Bu blogda, yaratılışın kaynak kodları olan kelimelerin ve ayetlerin semantik, nümerolojik ve etimolojik açıdan incelenmesi ve bilimsel veriler ile ilişkilendirilmesi sonucunda ortaya çıkan tespitlere yer verilmektedir.
Çeviri
Friday, October 23, 2026
Kuantum spin ve İki kere dönüş
Maddenin sınır kapısı
Periyodik tabloda henüz keşfedilmemiş veya laboratuvarda sentezlenmemiş olan teorik 137. element (Untriseptiyum (Feynmanium) ) ve 173. element (Unsepttriyum (Ultimium) ), "Periyodik tablonun sınırları neresidir?", "En son hangi element var olabilir?" sorularına yanıt aranırken karşılaşılan iki kritik eşiği temsil etmektedir. (137 ve 173 sayıları elementlerdeki proton adetleridir.)
Fizikçi Richard Feynman, rölativistik Dirac denklemine dayanarak periyodik tablonun 137. elementte son bulması gerektiğini öne sürmüştür. Zira Bohr atom modeline göre, bir atomun çekirdeğindeki proton sayısı (Z) 137'ye ulaştığında, en içteki yörüngede (1s) dönen elektronun hızının ışık hızına (\(c\)) ulaşması veya onu geçmesi gerekir. Işık hızı aşılamayacağı için teorik olarak nötr bir 137. elementin var olamayacağı düşünülmüş ve bu yüzden elemente gayriresmi olarak Feynmanium adı verilmiştir.
Modern kuantum mekaniği hesaplamaları, Feynman'ın, atomu "noktasal bir yük" olarak alan modelini geliştirip çekirdeğin bir hacmi olduğunu hesaba kattığında, sınırın aslında 137 değil, 173 olduğunu göstermiştir.
Netice itibarıyla, yukarıdaki teorilere göre 137. veya 173. elementler maddenin farklı haline/hallerine açılan "sınır kapısı" niteliğindedirler.
Söz konusu teorik elementlerin atom numaraları, atomlardaki farklı enerji düzeylerinin varlığı ile ilgili olan "İnce Yapı" (Fine Structure) kavramı ile de bağlantılıdır. Zira İnce Yapı Sabiti olarak baz alınan değer 1/137'dir.
Yukarıdaki sayısal değerler nümerolojik açıdan incelendiğinde 11 (1+3+7 = 11; 1+7+3 = 11) sayısı ile karşılaşılmaktadır. Bu sayının, "boyut portalı (kapısı)", "boyut geçidi" ve "halden hale geçiş" kavramlarının sembolü olduğu dikkate alındığında, 137. veya 173. elementlerin "maddenin sınır kapısını" yani "farklı bir madde haline açılan kapıyı" temsil ettiklerini öne süren teoriyle bir uyum göze çarpmaktadır.
Ayetlerde de 11 nümerolojisi "kapı açılması" kavramıyla ilintili olarak tezahür etmektedir.
7/40 O ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara kibirlenenlere, onlara göğün kapıları kesinlikle açılmaz. ...
54/11 Böylece akıp dökülen su ile göğün kapılarını açtık.
Her iki ayetin kodlarındaki rakamların toplamı 11 olmaktadır. (7+4+0 = 11; 5+4+1+1 = 11)
Altıncı duyu
İnsanların madde planı olan dünyayı algılamasını sağlayan ve maddi nitelikte olan beş duyu, görme (göz), işitme (kulak), koklama (burun), tat alma (dil) ve dokunma (deri) duyularıdır.
Altıncı duyu ise madde ile ilgili olmayan, ruh (kelime, bilinç) ile ilgili olan duyudur. Bir başka deyişle altıncı duyu, zahiri maddenin ardında olanı, onun mevcudiyetinin özünü yani yaratılış frekansını hissettiren batıni duyudur.
Yaratılışın ardındaki idraklere sığmaz kudret olan Yaratıcı'nın ismi olan "Allah" kelimesinin ebced değerinin 66 olması konu bağlamında önem arzetmektedir.
Mücadele suresinin aşağıdaki ayetinde, "maddi duyularla algılanamama" fenomeni "Allah" kelimesi misali ile vurgulanmaktadır. Ayette Allah'ın, maddi olmayan yani beş duyu ile algılanamayan ancak altıncı duyu ile algılanabilen daimi varlığına işaret edilmektedir.
58/7 E lem tere ennALLAHE ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ardi ma yekunu min necva selasetin illa huve rabiuhum ve la hamsetin illa huve SADİSUHUM ve la edna min zalike ve la eksere illa huve meahum eyne ma kanu summe yunebbiuhum bima amilu yevmel kiyameti innallahe bi kulli şey'in alim
(Kesinlikle ALLAH'ın, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa bildiğini görmüyor musunuz? Üç kişi arasındaki gizli fısıltı, O onlardan dördüncüsü olmadan olmaz. Beş kişi arasındaki, O onlardan ALTINCISI olmadan olmaz. Ne bundan daha azı, ne de çoğu, O'nun onlarla birlikte olduğu zaman haricinde olmaz. Sonra, ayağa kalkış gününde, onlara o yaptıklarını haber verir. Kesinlikle Allah her şeyi bilendir.)
Ayette bildirilen sayı misallerinin "Sadisuhum" (Altıncıları) kelimesiyle sonlandırılmış olması "6. duyu" kavramı açısından dikkat çekmektedir.
Ayetteki "Sadisuhum" (سَادِسُهُمْ) (Altıncıları) kelimesinin 6 harften oluşması da ayrıca uyum arzetmektedir. (سَ ا دِ سُ هُ مْ )
Ayetlerde geçen "6 günde yaratılış" kavramı da maddenin ardındaki yaratıcı frekans/kudret olan bilinçli iradeye işaret niteliğindedir. Ayetlerde geçen "Sitteti" (سِتَّةِ) (Altı) kelimesinin ebced değerinin (465) nümerolojik değeri de 6'dır. (Sin 60 + Te 400 + He 5 = 465 ... 4+6+5 = 15 ... 1+5 = 6)
Ters yöne bakan, içiçe geçmiş iki üçgenden oluşan ve ruh-madde, gök-yer, eril-dişil, ışık-karanlık, iyi-kötü gibi evrendeki ikiliklerin (düalite) birleşmesini ve dengelenmesini yani yaratılışı temsil eden Davud Yıldızı (Heksagram / Süleyman'ın Mühürü) isimli sembol de 6 sayısı ile ilintilidir. Sembolde bir "altıgen" ve "altı küçük üçgen" bulunmaktadır.
Thursday, October 22, 2026
İnsandaki atom sayısı
Ortalama 70 kg ağırlığındaki yetişkin bir insan vücudu yaklaşık olarak şunları 7 oktilyon (7 × 10^27) atom içermektedir.
https://en.wikipedia.org/wiki/Composition_of_the_human_body
Yukarıdaki sayısal değeri oluşturan rakamların (7 × 10^27), "Allah" kelimesinin kitaptaki tekrar adedi olan ve yaratılışın temel kodlarından (rakamlarından) oluşan 2701 sayısındaki rakamlar olması dikkat çekmektedir. Bu durum yaratılışın kodlarının insanda tezahürüne işaret niteliğindedir.
Ayrıca aşağıdaki ayette geçen ve Kur'an'ı niteleyen "Seb'an minel mesani" (İkililerden yedi/İkili yedi) kavramı da konu bağlamında uyum arzetmektedir.
15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim
(Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an’ı verdik.)
"101 Dalmaçyalı"'daki okült sembolizm
İngiliz yazar Dodie Smith'in 1956 yılında, "çocuk romanı" olarak yazdığı, daha sonra 1961 yılında sinema çizgi filmi de yapılan "101 Dalmatians" (101 Dalmaçyalı) kitabı içerdiği okült satanik mesajlar ve sembolizm açısından dikkat çekmektedir.
Filmin kısaca konusu, Dalmaçyalı köpeklerin postlarından kendisine kürk yapmak isteyen şeytani bir karakterin köpekleri kaçırmasına dayanmaktadır.
- Kitabın yazıldığı tarihin son iki rakamının toplamı olan sayı, düalitenin (ikilik), döngünün, boyut portalının ve halden hale geçişin sembolü olan ve küresel şeytani zümre tarafından kitlesel operasyon kodu olarak kullanılan 11 (5+6 = 11) sayısıdır.
- Filmin ismindeki 101 sayısı da 11 sayısının bir tezahürü niteliğindedir.
- Kitapta, Pongo ve Perdita isimli iki köpeğe ilave olarak, kaçırılmış olan 99 köpek de ilave edilince ortaya 101 sayısı çıkmaktadır. 99 sayısı ise numerolojik olarak, 666 sayısının yani 18 üzerinden 9 sayısının tezahürüdür. (9+9 = 6+6+6 = 18 ... 1+8 = 9)
- Dalmaçyalıların siyah ve beyaz renkleri de düalite sembolizmi teşkil etmektedir. (Yin Yang figüründeki gibi)
- Filmde sıkça kullanılan damalı yüzey görselleri de yine 11 sayısının temsili olan okült sembolizmi yansıtmaktadır.
- Köpekleri kaçıran ve postlarından kendisine kürk yapmak! isteyen kötü karakterin ismi "Cruella de Vil" olup, bu isim esasen "Cruella" (Zalim) ve "Devil" (Şeytan) kelimelerini temsil etmektedir.
- Kötü karakterin yaşadığı yerin ismi ise "Hell Hall" (Cehennem Konağı)'dur.
- 2021 yılında çekilen "Cruella" filmi, söz konusu Cruella de Vil’in gençlik yıllarını ve dönüşüm hikayesini anlatmaktadır.
İkili kodlanmış yazılım (Kitaben muteşebihen mesaniye)
Yaratılışın kodlarını içeren ilahi bir yazılım olan Kur'an'ın, özünde ikili kodlardan (binary codes) oluşan bir sistem olan bilgisayar yazılım teknolojisinin de temel ilham kaynağı olduğunu ortaya koyan ayetler şöyledir.
Kur'an'da sadece Mutaffifin suresinin aşağıdaki "iki" ayetinde "Kitabun merkum" (Rakamlandırılmış kitap/Rakamlandırılmış yazı/Kodlanmış yazılım) ifadesi yer almaktadır. Bu ayetlerdeki "2" nümerolojisi dikkat çekmektedir.
83/9 Kitabun merkum
كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ
(Rakamlandırılmış kitap.)
83/20 Kitabun merkum
كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ
(Rakamlandırılmış kitap.)
- Ayetlerin ait olduğu surenin numarası olan 83 sayısının nümerolojik değeri 11'dir. (8+3 = 11 ... 1+1 = 2)
- Ayetlerin numaralarının toplamının nümerolojik değeri de 11'dir. (9+20 = 29 ... 2+9 = 11 ... 1+1 = 2)
- "Kitabun merkum" ifadesinin ilk kez geçtiği ayetin kodunda (83/9) 2 nümerolojisi bulunmaktadır. (8+3+9 = 20 ... 2+0 = 2)
- "Kitabun merkum" ifadesinin ikinci kez geçtiği ayetin numarasında da (20) 2 nümerolojisi bulunmaktadır. (2+0 = 2)
- Ayrıca yukarıdaki iki ayeti oluşturan cümlenin ebced değeri 809 olup, bu sayının nümerolojik değeri 8 (8+0+9 = 17 ... 1+7 = 8) olmaktadır. Bilgisayar yazılım teknolojisinde her bir karakter, 8 bitlik (1 byte) birimlerden oluşmaktadır. (En küçük veri depolama birimi olan "bit" ise ikili kodlardan (0 veya 1) oluşur.)
- Ayetteki "Merkum" (Rakamlandırılmış) kelimesinin ebced değeri 386 olup, bu sayının nümerolojik değeri de 8 (3+8+6 = 17 ... 1+7 = 8) olmaktadır.
Zümer suresinin aşağıdaki ayetinde yer alan "Kitaben muteşebihen mesaniye" ifadesi ise net olarak "İkili kodlanmış yazı/yazılım" anlamına gelmektedir.
39/23 Allahu nezzele ahsenel hadisi KİTABEN MUTEŞEBİHEN MESANİYE ....
اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَاباً مُتَشَابِهاً مَثَانِيَۗ
(En güzel sözü, BENZETMELİ İKİLİ KİTAP/İKİLİ KODLANMIŞ YAZI olarak Allah indirdi. .... )
Kitab = Yazı, Yazılım
Muteşebih = Benzetmeli, Kodlanmış*
Mesaniye = İkili
*Kodlama, bir şeyin başka bir şey ile temsil edilmesi/ifade edilmesi yani bir şeyin başka bir şeye "benzetilmesi" esasına dayanan bir sistemdir.
Hicr suresinin aşağıdaki ayetinde ise Kur'an, "Seb'an minel mesani" (İkililerden yedi/İkili yedi) olarak tanımlanmaktadır.
15/87 Ve lekad ateynake SEB'AN MİNEL MESANİ vel kur'anel azim
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ
(Ve biz sana İKİLİLERDEN YEDİYİ ve büyük Kur'an’ı verdik.)
Bilgisayar yazılım sisteminin temeli ASCII kodları olarak isimlendirilen 128 (1+2+8 = 11) temel karakterden, 1 byte ise, her biri "ikili" kodlar içeren "7" bitten oluşmaktadır. Dolayısıyla bu durum bir "İkili Yedi" tezahürü niteliğindedir. Daha sonra karakter adedi 256'ya, 1 byte'taki bit adedi ise 8'e çıkarılmıştır. 8 bitlik kodlamadaki fark, 7 bitlik kodun en başına, içinde 0 bulunan bir bit daha eklenmesidir.
Ayrıca bkz.
https://kuranilmi.blogspot.com/2026/02/yonlendirme-olan-yazlm.html?m=1
https://kuranilmi.blogspot.com/2026/02/2701-ve-ikili-yediler.html?m=1
https://kuranilmi.blogspot.com/2025/08/indirme-kodu-8.html?m=1
https://kuranilmi.blogspot.com/2025/01/hakknda-suphe-olmayan-yazilim.html?m=1
Sunday, October 18, 2026
Adem - İsa Döngüsü
Friday, October 16, 2026
Hareketli dağlar
Dünya'nın dış kabuğu, tektonik levha adı verilen devasa yapboz parçalarından oluşur. Bu levhalar, altlarındaki magma tabakasının üzerinde yılda birkaç santimetre hızla sürekli hareket eder. Dağlar da bu levhaların üzerinde yer aldığı için, kıtalarla birlikte çok yavaş bir şekilde coğrafi olarak yer değiştirirler.
Dağların tektonik hareketler nedeniyle bir yılda ortalama yatay yer değiştirme hızı yaklaşık 1–10 cm/yıl aralığındadır. Ancak bu hız, dağın bulunduğu bölgeye göre değişir.
27/88 Ve (1) TERA (2) EL (3) CİBALE (4) TAHSEBU (5) HA (6) CAMİDETEN (7) VE (8) HİYE (9) TEMURRU (10) MERRAS SEHAB sun'allahillezi etkane kulle şey’innehu habirun bima tefalun
وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّـذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ
(Ve DAĞLARI GÖRÜRSÜN DE ONLARI SABİT SANARSIN. ONLAR BULUTUN GEÇMESİ GİBİ GEÇERLER. O, her şeyi yapan Allah’ın sanatıdır. Kesinlikle O ne yaptığınızdan haberdardır.)
Ayetteki kritik kelime olan "Temurru" (تَمُرُّ) (Geçerler) kelimesinin sıra numarasının ve ebced değerinin 10* olması, yukarıda belirtilen "yıllık ortalama dağ hareket hızı" değeri ile hem doğrudan (üst sınır 10 cm) hem nümerolojik (alt sınır 1 cm) uyum arzetmektedir.
* "Temurru" (تَمُرُّ) ... Te 400 + Mim 40 + Ra 200 = 640 ... 6+4+0 = 10
Rüzgar döngüsü ve Madden-Julian Osilasyonu
Uzaydaki çatlaklar?! ... Kozmik Sicimler Teorisi
Thursday, October 15, 2026
Bir organizasyon haberi ve bir 666 kodlaması daha
15.10.2026 tarihinde organize edilen "Türkiye Maarif Vakfı 10. Yıl Programı" kapsamında yapılan bir konuşmada şu ifadeler yer almıştır.
".... Türkiye Maarif Vakfımız bugün 6 kıtada ve 66 ülkede faaliyet gösteriyor. ...."
Bu konuşmadaki rakamlar 666 sayısını oluşturmakta olup, organizasyonun diğer detaylarındaki sayılarda da aynı kodlama göze çarpmaktadır.
- Organizasyon 15.10.2026 tarihinde düzenlenmiştir.
15 ... 1+5 = 6
10 ... 1+0 = 1
2026 ... 2+0+2+6 = 10 ... 1+0 = 1
6x11 = 66
- Organizasyonun ismi olan "Türkiye Maarif Vakfı 10. Yıl Programı" kelime grubu da 6 kelimeden oluşmaktadır.
Dolayısıyla organizasyonun tarihi ve ismi, nümerolojik olarak 666 sayısının tezahürüne vasıta olmaktadır.
Vakfın logosunda da 6 sayısına benzer bir form dikkat çekmektedir.
Ayrıca "Maarif" (مااريف) kelimesinin hem Türkçe, hem Arapça yazılışı 6 harften oluşmaktadır. (م ا ا ر ي ف)
Not : Evvelki bölümlerde de ifade edildiği üzere bir sayıdaki potansiyel enerji (potansiyel tesir gücü), o sayıya yüklenen anlama/anlamlara ve o sayının neyin simgesi olarak kullanıldığına göre değişir. Dolayısıyla herhangi bir amaç ile kullanılmış olan bir sayıyı doğrudan "iyi" veya "kötü" olarak nitelemek doğru bir yaklaşım olmayıp, kullanımdaki amaç sorgulanmalıdır.
Evvelce yayımlanmış olan "Haberlerdeki 666 tezahürleri" başlıklı bölüme de aşağıdaki linkten ulaşılabilir.
https://kuranilmi.blogspot.com/2022/11/haberlerdeki-ilginc-666-tezahuru.html?m=1
Kozmik Ağ ve Nöronal Yapı
Kozmik Ağ (Cosmic Web), evrenin en büyük ölçekli iskeletini veya omurgasını oluşturan, galaksi kümelerinin, süper kümelerin, uzun galaksi filamentlerinin (ipliksi yapıların) ve devasa kozmik boşlukların bir arada bulunduğu üç boyutlu ağ benzeri devasa bir yapıdır.
Filamentler (İpliksi Yapılar): Galaksileri ve gazları birbirine bağlayan, milyarlarca ışık yılı uzunluğuna erişebilen dev köprüler veya ipliklerdir (örneğin Herkül-Corona Borealis Büyük Duvarı)
Düğümler (Kültür Noktaları): Filamentlerin kesiştiği ve karanlık madde ile normal maddenin yoğunlaşarak galaksi kümelerini ve süper kümelerini oluşturduğu merkezlerdir.
Kozmik Boşluklar (Voids): Filamentlerin arasında kalan, çok az galaksi barındıran ve genişliği 30 milyon ile 300 milyon ışık yılı (hatta daha fazla) olabilen devasa boşluk bölgeleridir.
Yukarıdaki tanımlar beyindeki nöronal yapı ile tam uyum arzetmektedir. Beyinde nöronlar ve onların akson/dendrit uzantıları birbirine bağlanarak bir sinir ağı oluştururken, Kozmik Ağ'da (Cozmic Web) galaksi kümeleri, dev galaksi iplikçikleri (filaments) aracılığıyla birbirine bağlanır.
Beyin dokusunun (özellikle beyincik) mikroskobik ölçekteki dalgalanmaları (1 mikrometre ile 0.1 mm arası), evrendeki kozmik maddenin büyük ölçekli dağılımıyla (5 milyon - 500 milyon ışık yılı) yapısal olarak örtüşmektedir. Ayrıca beyinde de tıpkı evrendeki gibi boşluklar (boş bölgeler) bulunmakta olup, bunlar BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) ile doludur. Evrenin tamamının, suyun özü olan Hidrojen (H) atomu ile kaplı olduğu düşünüldüğünde, "beyindeki su dolu boşluk" kavramı ile olan uyum da belirginleşmektedir.
Zariyat suresinin aşağıdaki ayetinde, yukarıdaki verilerle tam uyum arzedecek şekilde, uzayın dokusal yapısına işaret edilmektedir.
51/7 Ves SEMAİ ZATİL HUBUK
(Ve DOKULARA SAHİP GÖK.)
İbrahim suresinin aşağıdaki ayetin de ise "Kelime"nin, kaynağı sabit olan ve yaratılışın maddi tezahürü olan evrene bir "ağacın dalları" (kozmik web ve beynin nöronal yapısı) gibi yayılmış olduğu yani evrenin esasen bir "bilgi ağı" olduğu bildirilmektedir. Ayetteki "Fer'" (Dal) kelimesi galaksileri ve nöronları birbirlerine bağlayan "ipliksi yapı" kavramı ile örtüşmektedir.
14/24 E lem tera keyfe darabellahu meselen KELİMETEN tayyibeten ke ŞECERATİN tayyibetin asluha sabitun ve FER'UHA FİS SEMA'
(Görmedin mi ki Allah, kökü sabit ve DALLARI GÖĞÜN İÇİNDE olan temiz AĞAÇ gibi olan temiz KELİMENİN misalini nasıl beyan etti?)
Sheldon Cooper Teorisi
Tuesday, October 13, 2026
Estetik güzellik ve Altın Oran
Altın Oran, bir bütünün parçaları arasında ya da parçanın bütüne olan ilişkisinde estetik güzellik, uyum ve denge sağlayan, matematik ve sanatta "phi" (ϕ) harfiyle simgelenen 1,618... değerindeki irrasyonel geometrik orandır. Altın Oran doğada genellikle logaritmik sarmal (spiral) şeklinde ve Fibonacci dizisine uygun geometrik yapılarda bulunur. Bunlar arasında deniz kabukları, salyangoz kabukları, girdaolar, kasırgalar, galaksiler, insan vücudundaki bazı kemik boylarının birbirine oranları (örneğin parmak boğumları, kol boyu veya yüzdeki belirli oranlar) yer almaktadır.
Altın Oran, kendinden önceki iki sayının toplamı olan sayıların oluşturduğu Fibonacci Dizisindeki 14. sayıdan itibaren sabitlenmektedir. (233/144 = 1.618)
0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, ....
Fibonacci dizisindeki sayıların oluşturduğu Fibonacci Spirali ve onunla bağlantılı Altın Oran, doğadaki estetik güzelliğin, uyumun ve dengenin sembolü addedilmektedir.
40/64 Allahullezi ceale lekumul erda kararan ves semae binaen ve savverakum fe AHSENE SUVERAKUM ve razekakum minet tayyibat zalikumullahu rabbukum fe tebarakellahu rabbul alemin
(اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَاراً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَـتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ)
(Allah o size yeri durak ve göğü bina kılandır. Sizi şekillendirdi de ŞEKİLLERİNİZİ GÜZELLEŞTİRDİ. Sizi temizinden rızıklandırdı. Bu Rab’biniz Allah’tır. Alemlerin Rab’bi Allah bereketlidir.)
- İnsanın "şeklinin güzelliğinden" bahsedilen tek ayet olan yukarıdaki ayette yer alan "Ahsene suverakum" (Suretlerinizi/şekillerinizi güzelleştirdi (اَحْسَنَ صُوَرَكُمْ) ifadesinin ebced değeri 475 olup, bu sayının nümerolojik değeri olan 16 (4+7+5 = 16) sayısı, Altın Oran olarak anılan 1.618 sayısının da nümerolojik değeridir. (1+6+1+8 = 16)
- Ayetin kodundaki (40/64) rakamların toplamı olan 14 (4+0+6+4 = 14) sayısı, Fibonacci Dizisinde Altın Oran'ın 1.618 olarak sabitlenmeye başladığı sayının (233) sıra numarasıdır.
- Ayrıca Fibobacci Spirali, 90 derecelik açıya sahip çeyrek dairelerden oluşan sonsuz şekiller dizisidir. Yukarıdaki ayette yer alan "Ahsene suverakum" (Suretlerinizi/şekillerinizi güzelleştirdi (اَحْسَنَ صُوَرَكُمْ)* cümlesinin 9 harften oluşması da 90 (9+0 = 9) derecelik açı ile nümerolojik olarak uyum arzetmektedir.
* اَ حْ سَ نَ صُ وَ رَ كُ مْ
Kuantum Kader
"Quantum" Latince kökenli bir kelime olup "Miktar, Ölçü, Nicelik, Değer" anlamına gelmektedir. Bu kelime Alman fizikçi Max Planck'ın, ışık enerjisinin sürekli bir akış halinde değil, belirli büyüklükteki "enerji parçacıkları/paketçikleri" (kuantlar) halinde yayıldığını öne sürdüğü teorisine isnad edilerek fizik bilimindeki yerini almıştır.
Kuantum fiziği, madde ve enerjinin atom ile atom altı parçacıklar gibi en küçük ölçeklerdeki birimlerinin davranışlarını inceleyen temel fizik dalıdır. Dolayısıyla kuantum fiziği, yaratılışın maddi kökenini, parçacıkların yapısı ve davranışları vasıtasıyla araştıran bilim dalıdır.
Kuantum fiziğine göre elektron ve foton gibi parçacıklar hem parçacık hem de dalga özelliği gösterebilirmektedir.
"Quantum" kelimesinin Arapça karşılığı ortak "Kadere" (Ölçmek, Değerlemek) fiilinden türeme olan "Kader" (Ölçme, Değerleme, Niceleme; Ölçü, Değer, Nicelik) ve "Mikdar" (Ölçü, Değer, Nicelik) kelimeleri olup, bu kelimelerin ayetlerde "yaratılış" kavramı ile ilintili olarak kullanılmış olması "kuantum fiziği" kavramına ışık tutmakta gibidir.
Kur'an'da "Mikdar" kelimesinin ilk kez geçtiği aşağıdaki ayette bu kelimenin "rahimdeki tohum/döl" (kadınların yüklendiği/rahimlerin azalttığı) anlamı ile ilintilendirilmiş olması, kuantum kavramı açısından dikkat çekmektedir. Zira kuantum fiziği de maddenin en küçük parçacıklarıyla yani bir anlamda tohumlarıyla ilgilenen bilim alanıdır.
13/8 Allahu ya'lemu MA TAHMİLU kulli unsa ve ma teğiydul ERHAMU ve ma tezdad ve kulli şey'in indehu bi MİKDAR
(Allah, her kadının ne YÜKLENDİĞİNİ ve RAHİMLERİN ne azalttığını ve ne artırdığını bilir. O’nun indinde her şey MİKTAR/ÖLÇÜ/NİCELİK iledir)
Aşağıdaki ayetlerde de "yaratılış" ve "kader/mikdar" kelimeleri birbirleriyle ilintili olarak yer almaktadır.
15/21 Ve in min şey'in illa indena hazinuhu ve ma nunezziluhu illa bi KADERİN ma'lum
(Ve hazinesi indimizde olmayan hiçbir şey yoktur. Onu bilinen MİKTAR/ÖLÇÜ/NİCELİK haricinde indirmeyiz.)
33/38 ... ve kane emrullahi KADERAN MAKDURA
(... ve Allah’ın emri ÖLÇÜLENDİRİLMİŞ NİCELİKTİR/KADERDİR.)
54/49 İnna kulle şey'in halaknahu bi KADER
(Kesinlikle biz her şeyi MİKTAR/ÖLÇÜ/NİCELİK ile yarattık.)
Ayrıca kuantum fiziğinin en temel yapı taşı olan ve enerji parçacıklarının/paketçiklerinin (kuantum) büyüklüğünü belirleyen değer, Planck sabiti olarak anılan 6.62607015 x 10^-34 J.s'dir. Bu sabit sayıyı oluşturan ilk iki rakamın 6 olması yani sayının "6.6..." olarak başlaması da Yaratıcı'nın isimlerinden olan "Allah" (اللّٰهَ) kelimesinin ebced değeri olan 66 sayısına işaret niteliğindedir. (Elif 1 + Lam 30 + Lam 30 + He 5 = 66)
Kuantum Dalgalanması
Monday, October 12, 2026
Halik ve Fatir kelimelerindeki kodlama
Kur'an'da, esmaul husna (güzel isimler) kapsamında yer alan ve "Yaratmak" fiilinin iki karşılığı olan "Fatara" ve "Halaka" fiillerinden türemiş olan "Halik" ve "Fatir" (Yaratıcı) kelimelerinin, yaratılışın ve döngülerin sembolü olan 6 ve 11 sayılarıyla doğrudan ilintileri bulunmaktadır. İlahi kodlamada 6 sayısı yaratılışı, 11 sayısı ise yaratılıştaki döngüleri simgelemektedir.
- Her iki kelimenin de ebced değerlerinin nümerolojik değeri 11'dir.
Halik (خَالِقُ) ... Hi 600 + Elif 1 + Lam 30 + Kaf 100 = 731 ... 7+3+1 = 11
Fatir (فَاطِرِ) ... Fe 80 + Elif 1 + Ti 9 + Ra 200 = 290 ... 2+9+0 = 11
- Ayetlerde "Halik" kelimesi 15, "Fatir" kelimesi ise 6 kere tekrarlanmaktadır. Her iki sayının da nümerolojik değerleri 6'dır ki iki kere 6 tezahürü "Allah" (اللّٰهَ) kelimesinin ebced değeri olan 66 sayısına işaret niteliğindedir. (Elif 1 + Lam 30 + Lam 30 + He 5 = 66)
- Bu iki kelimenin ebced değerlerinin nümerolojik değerleri ile Kur'an'daki frekanslarının (tekrar adetleri) nümerolojik değerleri çarpıldığında yine (11x6) 66 sayısı elde edilmektedir.
- Her iki kelimenin de (Halik, Fatir) ilk kez geçtikleri En'am suresinin numarası da 6'dır.
6/14 Kul e ğayrallahi ettehizu veliyyen FATİR el semavati vel erdi ve huve yut'imu ve la yut'am kul inni umirtu en ekune evvele men esleme ve la tekunenne minel muşrikin
(De ki: “Gökleri ve yeri yoktan YARATAN, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah’tan başkasını mı edineyim?” De ki: "Kesinlikle ben teslim olan kimselerin ilki olmaya emrolundum." Kesinlikle ortak koşanlardan olma. )
6/102 Zalikumullahu rabbukum la ilahe illa hu HALİKU kulli şey'in fa'buduh ve huve ala kulli şey'in vekil
(İşte bu Rab’biniz Allah’tır. O’nun haricinde ilah yoktur. O her şeyin YARATANIDIR. O halde O’na kulluk edin. O her şeye vekildir.)
- Bu iki kelimeden, ayetlerde ilk önce tezahür eden "Fatir" kelimesi olup, ilgili ayetin kodundaki (6/14) rakamların toplamı da 11 (6+1+4 = 11) olmaktadır.
- Yaratılışın döngüsel yapısının net olarak bildirildiği Rum suresinin ilgili ayetinin numarası da 11'dir.
30/11 Allahu yebdeul halka summe yu’iduhu summe ileyhi turceun
(Allah yaratışı ortaya çıkarıp başlatır. Sonra onu tekrarlayıp döndürür. Sonra O'na döndürülürsünüz.)
Sunday, October 11, 2026
İndirilen demir ve Demir Katastrofu
Pitagoras (Pisagor) tarikatı ve Tetraktis
Antik Çağ'da, MÖ 570 – MÖ 495 döneminde yaşamış İyonyalı bir filozof ve matematikçi olan ve yaygın olarak, "bir dik üçgende hipotenüsün karesinin, diğer iki kenarın karelerinin toplamına eşit olduğunu (a^2+b^2=c^2)" belirten "Pisagor Teoremi" ile tanınan Pitagoras’ın, aynı zamanda sayıları kutsal addeden bir tarikatın da lideri olduğu bilinmektedir. Pisagor’un, İtalya'nın güneyindeki Kroton kentinde kurmuş olduğu Pisagor Tarikatı’nın ilginç ilkeleri bulunmaktaydı.
- Evrenin temeli sayılardır ve her şey matematiksel bir uyum ve ahenk (göksel müzik) barındırır.
- Ruhun ölümsüzdür ve bedenler arasında göç eder .
- Et yemek, hayvan öldürmek ve kalbi olan canlılara zarar vermek kesinlikle yasaktır.
- Baklanın içinde insan ruhu barındırdığına inanıldığı için yenmesi yasaktır.
- Adaylar tarikata kabul edilmeden önce uzun 2 ila 5 yıl boyunca konuşma yasağına ve zorlu sınavlara tabi tutulur.
Pisagorculara göre evrenin ve her şeyin temelinde sayılar vardı. Ve 1, 2, 3 , 4 sayılarının toplamı olan ve Tetraktis olarak anılan 10 sayısı mükemmelliğin ve tüm sayıların temelini oluşturan sistemin sembolüydü. Tarikatın bu sayılara yüklediği anlamlar şöyleydi.
1 (Monad) : Her şeyi başlatan ve yaratan
2 (Dyad) : Düalite (İkilik), çeşitlilik veya dişilik
3 (Triad) : Başı, sonu ve ortası olan ilk tam sayı (Üçgen bağlantısı)
4 (Tetrad) : Adalet, uyum, maddi dünyanın temeli
Ayrıca Tetraktis, Pisagor ve takipçileri tarafından evrenin düzenini, kozmik armoniyi, müzikal aralıkları ve yaratılış sürecini simgelemek amacıyla kutsal kabul edilen, yukarıdan aşağıya doğru sırasıyla bir, iki, üç ve dört noktadan oluşan ve toplamda on noktayı barındıran, eşkenar üçgen formundaki tarikat sembolüydü.
Pisagorcuların 10 sayısına yükledikleri anlam Yaratıcı’nın “Vahdet”i (Ünite, Teklik, Birlik) kavramıyla uyum arzetmektedir.
Nebe suresinin aşağıdaki ayeti, “yaratılıştaki her şeyin bir yazı (kitap) içinde sayılmış olması” yani “her şeyin sayılarla kodlanmış olması” anlamı açısından ve Tetraktis olarak anılan “üçgen sembol “ açısından dikkat çekmektedir.
78/29 VE (1) KULLE (2) ŞEY'İN (3) AHSAYNA (4) hu (5) kitaben (6)
( VE kitapta olmak üzere HER ŞEYİ SAYDIK. )
Yukarıdaki ayetin “Ve kulle şey’in ahsayna” (Ve her şeyi saydık) bölümü, ayetin ilk dört kelimesiyle oluşmaktadır.
Saturday, October 10, 2026
37 Boyutlu Foton
"37 Boyutlu Foton", tek bir ışık parçasının (fotonun) Hilbert uzayı adı verilen soyut matematiksel durum uzayında 37 farklı kuantum durumunu aynı anda (süperpozisyonda) taşıyacak şekilde manipüle edilmesini ifade eden kavramdır.
Bu kavramdaki "37 Boyut"* ifadesi, evrenin sağ-sol, aşağı-yukarı veya zaman gibi fiziksel/uzamsal boyutlarını değil, fotonun fazı, rengi, polarizasyonu veya zaman dilimleri (time-bin modları) gibi özelliklerinin oluşturduğu 37 farklı bağımsız bilgi kanalını veya durumunu (matematiksel derece) temsil etmektedir.
* Boyut sayısının 37 olmasının temel nedeni, araştırmacıların geliştirdiği matematiksel yapının 37 boyutlu ölçümler gerektirmesidir.
37 sayısı, "Allah" kelimesinin Kur'an'daki tekrar adedi ve Tevrat'ın ilk ayetinin gematria değeri olan 2701 sayısı açısından önem arzetmektedir. Zira 2701 sayısı 37x73 işleminin sonucu olup, söz konusu tüm sayıların nümerolojik değerleri de 1 olmaktadır. (1 sayısı Yaratıcı'ın vahdetinin (birliğinin/tekliğinin) sembolüdür.)
2701 ... 2+7+0+1 = 10 ... 1+0 = 1
37 ... 3+7 = 10 ... 1+0 = 1
73 ... 7+3 = 10 ... 1+0 = 1
Işığın kaynağından/oluşumundan bahsedilen Tevrat'ın aşağıdaki ayetindeki 37 ve 1 nümerolojisi konu bağlamında dikkat çekmektedir.
1-Genesis-1-17 Ve Tanrı onları (yıldızları), yer üzerine ışık vermeleri için gökkubeye koydu.
Ayetin kodunu (1-1-17) oluşturan rakamların hem 37 sayısını (1+1+1 = 3 ve 7), hem de 2701 sayısındaki rakamları oluşturduğu görülmektedir.
Kur'an'da Yaratıcı'nın, "Nur" (Aydınlık, Işık) olarak nitelendiği (haşa) tek ayet, Nur suresinin aşağıdaki ayetidir.
24/35 Allahu (1) nuru (2) el (3) semavati (4) ve (5) el (6) ard (7) ....
(Allah göklerin ve yerin aydınlığıdır/ışığıdır. ...)
Ayette yer alan "Allah" kelimesi 1., "Nur" kelimesi 2. kelime olup, ayetin bu ilk cümlesinde 7 kelime bulunmaktadır. Bu durum hem 3 (1+2), hem de 7 sayısının tezahürüne yani hem 37 sayısının, hem de 2701 sayısındaki 1, 2 ve 7 sayılarının tezahürüne vasıta olmaktadır.
Maymunlar ve Domuzlar
Maymun ve domuz, protein kodlayan aktif genlerin işlevsel analizi ve dizilim karşılaştırmalarına göre insanla sırasıyla yaklaşık %98.8 ve %98 oranında genetik benzerliğe* sahip canlılardır. Özellikle domuzlar, kalp ve böbrek gibi organlarının boyutlarının insan organlarına yakın olması nedeniyle ksenotransplantasyon (bir türden başka bir türe organ, doku veya hücre nakledilmesi) konusunda önem arzetmektedir.
* Genetik benzerlik = Kromozomların üzerinde şifrelenmiş olan DNA dizilimindeki baz çiftlerinin benzerliği (Kromozom adedi benzerlik kriteri değildir.)
Kur'an'da birçok hayvan ismi zikredilmekle birlikte, sadece maymun ve domuzun "İnsanın dönüştürülmesi" anlamı bağlamında kullanılması genetik bilimi açısından tersten bir mesaj niteliği arzetmekte gibidir.
5/60 De ki: "Allah’ın indinde musibet olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanetlediği ve üzerine öfke eylediği ve onlardan MEYMUNLAR, DOMUZLAR ve azgına kulluk edenler OLUŞTURDUĞU KİMSELER, işte bunlar mekan olarak daha kötüdürler. Düz yoldan daha da sapmışlardır."
2/65 Ve sizlerden yedinci gün içinde hududu aşanları bildiniz. Böylece onlara, "Kovulup reddedilmiş MAYMUNLAR OLUN." dedik.
7/166 Böylece onlardan onlara yasaklayıp menettiklerimizde aşırılaştıklarında, onlara "Hor ve hakir MAYMUNLAR OLUN." dedik.


















