Çeviri

Tuesday, June 16, 2026

Derealizasyon fenomeni

Derealizasyon* kişinin çevresini, çevresindeki nesneleri veya insanları yani dünyayı gerçek dışı, yabancılaşmış, yapay, sisli, bozulmuş, değişmiş, tanıdık değilmiş, rüyadaymış gibi algıladığı dissosiyatif (gerçeklikten kopuş) bir psişik durumdur.

*Derealizasyon (Gerçekdışılaşma, Gerçekdışılık)

Derealizasyon genellikle yoğun anksiyete, panik atak veya travma durumunda zihnin geliştirdiği bir savunma mekanizması olarak tezahür etmektedir. 

Bu fenomen, mekanın uzaklaşmış, büyümüş/küçülmüş gibi algılanması, evrenin yapay veya rüya gibi hissedilmesi, zaman ve mekan algısında bulanıklık oluşması ile karakterizedir.

Kur'an ayetlerinde derealizasyonu oluşturan "mekan algısı değişikliğine" ve "gerçekdışılık algısına" doğrudan ve tersten misalleme yoluyla değinilmektedir. 

14/48 YEVME TUBEDDELUL ERDU ĞAYRAL ERDİ ve semavatu ve berazu lillahil vahidil kahhar

( O GÜN YER BAŞKA YERE DÖNÜŞÜR. Gökler de. Ve tek kahredici Allah için meydana çıkarlar. )

Yukarıdaki ayette, büyük döngü sonunda, dejenerasyona dayalı olarak yeryüzünde vuku bulacak maddi değişikliklere değinilmekle birlikte, insanın ruhsal durumundaki değişim nedeniyle, dünyanın ona artık farklı görüneceğine, dünyayı farklı algılayacağına işaret edilmektedir.

Aşağıdaki ilk ayette ise "cennet/cehennem" kavramlarının "gerçek" olduğuna ancak "mekanı" değil "ruhsal hali" temsil ettiğine "ateş/cehennem" sembolizmi misali üzerinden vurgu yapılmaktadır.

46/34 Ve yevme yu'radullezine keferu alen NAR LEYSE HAZA BİL HAKK kalu bela ve rabbina kale fe zukul azabe bima kuntum tekfurun

( Ve o inkar edenler ATEŞE döndürülüp arzolundukları gün, "BU GERÇEK DEĞİL Mİ?". "Bilakis ve Rab’bimiz." derler. "O halde, o inkar etmenizden dolayı azabı tadın." der. )

Aşağıdaki ayette yer alan ve sembolik nitelik arzeden "Rab'be vakıf olmak" kavramıyla, dünya hayatı döngüsünün sonunda "hesabın görülmesi/karşılıklandırmanın yapılması" için ruhsal plana (ahiret) geçiş (öze dönüş) ifade edilmekte ve dünya hayatındayken çoğu insan tarafından gerçekleşmeyeceğine inanılanın gerçekleşeceğine vurgu yapılmaktadır. 

6/30 Ve lev tera İZ VUKİFU ALA RABBİHİM kale E LEYSE HAZA BİL HAKK kalu bela ve rabbina kale fe zukul azabe bima kuntum tekfurun

( Ve RAB'LERİNE VAKIF OLDUKLARINDA bir görsen. "BU, GERÇEK DEĞİL MİDİR?" der. "Bilakis, Rab’bimiz." derler. "O halde inkar etmiş olduğunuz için azabı tadın." der.  )

Dünya hayatındaki hakedişe (liyakat) göre şekillenecek olan ruhsal plan (ahiret) yaşamının niteliğini simgeleyen "azaplı ve/veya sevinçli hesap görmenin", "karşılıklandırılmanın" ise tek bir idarecisi olduğu ve onun da insanın kendisi yani vicdanı olduğu aşağıdaki ayette bildirilmektedir.

17/14 İkra’kitabek kefa bi NEFSİKE el yevme aleyke hasiba

( Kitabını oku. O gün NEFSİN/KENDİN hesap görücü olarak sana yeter. )

No comments:

Post a Comment