletişim vasıtası olarak vazifelendirilmişlerdir. Dikkat edilecek olursa Yahudilik ( Musevilik ), Nasıralılık ( Hristiyanlık, İsevilik ), Budizm ( Budacılık ), Hinduizm vb kavramlarının kökeninde yer veya kişi isimleri yer almaktadır. Örneğin Yahudi kelimesi, coğrafi bir konum ismi olan Yahudiye'den türemiş olup Yahudiye'de yaşayan halkı tanımlamaktadır. Nasıralı kelimesi ise coğrafi bir konum ismi olan Nasıra'dan türemiş olup Nasıra'da yaşayan halkı tanımlamaktadır. Dolayısıyla Yahudilik, Nasıralılık kelimeleri din ismi değil, tek olan dinde yani İslam'da ihtilafa dayalı bölünme sonrası ortaya çıkan tarikatların, mezheplerin isimleridir.

Kutsal kitaplarda yer almayan Musevi, İsevi, Hristiyan ( Christian ), Alevi vb. kelimeleri de sırasıyla Musacı, İsacı, Mesihçi ( Christçı ), Alici anlamlarına gelmekte olup, kişilere işaret etmektedir. Kişi ismine dayalı gruplaşmaların din değil tarikat veya mezhep olduğu aşikardır. Zira Arapça kişi veya yer isimlerinin sonuna "-i" ( -lı ) eki getirilerek oluşturulan muhtelif tarikat isimleri ( Kadiri, Nakşibendi, Halveti, Rufai vb. ) bulunmaktadır. Ayrıca Kur'an'da "Muhammedi" ( Muhammedçi ) gibi bir kelimenin yer almaması da konu bağlamında önem arzetmektedir. Zira, maliki Allahu Teala olan dinin habercilere atfedilmesi ve habercilerin ilahlaştırılması da şirk kapsamına giren yanlış bir yaklaşımdır. 

Al'i İmran suresinin 19. ayetinde dinin tek olduğu ve isminin de İslam olduğu net olarak bildirilmektedir. 

3/19 ALLAH'IN İNDİNDE DİN KESİNLİKLE İSLAMDIR. O, kendilerine ilim geldikten sonra aralarında azgınlık yapanların haricindeki kitap verilenler ihtilaf etmezler. Kim Allah’ın ayetlerini inkar ederse kesinlikle Allah hızlı hesaplayandır.

Habercileri veya bazı kişileri ilahlaştırarak dinde bölünüp tarikatlaşmanın yanlış olduğunu misalleme yoluyla bildiren İncil'deki ayet grubu ise şöyledir.

46-1-Corinthians-1-10 Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih'in adıyla yalvarıyorum: Hepiniz uyum içinde olun, aranızda bölünmeler olmadan aynı düşünce ve görüşte birleşin.

46-1-Corinthians-1-11 Kardeşlerim, Kloi'nin ev halkından aranızda çekişmeler olduğunu öğrendim.

46-1-Corinthians-1-12 Şunu demek istiyorum: Her biriniz, "Ben Pavlus yanlısıyım", "Ben Apollos yanlısıyım", "Ben Kefas yanlısıyım" ya da "Ben Mesih yanlısıyım" diyormuş.

46-1-Corinthians-3-4 Biriniz, "Ben Pavlus yanlısıyım", ötekiniz, "Ben Apollos yanlısıyım" diyorsa, öbür insanlardan ne farkınız kalır?

46-1-Corinthians-3-5 Apollos kim, Pavlus kim? İman etmenize aracı olmuş hizmetkârlardır. Rab her birimize bir görev vermiştir.

Friday, November 3, 2023

İsrail kelimesi ve Kabala

İlim üzerine sapmak suretiyle şirk sahasına girmenin en bariz tezahürlerinden biri Yahudi mistisizmi olarak tanımlanan ve "Kabala" ( Kabul ) olarak isimlendirilmiş öğretidir. Bu öğretinin özünü, İbrani alfabesindeki 22 harfi ve sayıları kullanarak Tevrat'taki gizli kodları çözmek ve böylelikle yaratılışın sırrını da çözerek - haşa - ilahi  kudrete haiz olabilmek arzusu oluşturmaktadır. Kabala öğretisindeki en belirgin unsur Allah'ın, yaratılmış bir varlık gibi sembolize edilmesi ve hatta  insanlaştırılmasıdır. Sefer Yetzirah ( Yaratılış Kitabı )'da yer alan Eş Hayyim ( Hayat Ağacı ) adı verilen ve kürelerden oluşan figür sözde Rab'bin anatomisini! simgelemektedir.

"Kabala", kutsal kitaplarda ve özellikle Kur'an'da semantik ve nümerik olarak kodlanmış ilme ( ilahi kozmik bilgilere ) dayansa da kibirsel nefsani ihtiraslardan motivasyon alan ve "tek yaratıcı Allah" kavramının, yaratılmışların idrakine sığmazlığını hiçe sayan bir öğreti niteliğindedir. Kabala felsefesinin yansıması olan Zionism / Siyonizm ( Tanrıcılık, Tanrı gibi olmacılık ) ve çarpıtılmış Tasavvuf ( Bilgelik ) gibi düşünce akımları da özünde Rab'bi insan gibi bir varlık seviyesine indirgemeyi, insanı O'na şirk koşmayı ve hatta insanı O'ndan üstün görmeyi ( haşa ) hedefleyen öğretilerdir. Bu husus Kur'an ayetlerinde "Heveslerini ilah edinmek" ve "İlim üzerine sapmak" ifadeleriyle tanımlanmaktadır.

45/23 E FE RAEYTE MEN İTTEHAZE İLAHEHU HEVAHU VE EDALLEHULLAHU ALA İLMİN ve hateme ala sem'ihi ve kalbihi ve ceale ala besarihi ğişaveh fe men yehdihi min ba'dillah e fe la tezekkerun

( HEVESİNİ İLAHI EDİNEN KİMSEYİ GÖRMEZ MİSİN? ALLAH ONU İLİM ÜZERİNE SAPTIRIR. Kulağının ve kalbinin üzerine mühür basar. Gözünün üzerine perde oluşturur. Artık Allah’tan sonra onu kim yönlendirebilir? O halde hatırlamaz mısınız? )

Tevrat'ın aşağıdaki ayetleri, sembolik anlamlı addedilseler dahi konu bağlamında oldukça ilginç ifadeler içermekte ve "İsrail" kelimesinin etimolojisine de işaret etmektedir. "İsrail" kelimesi "İsra" ( Mücadele, Uğraş, Güreş ) ve "İl" ( İlah ) kelimelerinden oluşmakta olup, "İlah ile mücadele eden / uğraşan / güreşen"! anlamlarını içermektedir 

1-Genesis-32-24 Böylece Yakup arkada yalnız kaldı. BİR ADAM gün ağarıncaya kadar onunla güreşti. 

1-Genesis-32-25 YAKUP'U YENEMEYECEĞİNİ ANLAYINCA, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı. 

1-Genesis-32-26 ADAM, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi. Yakup, "BENİ KUTSAMADIKÇA SENİ BIRAKMAM" diye yanıtladı. 

1-Genesis-32-27 ADAM, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup." 

1-Genesis-32-28 ADAM, "Artık sana Yakup değil, İSRAİL denecek" dedi, "Çünkü TANRI'YLA, İNSANLARLA GÜREŞİP / MÜCADELE EDİP / UĞRAŞIP YENDİN." 

1-Genesis-32-29 Yakup, "Lütfen adını söyler misin?" diye sordu. Ama ADAM, "Neden adımı soruyorsun?" dedi. Sonra Yakup'u kutsadı. 

1-Genesis-32-30 Yakup, "TANRI'YLA YÜZYÜZE GÖRÜŞTÜM AMA HAYATIM BAĞIŞLANDI" diyerek oraya Peniel adını verdi. 

1-Genesis-32-31 Yakup Peniel'den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu. 

1-Genesis-32-32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı. 

Yukarıdaki ayet grubu, Maide suresinin 13. ayetini hatırlatır niteliktedir. 

5/13 ... ( İsrailoğulları ) Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. KELİMEYİ TAHRİF EDİP YERİNDEN DEĞİŞTİRİRLER. ... 

Kitab-ı Mukaddes veya Bible olarak anılan ve Tevrat ile İncil'i içeren kitabın King James Version ( Kral James Versiyonu ) ile daha sonra yayınlanan New International Version ( Yeni Uluslararası Versiyon ) arasındaki farklılıklar da bu bağlamda dikkat çekmektedir. Söz konusu farklılıklar meal kaynaklı olmayıp metin kaynaklıdır. Yani metinde eksiklikler ve değişiklikler görülmektedir. Bu durumun kelimeyi tahrif olarak değerlendirilmesi mümkündür.

İncil'in aşağıdaki ayetinde kitapların tahrif edilmesi hususuna dikkat çekilmektedir.

66-Revelation-22-19 HER KİM BU PEYGAMBERLİK KİTABININ SÖZLERİNDEN BİR ŞEY ÇIKARIRSA, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır. 

Zuhruf suresinin aşağıdaki ayetinde de insanı Rab'be ortak koşma veya Rab'bi insani unsurlarla tanımlamaya çalışma gafletine işaret edilmektedir.

43/15 Ve cealu lehu min ibadihi cuz'a innel insane le kefurun mubin

( Ve O'na kullarından parçalar oluşturdular. Kesinlikle insan apaçık inkar edendir. )

Allahu Teala, kitaplar vasıtasıyla ilettiği ilmi insanlara, kendilerini O'na ortak koşsunlar, sözde ilah olmaya çalışsınlar diye değil gerçeği sezsinler, birbirlerine faydaları olsun ve ruhsal tekâmül yolculuğunda dayanışma içinde olsunlar diye bahşetmiştir. Doğru, iyi niyetle ve Allah yolunda yapılmayan her türlü ilmi çalışma insanlara acıdan başka bir şey vermeyecektir.

Dünyanın ekseninde dönüşü ve Dağların geçişi!

Dünyanın, kendi eksenindeki bir tam dönüşü "Gün" olarak isimlendirilmiş olan bir döngüyü oluşturmaktadır. Dünyanın, kendi ekseninde ve 12742 km'lik çap üzerindeki dönüş hızı 1600 km/saattir. 

Dünyanın çapı 12742 km'dir.

Dünyanın, çapı üzerindeki rotasyon ( dönüş ) hızı 1600 km/saat'tir.

https://earthhow.com/how-fast-does-the-earth-spin/

https://peakd.com/hive-196387/@arnol99/the-earth-is-rotating-at-speed-1600-kmhour-why-dont-we-feel-it

https://study.com/academy/lesson/earths-rotation-facts-speed.html#:~:text=Earth%20revolves%20around%20the%20Sun,various%20distances%20within%2024%20hours.

Dairesel ( döngüsel ) hareket ile ilgili olan yukarıdaki sayıların nümerolojik değerleri, döngünün sembolü olan 7 sayısını vermektedir.

12742 km ... 1+2+7+4+2 = 16 ... 1+6 = 7

1600 km/saat ... 1+6+0+0 = 7

Neml suresinin 88. ayetinde "Dağların sabit olmadıkları, bulutların geçmesi gibi geçtikleri" ifadesi yer almaktadır. Her ayet gibi çoklu anlamları olan bu ayette bildirilen mesajlardan biri de dağlar misali üzerinden "dünyanın ekseni üzerindeki rotasyon ( dönüş ) hareketi" olabilir. Ayrıca ayetteki 7 nümerolojisi de bu hususa vurgu niteliğindedir.

27/88 Ve (1) tera (2) el (3) cibale (4) tahsebu (5) ha (6) camideten (7) ve (8) hiye (9) temurru (10) merra (11) es (12) sehab (13) sun (14) allah (15) ellezi (16) etkane (17) kulle (18) şey (19) inne (20) hu (21) habirun (22) bi (23) ma (24) tefalun (25) 

( Ve dağları görürsün de onları cansız gibi sabit sanarsın. Onlar bulutun geçmesi gibi geçerler. O, her şeyi yapan Allah’ın sanatıdır. Kesinlikle O ne yaptığınızdan haberdardır. )

- Ayetin kodunun nümerolojik değeri 7 olmaktadır. ( 2+7+8+8 = 25 ... 2+5 = 7 )

- Ayetin numarasının nümerolojik değeri de 7 olmaktadır. ( 8+8 = 16 ... 1+6 = 7 )

- Ayette 25 kelime bulunmaktadır. ( 2+5 = 7 )

- Ayrıca ayetin sure numarası olan 27 sayısı hem döngüsel düalitenin sembolü olan "İkili Yedi" kavramı ile, hem de dairesel ( döngüsel ) hareketi tanımlayan 360 ( 3+6+0 = 9 ) derecelik hareket ile nümerolojik uyum arzetmektedir. ( 27 ... 2+7 = 9 )

Wednesday, November 1, 2023

Olumsuzlukları tekâmül basamağı addedebilmek

İmkânlar ölçüsünde, gereken tepkiyi ve mücadeleyi vermek koşuluyla maruz kalınan adaletsizliği, zulmü ve zorbalığı ruhsal tekâmül vasıtası addedebilmek, bunların sebep olduğu olumsuzlukları ve yoksunlukları müjde, mutluluk unsuru olarak görebilmek imanda yüksek derecelere ulaşabilmiş olmayı gerektirmektedir. Bu dereceye ulaşabilmenin yegane yolu da yaratılış mekanizmasına geniş ve bütüncül açıdan bakabilmek, korku ve üzüntü frekanslarından uzaklaşabilmektir. Yazıya ve dile kolay olan bu husus ancak ve ancak Allahu Teala'nın bahsedeceği ilim, kalbi basiret ve sabır ile mümkün olabilir. Dolayısıyla insanların, dualarında Rab'lerinden öncelikli olarak dileyecekleri nimetler basiret, idrak ve sabır olmalıdır.

Kur'an'da ve İncil'de bu hususa ilişkin çok açık ayetler bulunmaktadır. 

2/155 Ve kesinlikle sizi, korkudan, açlıktan, malların, nefislerin ve meyvelerin, ürünlerin noksanlığından gibi şeylerle sınayacağız. Sabredenleri müjdele. 

2/216  Savaş üzerinize yazıldı. O size hoş olmayandır, zorlanmadır.  Ve ola ki siz bir şeyi istemezsiniz, bir şeyden hoşlanmazsınız, o size hayırlı olabilir. Ola ki siz bir şeyi seversiniz, o size kötü olabilir. Allah bilir de sizler bilmezsiniz. 

41/30 Kesinlikle O "Rab’bimiz Allah' tır." diyenlere, sonra doğru olanlara, "KORKMAYIN VE HÜZÜNLENMEYİN. Vaad edilmiş olduğunuz cennet ile müjdelenip sevinin." diye onların üzerine melekler inerler. 

57/23 O size kaybettirdiğine, yitirttiğine üzülmeyesiniz. O size verdiğinden dolayı da ferahlayıp sevinmeyesiniz. Allah şımaranların, övünenlerin hiçbirini sevmez. 

İncil'de yer alan aşağıdaki ayetler, kaba madde planı dünya hayatındaki maddi olumsuzlukların ruhsal plan olan uhrevi hayattaki huzurun ve mutluluğun müjdecisi olduğuna işaret etmektedir.

42-Luke-6-20 İsa, gözlerini öğrencilerine çevirerek şöyle dedi: "Ne mutlu size, ey yoksullar! Çünkü Tanrı'nın Egemenliği sizindir. 

42-Luke-6-22 İnsanoğlu'na ( Mesih İsa'ya ) bağlılığınız yüzünden İnsanlar sizden nefret ettikleri, Sizi toplum dışı edip aşağıladıkları Ve adınızı kötüleyip sizi reddettikleri zaman Ne mutlu size!

60-1 Peter-3-14 Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların "korktuğundan korkmayın, ürkmeyin." 

60-1 Peter-4-14 Mesih'in adından ötürü hakarete uğrarsanız, ne mutlu size! Çünkü Tanrı'nın yüce Ruhu üzerinizde bulunuyor. 

Dolayısıyla ilk algıda rahatsız edici gibi görünse de inananların ruhsal tekâmülü için gerekli olan musibetlerin ve olumsuz algılanan olayların çoğu Rab'bin rızası ve izniyle şeytanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Ancak, insanların mutsuzluğundan mutluluk duyan bu şeytanlar kurguladıkları musibet tuzaklarıyla kendilerine menfaat sağladıklarını düşünürlerken esasen kendilerini helake, mağdur ettiklerini zannettikleri insanları da tekâmüle sevkettiklerini farkedememektedirler. İşte bu nedenle ayetlerde "Allah'ın tuzağının daha büyük, en büyük olduğu" bildirilmektedir.

Yukarıdaki durum çerçevesinde şöyle bir yanlış düşünsel yaklaşımın oluşma potansiyeli bulunmaktadır. "Madem şeytanlar yaptıklarıyla inananların tekâmülüne vasıta oluyorlar o halde nihayetinde onlar iyilik yapmış olmuyorlar mı?" Bu noktada hatırlanması gereken en önemli husus iyi veya kötü olarak algılanan her şeyi Allahu Teala'nın, yarattığı varlıkları vasıta kılmak suretiyle gerçekleştirdiğidir. Ancak varlıklar faaliyetlerini, etkisi altında oldukları frekans tesirlerinin niteliğine göre iyi veya kötü niyetli olarak gerçekleştirmektedirler. Bu nedenle inananların, her şeyin Allah'tan olduğunu bilmeleri ancak iyi veya kötü davranışa gereken tepkiyi ve mücadeleyi de vermeleri gerekmektedir. Bu nedenledir ki ayetlerde "Savaş üzerinize yazıldı." ve "Şeytan size apaçık düşmandır." ifadeleri yer almaktadır.