Çeviri

Monday, June 15, 2026

Solomon Paradoksu

İnsanın, başkalarının sorunlarına karşı tarafsız, mantıklı ve bilgece tavsiyeler verebilirken, kendi kişisel problemlerinde aynı yaklaşımı ve objektifliği uygulamakta başarısız olması durumu Solomon Paradoksu olarak anılmaktadır.

Bu psikolojik fenomen, ismini, kutsal kitaplarda adı geçen Kral Süleyman (King Solomon)'dan almıştır. Süleyman, bilgelik, adalet ve hüküm verme yeteneği ile ve kendisine büyük ilim nimeti bahşedilmiş olmasıyla bilinmektedir. İlgili Tevrat ayetleri şöyledir.

11-1-Kings-3-8 İşte kulun kendi seçtiğin kalabalık halkın, sayılamayacak kadar büyük bir kalabalığın ortasındadır.

11-1-Krallar-3-9 Bu yüzden bana öyle sezgi dolu bir yürek ver ki, iyi ile kötüyü ayırt edip halkını yönetebileyim. Başka türlü senin bu büyük halkını kim yönetebilir!"

11-1-Krallar-3-10 Süleyman'ın bu isteği Rab'bi hoşnut etti.

11-1-Krallar-3-11 Tanrı ona şöyle dedi: "Madem kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin, bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir.

Ancak söz konusu fenomene Süleyman'ın isminin verilmiş olmasının sebebi Tevrat ayetlerinde  Süleyman ile ilgili paradoksal (zıtlık arzeden) eğilim ve davranışlardan da bahsedilmesidir.

11-1-Krallar-11-4 Süleyman yaşlandıkça, karıları onu başka ilahların ardınca yürümek üzere saptırdılar. Böylece Süleyman bütün yüreğini Tanrısı RAB'be adayan babası Davut gibi yaşamadı.

11-1-Krallar-11-5 Saydalılar'ın tanrıçası Aştoret'e ve Ammonlular'ın iğrenç ilahı Molek'e taptı.

11-1-Krallar-11-6 Böylece RAB'bin gözünde kötü olanı yaptı, RAB'bin yolunda yürüyen babası Davut gibi tam anlamıyla RAB'bi izlemedi.

11-1-Krallar-11-7 Yeruşalim'in doğusundaki tepede Moavlılar'ın iğrenç ilahı Kemoş'a ve Ammonlular'ın iğrenç ilahı Molek'e tapmak için bir yer yaptırdı.

11-1-Krallar-11-8 İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.

Süleyman ile ilgili olarak Kur'an ayetlerinde ise şu ana hususlar yer almaktadır.

- Kendisine mülk, ilim ve hikmet verilmiştir.
- Kuşların konuşma dili öğretilmiştir.
- Cin şeytanları O'nun emrinde bina yapıcı ve dalgıç olarak çalışmışlardır.
- Rüzgar, Süleyman'a bir yardımcı olarak bahşedilmiştir.
- Karıncaların konuşmasını anlayabilmektedir.
- Sebe kraliçesini tevhid inancına yönlendirmiştir.

Sad suresinin aşağıdaki ayetinde yer alan, Süleyman'ın "günahından dolayı af dileme" sözleri, Tevrat'ta yer alan paradoksal durumla uyum arzetmekte gibidir. Zira ayette Süleyman, "mal ve mülk sevgisinin O'nu Rab'bi anmaktan alıkoyduğunu" itiraf etmekte yani dolaylı olarak, dünyevi, nefsani ve maddi unsurlara kapılarak Rab'be şirk koştuğunu ifade etmektedir.

38/32 "Kesinlikle ben mal/servet/at sevgisini Rab’bimi hatırlamanın üzerine sevdim." dedi. Nihayet perdeye gizlendi.

Bu durum esasen ibretlik bir misal olup, ilahi nizam tarafından habercilik ile vazifelendirilmiş varlıkların dahi hata yapabileceğini, bilgeliğin kusursuzluk anlamına gelmediğini, büyük güç ve maddi çokluğun insanı saptırabileceğini, "günahsız varlık" diye bir kavramın olmadığını vurgulamak açısından önem arzetmektedir. Zira Kur'an'da Hz. Muhammed'e yönelik uyarılar ve eleştiriler de konuyla uyum arzetmektedir.

Netice itibarıyla verilmek istenen mesaj, insanlara iyiyi, doğruyu, adaleti telkin eden bir kişinin kendisinin de aynı iyilik, doğruluk ve adalet kapsamında tutum, düşünce ve davranış içinde bulunması gerektiğidir. Bir başka deyişle paradoksal değil tutarlı bir ruh hali içinde olması gerektiğidir. Bu noktaya Kur'an'ın şu ayetlerinde değinilmektedir.

2/44 Kitabı okuduğunuz halde, İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDERSİNİZ DE NEFİSLERİNİZİ/KENDİNİZİ UNUTUR MUSUNUZ? O halde akıl etmez misiniz?

53/32 ... O halde KENDİNİZİ TEMİZE ÇIKARMAYIN. O sakınan kimseyi bilir.

No comments:

Post a Comment