Çeviri

Sunday, October 25, 2026

"Algılar çağındayız."!

11.12.2025 tarihinde düzenlenen "Finansın Geleceği Zirvesi" adlı etkinlikte bir yetkili şu sözleri sarfetmiştir.

"Kesinlikle fonlara zarar verecek, olumsuz etkileyecek bir durum söz konusu değil ama ALGILAR ÇAĞINDAYIZ, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) iletişimi doğru yapması gerekli" 

Güncel "fon krizi" açısından ayrıca dikkat çeken bu söylemdeki kritik ifade "Algılar çağındayız" ifadesidir. Bu bölümün yukarıdaki söylem örneği ile başlamasının sebebi ise, söz konusu ifadenin, küreselcilerin kadim ve temel tahakküm metodu olması ve bu söylemin de bunun ifşası niteliğinde olmasıdır. Ancak coronavirus pandemisinin bir eşik olduğu ve dijital dönüşüm sürecinin hızlandığı 2019 yılı sonrasında "algıya dayalı gerçeklik oluşturma" metodunun maksimum seviyeye ulaştığı ve "Post Truth Era" (Gerçek Ötesi Çağ) tesirlerinin de yoğunlaştığı gözlemlenmektedir.

Daha açık ifadeyle kitlesel tahakküm sistemi için önemli olan herhangi bir durumun gerçek olup olmaması değil toplumun algısının ne olduğudur. Dolayısıyla, "bariz yalan" niteliğinde olan ifadelerin sıkça tekrarlanması, olmayanın var, olanın yok gibi telkin edilmesi veya tamamen kurgusal, sahte operasyonların gerçekmiş gibi yansıtılmasının yegane amacı toplumda istenen yönde bir "algının" oluşturulmasıdır

Gerçek dışı beyanların açıkça ve tekrar tekrar söylenmesi de esasen bilinçli, planlı bir psikolojik bir taktikten ibarettir. İdrak seviyesi yüksek kitle bu durumu görüp "Aklımızla alay etmeyin" gibi klişe bir tepki gösterirken, sözde maddi/manevi konfor alanından çıkmak istemeyen büyük bir kitle ise "çok tekrarla telkin" taktiğine kapılmakta ve teyid etme ihtiyacı dahi duymadan bu gerçek dışı beyanlarla kendisine bir gerçeklik evreni oluşturabilmektedir. Bu fenomene psikolojide "Delüzyon" adı verilmektedir. Delüzyon kısaca, yanlış ve batıl olduğu delillerle kanıtlanmış olanı ısrarla doğru ve gerçek kabul etme veya delillerle kanıtlanmış doğruyu ve gerçeği inkar etme sendromu olarak tanımlanmaktadır. Delüzyon kavramı evvelki bölümlerde değinilen "Post Truth Era" kavramı ile uyum arzetmektedir.

İncil'in aşağıdaki ayet grubunda "Algılar çağı" ifadesini doğrudan temsil eden "Delüzyon"* kavramından bahsedilmektedir.

delüzyon : lat. * delusio (yanılgı, sanrı) (deludere (alay etmek) (de (yokluk, zıtlık, olumsuzluk, uzak, ayrı, aşağı, -dan eki) + ludere (oynamak, eğlenmek, aldatmak) ) + sio (isim yapım eki)

53-2-Thessalonians-2-10 And with all deceivableness of unrighteousness in them that perish; because THEY RECEIVED NOT THE LOVE OF THE TRUTH, THAT THEY MIGHT BE SAVED.

(Ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan'ın etkinliğiyle gelecek. MAHVOLANLAR, GERÇEĞİ SEVMEYE VE BÖYLECE KURTULMAYA YANAŞMADIKLARINDAN MAHVOLUYORLAR)

53-2-Thessalonians-2-11 AND FOR THİS CAUSE God shall send them strong DELUSION, that they should believe a lie:

(İŞTE BU NEDENLE Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine güçlü bir YANILTICI İNANÇ gönderiyor.)

53-2-Thessalonians-2-12 That they all might be damned WHO BELIEVED NOT THE TRUTH, BUT HAD PLEASURE IN UNRIGHTEOUSNESS.

(Öyle ki, GERÇEĞE İNANMAYAN ve DOĞRULUKDIŞILIKTAN HOŞLANANLARIN hepsi yargılansın.)

Ayetteki "Tanrı'nın yanıltıcı inanç göndermesi" ifadesi kritik olup, "E zaten Tanrı gönderiyormuş insanın suçu neki?" yorumuna kapı açıyor gibi görünebilse de ayet grubunun ilk ayetinde söz konusu kitlenin zaten "Gerçeği sevmeyen" kitle olduğu belirtilmektedir. Yani her zaman olduğu gibi musibetin temel kaynağının yine insanın kendisi olduğu mesajı verilmektedir.

Kur'an'da, konuya ilişkin öne çıkan ve yukarıdaki İncil ayetiyle uyum arzeden ayetler ise şöyledir.

23/70 Em yekulune bihi cinneh bel caehum bil hakki ve EKSERUHUM LİL HAKKİ KARİHUN

("Onda cinlik var." mı diyorlar? Bilakis onlara gerçek ile geldi. ONLARIN ÇOĞUNLUĞU GERÇEK İÇİN İSTEKSİZDİRLER/GERÇEKTEN TİKSİNENLERDİR.)

22/2 Yevme teravneha tezhelu kulli murdiatin an ma erdaat ve tedau kulli zati hamlin hamleha ve TERAN NASE SUKARA VE MA HUM Bİ SUKARA ve lakinne azabellahi şedid

(Onu göreceğiniz gün*, tüm emziren kadınlar o emzirdiklerinden vazgeçerler. Her yük sahibi yükünü düşürüp bırakır. İNSANLARI SARHOŞ* GÖRÜRSÜN DE ONLAR SARHOŞ DEĞİLLERDİR. Lakin Allah’ın azabı şiddetlidir.)

* Ayetteki "Yevm" (Gün) kelimesi döngü sonu çağını ifade etmektedir. Ayetteki "Sukara" (Sarhoş) kelimesi ise, "akla, mantığa uymayan tutum, düşünce, davranış ve söylem" sergileyenleri temsil eden muteşabih bir kelimedir.

No comments:

Post a Comment