Bir önceki bölümde “İnat” kökenli psikopatolojik sendromlara değinilmişti. Bu sendromlar ağırlıklı olarak, bireyin bir düşünceyi dogmatik olarak veya farklı bir vasıtayla kabul etmesini, bunun dışındaki alternatifleri dikkate almamasını, rasyonel olarak değerlendirmemesini, üzerinde durmamasını tanımlamaktaydı.
Bu bölümde ise, bir düşünce veya eylemin yanlış olduğu idrak edilmesine rağmen ısrarla o yanlış düşüncede veya eylemde ısrar edilmesine ilişkin psikopatolojik sendromlara yer verilmiştir.
Kompulsiyon (Obsesif-Kompulsif Spektrum) : Bireyin, düşüncesinin veya davranışının anlamsız, yanlış olduğunu bilmesine rağmen belirli bir husustaki kaygısını, şüphesini, korkusunu azaltmak için o anlamsız ve yanlış düşünce veya eylemde ısrar etmesi
Bilişsel Çelişki (Cognitive Dissonance) : Bireyin, düşüncesinin veya davranışının anlamsız, yanlış olduğunu bilmesine rağmen kendisine batıl gerekçeler yaratarak o düşünce veya davranışta ısrar etmesi
Yukarıdaki psikopatolojik fenomenlere Kur’an’da “Ve entum ta’lemun” (Ve siz bilirsiniz / Bile bile) ifadesiyle işaret edilmekte ve misaller verilmektedir.
2/22 O size yeri döşek ve göğü bina yaptı. Gökten su indirdi de onunla size faydalısından meyveler, ürünler rızıklar çıkardı. O halde BİLE BİLE ALLAH İÇİN EŞLER OLUŞTURMAYIN.
2/42 Ve gerçeği batıl ile örtmeyin ve BİLE BİLE GERÇEĞİ GİZLEMEYİN.
2/75 Böylece size inanmalarını mı ümit edersiniz? Ve onlardan bir kısmı Allah’ın kelamını işitip AKILLARI ERDİKTEN SONRA BİLE BİLE ONU TAHRİF ETTİLER.
2/146 O kitap verdiklerimiz, onu oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kesinlikle ONLARDAN BİR KISMI BİLE BİLE GERÇEĞİ GİZLERLER.
3/71 Ey kitap sahipleri, neden gerçeği batıl ile örtersiniz de GERÇEĞİ BİLE BİLE GİZLERSİNİZ?
3/75 .... ONLAR BİLE BİLE ALLAH’A YALAN SÖYLERLER.
3/135 Ve onlar ahlaksızlık yaptıklarında veya nefislerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlarlar da günahları için af isterler. Allah’ın haricinde günahları kim affeder? Ve ONLAR O YAPTIKLARINDA BİLE BİLE ISRAR ETMEZLER.
8/27 Ey o inananlar, Allah’a ve resule ihanet etmeyin. BİLE BİLE KENDİ EMANETLERİNİZE İHANET ETMEYİN.*
*Bu ayette, vatan, millet, din gibi “emanet” niteliğindeki yüksek manevi değerleri hiçe sayan, sadece dünyevi ve nefsani menfaatlerini gözeten ve bu yolda her türlü kötülüğü yapan psikopatlara (ruh hastalarına) işaret edilmektedir.
58/14 .... Onlar BİLE BİLE YALAN ÜZERİNE YEMİN EDERLER.
Dolayısıyla, bile bile kötülükte ısrar edenlerin esasen tedavi edilmesi gereken “ruh hastaları” oldukları ayetlerle de teyid edilmektedir. Zira, ayetlerde geçen “Fi kulubihim merad” (Kalplerinde hastalık vardır.) ifadesi de açıkça “ruh hastalığına” işaret etmektedir. (Ruhun, yani bilincin/bilginin kaba madde planındaki temsili “Kalp”tir.)
Önemli not : Bu bölümde bahsedilen psikopatolojik fenomenlere konjenital olarak veya daha sonra edinimle herkes maruz kalabilmektedir. Ve bu fenomenlerin, çevredeki insanlara değil sadece maruz kalanların kendilerine zorluk oluşturduğu durumlar da olabilmektedir. Dolayısıyla bu noktada belirtilmek istenen, kötülükte, inkarda, bozgunculukta, zulümde bile bile ısrarcı olanların durumlarının bu psikopatolojik fenomenlerle uyum arzettiğidir.
No comments:
Post a Comment