Çeviri

Sunday, November 8, 2026

Dalga üstüne dalga, Birbiri üstüne karanlık

Bilindiği üzere, denizlerin yüzeyindeki dalgalar rüzgarın suyu itmesiyle oluşmaktadır. 

Büyük derinliklere sahip okyanuslarda ise su katman katmandır. Üst kısımlar daha sıcak, az tuzlu ve düşük yoğunlukta iken, derinlerdeki su soğuk, çok tuzlu ve yüksek yoğunluktadır. Bu farklı yoğunluktaki katmanların sınır hattında, gelgitler veya su altı akıntılarının denizaltı dağlarına çarpmasıyla yüzlerce metre yükseklikte dev dalgalar oluşur. Denizaltıların hareketini etkileme gücüne sahip bu dalgalara oşinografide "Internal Waves" (İç Dalgalar) adı verilmektedir.


Okyanusların güneş ışığı almayan ve tamamen karanlık olan 3 ana karanlık katmanı vardır.

1- Gece Yarısı Bölgesi (Batikapelajik Bölge) : Derinliği 1000 - 4000 m arası olan katmandır. Buradaki canlılar biyolüminesans ile kendi ışıklarını üretir. Su sıcaklığı donma noktasına yakındır ve basınç çok yüksektir.

2- Abisal Bölge (Abisopelajik Bölge) : Derinliği 4000 - 6000 m arası olan katman adını Yunanca "Abys" (Dipsiz) kelimesinden alır. Zifiri karanlık ve aşırı soğuk olan bu bölgede besin miktarı çok az olup, canlılar yukarıdan çöken organik atıklar (deniz karı) ile beslenir.

3- Hadal Bölge (Hadalpelajik Bölge) : Derinliği 6000 - 11000 m (Mariana Çukuru) arası olan bu katman, adını, Yunan mitolojisinde yer altı ile ilişkikendirilen Hades isimli karakterden alır.


Nur suresinin aşağıdaki ayetinde, "Bahrin lucciy" (Engin denizler), "Mevcun min fevkihi mevcun" (Dalga üstüne dalga) ve "Zulumatin ba'duha fevka ba'd" (Birbirleri üzerine karanlıklar) ifadeleri, zahiri anlamlarının yanısıra, batınen "Okyanusları", okyanuslardaki "İç Dalgalar"'ı ve "Karanlık katmanlarını" temsil etmekte gibidirler.

24/40 Ev ke ZULUMATİN Fİ BAHRİN LUCCİYYİN YAĞŞAHU MEVCUN MİN FEVKİHİ MEVCUN MİN FEVKİHİ SEHAB ZULUMATUN BA'DUHA FEVKA BA'D iza ahrace yedehu lem yeked yeraha ve men lem yec'alillahu lehu nuran fe ma lehu min nur

(Veya ENGİN DENİZLERDEKİ KARANLIKLAR gibidir. Onu, DALGA ÜSTÜNE DALGA, ONUN ÜSTÜNDE BULUT ve BİRBİRLERİ ÜZERİNE KARANLIKLAR örter. Elini çıkardığında onu görmeye güç yetiremez. Allah’ın ona aydınlık kılmadığı kimseye, artık ona aydınlıktan yoktur.)

Her ayet gibi çoklu anlamları olan bu ayetteki "Bahrin lucciy" (Engin denizler) kelimesinin "Uzayı"* temsil etme ihtimali de mevcuttur. Bu bağlamda, "Mevcun min fevkihi mevcun" (Dalga üstüne dalga) ifadesinin katmanlar oluşturan uzaydaki kütle çekim dalgalarını, radyo dalgalarını, X-ışınlarını ve görünür ışık gibi elektromanyetik dalgalarını, "Zulumatin ba'duha fevka ba'd" (Birbirleri üzerine karanlıklar) ifadesinin ise gezegenlerin, uzay boşluğundaki yüklü parçacıkları (plazmayı) hapseden manyetik alan "katmanlarını" (Manyetosfer ve Plazma Katmanları) temsil ediyor olması muhtemeldir. 

Ayrıca kütle çekim dalgaları, radyo dalgaları, X-ışınları ve elektromanyetik dalgalar uzayda salınırken, yıldızlararası ortamdaki gaz ve toz "bulutlarıyla" etkileşime girerek belirli enerji yoğunluğu "katmanları" oluşturmaktadırlar. Bu durum da, ayetteki "Sehab" (Bulut) kelimesiyle, "Mevcun min fevkihi mevcun" (Dalga üstüne dalga) ve "Zulumatin ba'duha fevka ba'd" (Birbirleri üzerine karanlıklar) ifafeleriyle uyum arzetmektedir.

* Uzayın, Hidrojen (H) atomuyla kaplı olması ona "engin bir deniz" olma niteliği kazandırmaktadır. (Suyun formülü H2O olup, suyun özü H atomudur.)

Ve Lokman suresinin aşağıdaki ayetinde, "Bahr" (Deniz) kelimesinden sonra, ayrıca zikredilen "Seb'atu ebhurin" (Yedi deniz) ifadesinin "Seb'a semavat" (Yedi gökler) ifadesi gibi göğün "yedi katmanını" (Troposfer, Stratosfer, Mezosfer, Termosfer, İyonosfer, Ekzosfer, Manyetosfer) temsil ediyor olması da muhtemeldir.

31/27 Ve lev enne ma fil erdi min şeceratin aklamun vel bahru yemudduhu min ba'dihi SEB'ATU EBHURİN ma nefidet kelimatullah innellahe azizun hakim

(Ve şayet kesinlikle o yerdeki ağaçlar kalemler olsa ve deniz de ona destek olsa, ondan sonra da YEDİ DENİZ, Allah’ın kelimeleri tükenmez. Kesinlikle Allah yücedir hakimdir.)

No comments:

Post a Comment